Bu kitapla ilgili, henüz daha okurken çevirisi hakkında ufak bir inceleme yazısı yazmıştım. Şimdi bitirdiğim için baştan bir inceleme yazısı yazma gereği duydum. Öncelikle yazarın Baek Sehee ölüm haberini gördüm ve açıkçası üzüldüm. Ölüm sebebi hiçbir yerde belirtilmemiş ancak tahmin ettiğim gibi kendi yaşamını sonlandırmaya yönelikse, demek ki mücadelesi onu epey yormuş. Esere dönecek olursak, kitap psikolog ve yazar üzerindeki diyaloglarla ilerliyor. Bu noktada bile etikliği konusunda tepki vermeme neden oldu. Süreç mahremiyetinin bulunmayışı, aynı duygudurumdan muzdarip kişilerin, kendilerine farklı bakış açılarından okuyarak pay biçebilecekleri gibi etkenler bana tehlikeli geldi. İki tarafın onayı olsa bile bence bu denli terapilerin açıkça yazılması, bana göre doğru değil. Öte yandan, psikiyatrın açıklamaları çok detaylı. Belki bu noktada psikolog ya da psikiyatr olan site kullanıcıları yorum yapabilir, terapilerde çok fazla açıklama ve detay tercih edilmez. Hastanın dinlenilmesi ve onu yönlendirmeden ufak yorumlar yapıldığını az çok biliyorum – hatalı olabilirim -.
Okurken hep mahrem duvarına takılıyorum. Örneğin; yazarın terapileri kayıt altına alması ve bunu kitapta belirtmesi de okuyucular için, özellikle terapi alan okuyucular için farklı algılanıp sıkıntı çıkarabilir. Kendileri de sürekli terapileri kayıt altına alma ihtiyacı hissedebilirler. Normal roman, kurgu türlerinde bunları demek saçma olabilir belki, ancak bu kitabın kurgu olmaması ve psikiyatrik seanslara dayalı olması, bu durumları bence tedirgin edici bir hale getiriyor.
Yazarın yeni ölüm haberi olduğu için bu yorumum ne kadar yerinde olur bilemiyorum ama bana bu kitabın yazılışı bencilce geldi. İçsel yolculuk adına yazılmış ancak oldukça sığ ve geçiştirmeli kalıyor. Popüler kültürün empoze ettiği ve özellikle kapağı ile ün saldığı bu kitabı, normalde popüler enjektelere kanmasam da ben de merak etmiştim ve okuduğumda, okunmaya değer pek bir yanının olmadığını farkettim. Yazarın cümleleri çok yüzeysel. Bana kalırsa çeviri de yeteri kadar iyi değil. Cümleler hep kısa kısa, oldu bitti havasında. Tavsiye eder miyim? Bilemiyorum. Çok çerezlik bir kendini iyi hissetme adına ya da depresyon sürecinde olan bir okuyucunun yalnız olmadığını düşünmesi adına okunabilitesi olan bir kitap. Ancak derinlik kesinlikle aranmamalı.