Serinin ilk kitabını okuduktan sonra çok ara vermeden hemen ikinci kitabı okumak istedim, çünkü ince Memed'in yaşadığı onca şeyden sonra neler yapabileceğini görmek istedim. İkinci kitabı, birinci kitabına göre daha durağan geçti, sanırım yazar, üçüncü kitapta olacaklara zemin hazırlamak istemiş. İnce Memed'i biraz arka plana itip, pasif göstermiş. Köylülerin yaşadıklarına öncelik vermiş bu kitapta.
Hatta İnce Memed yüzünden yaşadıkları dersek daha doğru olur. İnce Memed de çok acı bir gerçekle yüzleşiyor aslında, kimi ortadan kaldırırsa kaldırsın yerine hep başkasının geleceğini bildiği için umutsuzluğa kapılıyor. Köylü de bazen umutsuzluğa kapılmıyor değil, ancak yine hala ince Memed'den medet umuyorlar.
İnce Memed onların kahramanı ve üzerinde büyük bir sorumluluk var, umutsuzluğa kapılıp sineye çekilmenin zamanı değil sesini daha çok çıkarması gerekiyor bunun farkında. yaşadığı onca şey ona hırpalamış, yormuş olsa da köyünün güveni ona zaman zaman kırılsa da yine ondan bekleneni yapıyor mu? Okuyup görelim.
Köylünün direnişi, birlikte oluşları çok güzeldi, Ne olursa olsun İnce Memed'i korumaları, kendilerinden evlatlarından biri olarak görmeleri o köy insanı sıcaklığını hissettirdi.
Diğer yandan köylünün canına okuyan köy Ağaları var ve tabi ki siyasi olaylar çok iyi işlenmiş. Dönüp baktığınız zaman aslında çok da bir şeyin değişmediğini fark ediyorsunuz. Yani o zamanlar köyde yaşanan haksızlıkların şu an şehirlerde olması gerçeği üzdü tabi...
Üçüncü kitabını da çok merak ediyorum ancak biraz ara vermek istedim, umarım üçüncü kitabında İnce Memed'i daha çok okuruz. Her şeyi güzel olmasını beklemiyorum çünkü gerçek her zaman acıtır. Bu kitap toplumsal gerçekçilik yönünden muazzam bir eser.