·264 syf.····Okunma: 02 Mayıs 2025 10:06 New York Times’ın 21. yüzyılın en iyi 100 kitabı listesinde yer alan Söyle Hayalet Şarkını Söyle, 2017 yılında yayımlandı. Roman; ırkçılık, yoksulluk, aile ilişkileri ve kuşaktan kuşağa aktarılan travmalar üzerine bir hikâye sunuyor.
Kitap çok sesli bir yapıya sahip. Hikâye; ailenin çocuğu Jojo, annesi Leonie ve geçmişten gelen hayalet çocuk Richie'nin bakış açılarıyla dönüşümlü olarak anlatılıyor.
Romanda adı geçen Parchman Hapishanesi, ABD'nin gerçek tarihine dayanan bir hapishane. 1900’lü yıllarda özellikle siyah erkeklerin gönderildiği iki hapishaneden biriymiş. Hikâyede de sistematik ırkçılığı ve adaletsizliği simgeliyor. Richie’nin trajik hikâyesi burada başlıyor. Henüz bir çocukken, bu hapishaneye kapatılıyor ve ağır koşullar altında çalıştırılıyor. Richie'nin huzura kavuşamamasının, ölüler diyarından dönüp Jojo’ya görünmesinin nedeni ise adaletin asla sağlanmamış olması. Jojo'nun büyükbabası, Richie'nin geçmişte yaşadıklarını anlatmak zorunda. Çünkü bazı hayaletler, unutulmak istenmiyor.
Afro-Amerikan kültüründe hayaletler yalnızca korku figürleri değil; onlar hatırlamanın, yüzleşmenin ve hesaplaşmanın da araçlarıymış. Leonie’nin ölen kardeşi Given’ın hayaleti de tıpkı Richie gibi hesaplaşma için bu dünyaya geri döner.
Kitapta beni en çok sinirlendiren karakter Leonie oldu. Annelik içgüdüsünden yoksun, bağımlı, bencil ve hayal kırıklıklarıyla dolu bir karakter. İki çocuk doğurmuş ama birini bile sevmeyi, korumayı başaramıyor.
Üç kuşaktan oluşan bu ailede, geçmişin yükü çocukların omuzlarına binmiş. Irkçılık her zaman bir yara. Jesmyn Ward, bu yara üzerinden karanlık geçmişle bugüne bir köprü kurarak bir ağıt yazmış. Kasvetli bir anlatı ama severek okudum.