Şaibeli Boks Maçı
Puan vermedi·154 syf.··
2025 27. kitabı
Russell bu eserinde önceden planlanmış bir boks maçının organizatörü gibidir. Rakipleri, maç yerini belirlemiştir ve her ne kadar fair bir şekilde müsabakaya izin verecek gibi gözükse de aslında kendi boksörüne maçı kazandıracak bütün atmosferi sağlamıştır. Ne mi demek istiyorum. Russell karşına Hrıstiyanlığı ( özellikle Katolikliği) almıştır ve diğer tarafa da bilim'i koymuştur; arkasına kendi geçmek kaydıyla. "Açık konuşmak gerekirse Russell'ı tenkit ederken kolayca bu kitapta yer alan taraf İslam değildir. Tahrif edilmiş bir dine karşı yapılan münazara da bir galibin varlığı hiç bir şeyi kanıtlamaz" diyerek işin içinde çıkabilirim. Lakin bunu yapmak istemeyeceğim. Russell'ı eleştirmeden önce şu konu için hakkını verelim ve böylece başlayalım. Güzel bir bilimsel derleme ortaya koymuştur konunun biraz yabancısı olan okuyucu için. Malumat transferi yapmak isteyen bir kimse için faydalı olacaktır bu eser. Kopernik ile başlattığı "din ve bilim çatışmasını", evrim, tıp, psikiyatri, ahlak gibi pek çok konuya kadar taşımıştır. Ne yazık ki, Russell bu kronoloji aktarımı sırasında tevillerini fazlaca tahrif etmiştir. Örneğin, inandığını beyan eden ve bilimsel ilerlemeye yol açan her bilim adamı Russell'a göre dinden aslında kopan kimselerdir. Dolayısıyla Allah'ın sonsuz kudretinin tecellisi ortaya koymak için çaba sarfeden bir bilim adamı keşif sahibi olduğunda artık inançlarında zayıflamış ya da kendi kafasında dinsel öğretiye tam uymayan daha "doğru" adamlardan olmuş olmaktadır Russell'a göre. Bir diğer konuda tabi ki evrim... Bilimsel bir noktadan tartışma yapılacaksa; evrimin bir hipotez olduğundan başlamalıyız ve eğer genel okuyucuya hitap etmek için bir kitap yazıldıysa bu hipotezin çıkmazları ya da kanun olmasını engelleyen bilimsel gözlem eksiklerinin de ortaya konulması gerekmektedir. Hele ki; "artık evrim'e karşı çıkan hiç bir grup kalmamıştır" gibi müphem bir ifade eserin ciddiyetine zarar vermektedir. Burada Russell'dan beklenen şey tamamen bilimsel gerçeklerle evrim'i tartışmasıdır; en azından limitlerini ortaya koymasıdır. Ayrıca Russell suçlamalarını yöneltirken kullandıkları haricinde din ve dinle ilgili kavramlara çok az yer verse de; az bir kısımdan dahi şunu anlayabiliyoruz. Russell dini ve inanmayı anlamaktan çok uzak bir noktadadır. Çarpıcı bir örneklik olması açısından "günah kişiden kişiye değişebilir" gibi bir abes'i görüş olarak ortaya koymuştur. Yani bir şeyin günah olması keyfiyetini insana bırakmaktadır. Dolayısıyla ilahiyat ( aslında Türkçesi olsa şeriat derdi) ahlaki yasaları ortaya koyamaz demektedir. Peki; ahlaki yasalara nasıl karar vereceğiz diye bir tartışmaya girdiğinde de "bilim'in alanı mıdır, bu bilmiyorum ama bilim dışında herhangi bir şeyin yönlendiriciliği de kabul edilmemelidir insan tarafından" diyor. Söylediğini kısaca ve sloganik bir daha ifade edelim. Bilim'e iman edin diyor; ki varlık amacında iman'ın olmadığı bilim için. Russell'ın olgu da haklı olduğu şeyler tabi ki vardır. Bilim adamları ve onların ortaya koydukları görüşler zaman zaman din adamları tarafından anlaşılamamıştır ve engellemeye çalışılmıştır. Dönemin şartları gereğince de muktedir oldukları ölçüde taraflar birbirine zarar vermeye çalışmışlardır. Bu durumun analizinde de din adamları ve dinin kendisini birbirinden ayırmamak da ciddi bir eksikliktir. Ama dinin kendisine dair yorum yapacak kadar malumat sahibi olmayabilir; bu bir özür sebebidir ama beyan gerekir. Bu Mengele için tıp dünyasını ateşe vermek gibidir ters bir yerden ve kesinlikle yanlıştır, tartışmaya gerek yok. Sonuç olarak, Russell bütün gelişmelerin önüne din'i tehlike olarak koyar. Ama din sayesinde insana verilen kıymetin arttığına dair olan pek çok sosyal çalışmadan herhangi birine değinme gereği duymaz; bu konuları tartışırken. Dolayısıyla kitap bir propaganda aracı olmaktan öteye gidememektedir bu açıdan. Netice olarak, tarafgir şekilde ellerinde tutup başkalarına okutmak isteyecek insan çok olacaktır ama benim gibi yaklaşacak ve yukarıda sıraladığım tezleri de sıralayacak pek çok insan olacaktır bu eser için. Söylemeden geçmeyelim ; şöyle entellektüel bir tartışma hazzı almadan bu kitabın bitmesi de küçük bir sıkıntı olarak kaldı bende. (Çok yorgun ve uykusuz bir vaziyette bu kitap okundu ve bu metin bahsedilen hallerin devamında yazıldı. Dolayısıyla herhangi bir şekilde bu yazının muhtevasına güvenilmemelidir.)
Din ile BilimBertrand Russell · Yapı Kredi Yayınları · 2016618 okunma
·
41 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.