Puan vermedi·344 syf.··
Beğendi
·
2025 39. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2025 11:49
Ataol Behramoğlu'nun bir ömür boyu emek verdiği çalışması olduğu söylenen ve geçtiğimiz Şubat ayında yayımlanan "11.Yüzyıldan 21.Yüzyıla Rus Edebiyatı Tarihi" kitabından, eser hakkındaki düşüncelerime destek olması amacıyla yararlandığımı hemen belirteyim. Behramoğlu kitabın 462.sayfasında diyor ki; "Bunin başlangıçta simgeci akıma yakın olmakla birlikte daha çok izlenimci öğelerin ağır bastığı ve 19. yüzyıl Rus lirizminin, örneğin Tyutçev'in izinde bir şairdir denebilir. Günbatımı, gece, mevsimlerden özellikle sonbahar, yalnızlık, yaşamın geçiciliği; renkleri, sesleri ve kokularıyla doğa, aşk Bunin liriğinin belli başlı temalardır." Bizler de zaten her satırda bunun örneklerini okuduk. Yine aynı kitapta, Sovyet şairi Aleksandr Tvardovski'nin yazara dair şöyle dediği belirtilmektedir: "Bunin betimlerinin detaylarında ve ayrıntılarında son derece somut ve kesindi. Örneğin, bazı çağdaş yazarlar gibi, biri dinlenmek için ağacın altına oturdu ya da dinlenmek için uzandı demez. Bu ağacın adını mutlaka söyler, tıpkı öyküde ötüşü ya da kanat çırpışının sesi duyulan kuşun adını söylediği gibi." Okuduğumuz kitaptan buna dair bir örnek sayfa 213'te dikkatimi çekmişti. Sizinle de paylaşayım : "Gündoğusu uzaklarda pembe pembe yanıyordu; havada, yalnızca baharın ilk günlerinde bozkırda duyulan serinlik ve tazelik vardı; dışarıdaki sessizliğin içinde göremediğim tarlakuşları bahar havasına uygun neşeyle ötüyorlardı." Alıntılarla başladığım değerlendirmeme kendi tespitlerimi de ilave ederek sözü fazla uzatmayayım. Duyguların ön planda olduğu kısmen otobiyografik olduğu belirtilen bu eserde, içsel endişelerin, gelgitlerin, çocukluktan ergenliğe geçişteki yaşanan duygu durumlarının çoğu zaman şiirsel anlatımı okuru tam anlamıyla satırlara bağlıyor. Duygulara eşlik eden Rusya'nın soğuk iklimi ve doğanın tasviri de kitaba bir görsellik katıyor. Aslında kitabın en keyif veren kısımları başlardaki çocukluk ve gençlik yıllarındaki gözlemleriyle, duygularını dile getirdiği bölümlerdeydi. O yumuşacık ve coşkulu anlatım, Lika'ya olan aşkıyla birden umutsuzluğa ve kıskançlık duygularına bıraktı kendini. Zaman zaman saman alevi gibi parlamalar olsa da aşk ve çalışma hayatına dair bölümler daha karamsar geçen bir süreçti. Sık sık kitaplara yaptığı göndermeler, yazarlarla (Çehov, Tolstoy gibi) ilgili düşünceleri eserin ilgimi çeken diğer bölümleriydi. Coşkulu başlayıp, zaman zaman durağanlaşan ama özgürlüğe düşkünlüğün, bencilliğinin farkında olmayışının bedeli ve trajik sonla biten bu kitabı çok severek okudum. Biliyoruz ki anılar iyi ya da kötü, insanın peşini bir ömür boyunca bırakmıyor. Bazen zaman da acıları dindirmiyor, en güzel anıları yıllar sonra hatırlamak hoş olsa da yüzümüzde hüzünlü bir gülüş olarak kalıyor.
Edebiyat
Arsenyev’in Yaşamıİvan Bunin · Can Yayınları · 2024103 okunma
·
104 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.