Yüzbaşının Kızı, ilk başta sade bir aşk hikayesi gibi görünse de, okudukça insanın içine işleyen bir derinliği olduğunu fark ediyorsunuz. Puşkin’in dili yalın ama etkileyici; olayları abartmadan, doğallıkla anlatıyor. En çok da karakterlerin onur, sadakat ve cesaretle sınandığı anlar aklımda kaldı.
Piyotr’un masumiyetle başlayan yolculuğu, yaşadığı tecrübelerle olgunlaşmasına neden oluyor. Aynı zamanda Grinyov ile Maşa arasındaki ilişki, gösterişli olmadan da sevginin güçlü olabileceğini gösteriyor. Kitap kısa ama etkisi büyük. Yüzbaşının Kızı