·136 syf.····Okunma: 03 Mayıs 2025 16:04 Hasibe Çerko’nun Leyla adlı eseri, bir öykü kitabı olmanın ötesinde, insan ruhunun kıyılarına usulca yanaşan, incelikle işlenmiş duyguların zarif bir haritasıdır. Her biri kendi içinde tamamlanan, ama ortak bir sessizliğin, bir arayışın, bir kadınlık halinin izlerini taşıyan bu öyküler, okuyucusunu hem sarsar hem de sakince teselli eder.
Çerko’nun anlatımı, alışıldık biçimsel yapıların dışına çıkar. Olayın değil, hissin izini sürer. Bu nedenle öyküler birer kurgu değil, adeta birer iç ses gibi yankılanır. Sözcüklerin seçimiyle, betimlemelerin zarafetiyle yazar, okuru duygusal olarak sarar. Fakat bu sarılış, bunaltan bir yoğunlukla değil; ferah bir doğallıkla gerçekleşir.
Kitabın dikkat çeken en güçlü yönü, şiirselliğin metinlerdeki varlığıdır. Her öykü, şiirsel bir ritme sahip olmakla birlikte asla yapay değildir. Gerçeklikten kopmadan, gündelik hayatın sıradan ayrıntılarından büyük anlamlar çıkarabilen bir yazarlık becerisi söz konusudur. Bir kahve fincanının sıcaklığında, bir kadının sessizliğinde, bir bakışın belirsizliğinde hikâyeler filizlenir.
Öykülerin merkezinde genellikle kadınlar yer alır. Ama bu kadınlar herhangi bir kimliğe hapsedilmemiştir. Ne yalnızca anne, ne sadece âşık, ne de mağdur. Her biri insan olmanın tüm çelişkilerini taşır: dirençlidir ama kırılgan, suskundur ama söyleyecek çok şeyi vardır. Bu yönüyle Hasibe Çerko, kadın karakterlerini bir temsil objesi olarak değil; birer ruh hali, birer zaman parçası olarak işler.
Kitabın en önemli edebî katkılarından biri de “anlatılmayanın anlatımı”dır. Çerko, kelimelerle değil, kelimelerin ardında bıraktığı boşluklarla konuşur çoğu zaman. Bu boşluklar, okurun hayal gücünü harekete geçirir; öyküler yalnız okunmaz, tamamlanır.
Kısacası Leyla, Türk öykücülüğünde sessiz ama kalıcı bir yer edinmeye aday bir eser. Hasibe Çerko’nun samimi, incelikli ve sahici kalemi, edebiyatın ne denli derin bir şefkat dili olabileceğini hatırlatıyor. Bu kitap, aceleyle değil; sindirilerek, üzerine düşünülerek okunmalı. Çünkü her öykü, bir başka duygunun anahtarıdır; her satır, başka bir benliğe dokunur.