Okurken ellerinizi ve kollarınızı kendinize siper ederek tipiye karşı yürüyormuşsunuz hissiyatı uyandıran ve açık sözlü olmasının yanı sıra saldırgan bir dille yazıldığına kanaat getirdiğim E. M. Cioran’ın yazmış olduğu kitaptır. Batı edebiyatında sıkça rastlanan soğuk gerçekçilikten çok umutsuz bir yaklaşım: entelektüel umutsuzluk ve dahi uzman körlüğü. Yazarın Fransız oluşu ve kitabın 1949 gibi bir tarihte yazılmış olması muhteviyatının yazarın içinde bulunduğu jeopolitik ortamın düşünsel bir yansıması olması düşüncesini kaçınılmaz kılıyor; “Yunan ve Fransız uygarlıkları dışında, şakacı bir zihin açıklığıyla şeylerdeki zarif hiçliğin gösterisini sunan bir uygarlık biliyor muyuz?” (s. 11).
Yazar toplum normlarını kesin ve katı bir dille reddederek düşün sistemini kendinden emin bir şekilde savunuyor. Öyle ki “hiç” hiçbir zaman bu kadar anlam karmaşasını yüklenmemiştir belki de.
Başarılı bir çevirisi olmakla beraber okuma akışını yavaşlatacak derecede başarılı olduğunu söylemeden geçmeyeyim.