·208 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Nisan 2025 00:00 Herkese merhabalar… Bugün size bir solukta okuyabileceğiniz şahane bir kitapla geldim. Bazen bir haritadan, bazen bir objeden, bazen de karakterlerin gözünden okuyoruz bu hikâyeyi. 1960'lı yıllardan günümüze uzanan bir mücadele romanı olmasının yanında, güçlü bir kadın hikâyesi karşılıyor bizi.
İnsanın içine işleyen, geçmişini didik didik ettiren, bavuluna anılarını koyup bilmediği bir şehre inmiş gibi hissettiren bir kitap bu.
İkinci Dünya Savaşı sonrası… Güney Fransa’nın küçük bir köyünde büyüyen Sylvie’nin hikâyesi.
Bir kadının, eşinin gölgesinde yitip giderken içinden fışkıran “Ben buradayım!” çığlığının hikâyesi.
Koca bir evliliğin duvarlarına çarpa çarpa yolunu kaybeden, ama sonunda İstanbul’un kıyısında kendini yeniden bulan bir kadının…
İstanbul… O büyülü, kalabalık, sabahlara kadar susmayan şehir…
Sylvie için önce bir kaçış noktası oluyor, sonra bir yeniden doğuş.
Akrabası Yvette’in yanında başlıyor her şey.
Bir Fransız okulunda öğretmenlik, ardından özel dersler… Derken Aram Hoca giriyor hayatına.
Aram… Yalnız, yaşlı, içi anılarla dolu bir adam. Kaybettiği kızının yerine koyduğu Sylvie’ye babalık ediyor. Ve İstanbul sokaklarında bir dostluk başlıyor; yokuş yokuş, simit simit, sessizlik içinde çoğalan bir dostluk…
Bu kitapta kadınlar var. Güçlü kadınlar. Acının içinden yeniden doğanlar.
Bu kitapta şehirler var. İstanbul, Paris, Japonya… Her biri kendi sesini fısıldıyor kulağınıza.
Bu kitapta yemek var, sabır var, yas var, umut var.
Bir çiçek gibi kırılmış ama vazgeçmemiş bir kadının hikâyesi var.
Küllerinden doğmuş bir Sylvie var.
Ve sonunda anlıyorsunuz:
Bazen birini sevmeden önce, kendinize bir yer bulmanız gerekiyormuş hayatta.
Bazen bir şehir, bir dost, bir vapur sesi bile insanın kaderini değiştirebiliyormuş…
Esasında yazar bu kitapta bir değil, birçok kalbe dokunmuş. Sayfalar arasında kendi hayatınıza denk gelme ihtimali çok yüksek.
Kitabın yorumunu birçok okur arkadaşımdan okumuş ve çok merak etmiştim. Merak ettiğim kadar varmış. Canım arkadaşım Selda ile bir günde başlayıp kendimizi kitabın sonunda bulduk. Öyle akıcı, öyle güzel bir kitap ki… Hâlâ okumayanınız varsa, tavsiyemdir. Kitapla kalın dostlar.