·264 syf.····Okunma: 30 Nisan 2025 00:00 Serkan hocanın kitaplarının tamamını okumuş birisi olarak, biomortemi de ilk basımdan bir günde okudum. Ne yalan söyleyeyim hep bir Mater serisinin tadını aradım. Bence kurgusuyla diliyle yazarın zirve noktasıdır çünkü materler.
Biomortem daha ilk bölümden sizde merak duygusu uyandırarak, bu Falin ne yaşamışta kendini buraya hapsetmiş dedirterek başlıyor. Dolayısıyla sayfaları nasıl çevirdiğinizi anlamadan bitiyor. Serkan hocanın konuştuğu dile aşina olan, azcık lise biyoloji derslerini hatırlayan herkesin severek okuyacağı bir kitap.
Kahramanımız Falin nerdeyse altmışında,sinik, sönük, hayatındaki büyük kararları bile kendisi alamayacak kadar öz yeterliliği gelişmeden büyümüş hatta büyüyememiş bir oğlan çocuğu. Asıl hikaye önce ailesinin sonra karısının kendine uygun gördüğü hayatı sorgulamadan, şikayetleri olsada çözüm adına kılını kımıldatmadan yaşayan Falinin aşk diye adlandırdığı o duygunun tadını almasıyla gelişen öz farkındalığının kendisine yaptırdıkları.
Kitabın ana teması olan ölüm aslında tam da ölüm değilmiş dedirtiyor okura.
Ölüm konusunu; din, enerji, bilim yada sadece insani bir korkuyla işleyen, ama okuru da ölümden korkutmayan aksine garip bir şekilde merak ettiren bir anlatım var kitapta.
Bazı kısımları bilim ve din adına fantastik geliyor ancak belkide bilmediğimizden öyledir, belkide gerçeğin ta kendisidir Falinin başına gelenler.
İpucu vermemeye çalışıyorum çünkü “arkadaşıma tavsiyeler” içine giren biomortemi elinde kalemiyle altını çize çize okumanızı tavsiye ederim.