·288 syf.····Okunma: 30 Nisan 2025 19:01 Herkese merhabaa. Sonunda Kanım Sana Ait Serisinin son kitabınıda bitirmiş bulunmaktayım. Her ne kadar okurken beni çoğunlukla çıldırtmış ve beklentimin altında kalmış olsa da kitabı bitirince "Vay be!" demeden duramadım. Kitapta tabii ki beni deli eden şeyler yine oldu. Mesela; Alice kimliğinin ifşa olduğunu ve peşinde bir tarikat olabileceğini öğreniyor ama hayalet onu uyarmak için geldiğinde hâlâ "Ne tehlikesi? Neler oluyor?" gibi saçma bir cevap veriyor ve hiçbir şey anlamıyor. Hadi ilk zamanlar anlamamasını anlarım ama cinayetler ortadayken nasıl hâlâ tehlikeyi farkedemiyorsun. Onu da geçtim bütün kitap boyunca tarikatla olacak savaş sahnesini bekledim ve yazar sadece altı sayfada oldu bittiye getirmiş. Yahu koskoca tarikatla savaşa beş kişi gittiler o da yetmezmiş gibi bir de altı yıllık vampir olan Alice, kolaylıkla lidere ulaşıp 538 yaşındaki bir vampiri tak diye öldürdü ya! Yarım sayfa bile sürmedi yani öldürmesi pat diye kalbini söktü aldı.
Genel olarak söyleyeceklerim ise; en azından Alice'de bir karakter gelişimi vardı. O eski ergen tavırlarından eser yoktu. Jack'e de diğer kitaplarda biraz gıcık olmuştum çocuk gibiydi ama bu kitapta daha olgunlaşmıştı bence. Aslında seri boyunca Peter ile birlikte olmasını istemiştim ama şimdi düşününce Jack ile daha uyumlulardı. Sonuçta tanıştıklarında Alice on yedi yaşlarında falandı ve Jack'in daha çocuksu bir kişiliği vardı bu yüzden Peter gibi olgun bir vampirle anlaşamazdı. Fakat birlikte olsalardı da Peter'ın sonu böyle olmazdı diye düşünmeden de edemiyorum.
Ve o son sahne... Bu şekilde bitmesini asla beklemiyordum hem hüzünlendim hem de o kişi huzura erdiği için mutlu oldum. Sanırım seride tek hatırlayacağım yer o son kısım olacak.
Seri genel olarak pek bana hitap etmedi ama sebebi bu kurgunun daha çok genç fantastik gibi olması. Yetişkin fantastik ve epik kurgulara alıştığım için bana sönük geldi açıkçası. Belki bir 6-7 sene önce okumuş olsaydım en az Alacakaranlık serisi kadar aşık olacağım bir seri olabilirdi.