·344 syf.····Okunma: 26 Nisan 2025 16:24 #KİTAPYORUMUM
BBC muhabiri olan Anna Andrews, spiker olan iş arkadaşının doğum iznine ayrılmasıyla birlikte onun yerine geçer. Doğum izni tahmin edilenden uzun sürünce, Anna artık o pozisyonun kalıcı olarak kendisine ait olduğunu düşünmeye başlar. Hayalini kurduğu mesleğe kavuştuğu için geleceğinin güzel gideceğini zanneder... ta ki bir gün haber merkezinde o kadını geri dönmüş olarak görene kadar.
Sadece birkaç saat içinde yeniden muhabirliğe dönmek zorunda kalan Anna için işler, yapacağı yeni haberin Blackdown kasabasında olduğunu öğrenmesiyle iyice tersine döner. Çünkü Blackdown, Anna'nın bir daha asla dönmek istemediği, çocukluğunu geçirdiği kasabadır.
Genelde sakin ve küçük suçların işlendiği bir yer olan Blackdown, yaşanan bir cinayetle sarsılır. Davaya ise dedektif Jack Harper atanır. Bu da Anna’nın hoşuna gitmeyecek başka bir detaydır. Cinayete kurban giden kişinin kimliği, hem Anna hem de Jack için hiç hoş olmayan şeylerin habercisi gibidir.
Kitap üç farklı bakış açısından anlatılıyor:
Kadın (Anna), erkek (Jack) ve katil.
En başından beri kitap sizi tek bir kişiye odaklamaya çalışıyor; neredeyse katilin kim olduğu açık açık verilmiş gibi hissediyorsunuz. Bir an "Acaba yazar gerçekten katili gizleme gereği duymamış mı?" diye düşündüm. (Bazı polisiye kitaplarda bu yapılıyor, yanlış bilmiyorsam.) Ama kitap ilerledikçe şüpheliler listem genişledi. Özellikle sonlara doğru neredeyse her bölümde farklı birinden şüphelenmeye başladım.
Tahmin ettiğim bazı detaylar olmuş olsa da, ne yazık ki katili tahmin edemedim arkadaşlar. Açıkçası kim tahmin ettiyse ayakta alkışlıyorum çünkü bence bu gerçekten imkânsıza yakındı.
Kitap hakkında yapılan yorumları okurken, türünün gizem-gerilim olduğunu öğrendim. Ancak ben polisiye beklentisiyle başladım ve bu açıdan fazlasıyla tatmin oldum. Hem heyecanı hem de gerilimi fazlasıyla hissettirdi.
Eğer bu türde çok kitap okuduysanız sizi şaşırtmayabilir, ama benim için gayet doyurucu ve sürükleyiciydi.
Sadece katil hakkında benim başka bir teorim vardı, onun doğru çıkmasını isterdim (tahminim tuttuğu için değil, sadece o daha ilginç olurdu diye düşünmüştüm kzkskksks). Bazı okurlar çıkan sonu biraz “zorlama” bulmuş, okurken bu duyguyu çok yaşamamış olsam da sonradan düşününce haklılık payı olduğunu kabul ediyorum.
Sürekli farklı karakterlerden şüphe etmek ve sonunda şoka uğramak benim için oldukça eğlenceliydi.
Kitapta yer yer anlatımda bazı pürüzler olduğunu da belirtmek isterim. Bunun yazardan mı çeviriden mi kaynaklandığını bilemiyorum ama olay örgüsünün akıcılığı sayesinde bu durum çok rahatsız etmiyor—yine de bazı yerlerde göze çarpıyor.
Son olarak benden size bir tavsiye:
Son 100 sayfayı lütfen gece okumayın.
Denendi, pişman olundu...
Ayrıca kitabın yetişkinler için uygun olduğunu özellikle belirtmek istiyorum. Bazı yorumlarda buna değinilmemişti ama bana göre kitap kesinlikle yetişkin okurlar için yazılmış.
Okurken bazı sahnelerde gözlerimi oymak istedim doğrusu.
Yetişkin içerikli kitaplar hiç okumadığım için onlara kıyasla belki bu kitapta gerçekten bir şey yoktur, ama ben yetişkin okurlar için olduğunu belirtmek zorundayım.
Yazarın kalemine sağlık.
Puan : 8/10
Yaş : +18