Puan vermedi·360 syf.··
Beğendi
·
2024 61. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2024 09:02
Romanın en belirgin özelliği paralel uzayıp giden iki farklı konu üzerine yazılmış olmasıdır. Sizin de bildiğiniz gibi bunlardan biri Martin Luther King'in katili James Earl Ray'in A.B.D'den kaçması Lizbon'a gelişi diğeri de katilin izini süren yazarın kendisiyle ilgili süreci sorgulaması ve bu süreçte otobiyografik öğelere yer vermesidir. Gerçek ve gerçek olmayanı ya da henüz gerçekleşmemiş (kendisiyle ilgili kısım) olanı diyelim ustalıkla harmanlanmış yazar. Aslında seçtiği gerçek olay konusunda oldukça cesur davranmış ve kitabı ilginç kılan da bence bu detay. Arka kapak yazısına baktığımda açıkcası böyle bir kurgu okuyacağımı hiç tahmin etmemiştim. Yazar iki kaçış öyküsü ortaya koyarken konuyu grift hale o kadar ustalıkla getirmiş ki kaçanlardan biri katil diğeri ise kendisi olup biri fiziki kaçış diğeri düşünsel kaçış iken bunu başarıyla anlatmak, kurgulamak daha önce de belirttigim gibi kolay olmasa gerek. Benim dikkatimi çeken konulardan biri de İspanyol yazar Molina'nın Doğu kültürüne bakış açısı fazlasıyla Avrupa merkezliydi ve mesafeliydi. Asya / Afrika müziğinden ya da birçok Avrupalı yazarın kitap kurgularken feyz aldığı "Binbir Gece Masalları" ndan bahsederken tek düzelikten, sürüp gitmekten bahsediyor. Bunu belirtmek için de bir alıntı yapmak istiyorum : (sayfa 257'de) Diyor ki "Gerçek hikâyeler, melodinin sürekli tekrarlandığı şu Afrika ya da Asya müziklerine benzer ve hiç yorulmadan, büyük çeşitlilikler göstermeden saatlerce, günler, geceler boyunca nehirler gibi düzeni, başı sonu belli olmayan "Binbir Gece Masalları" gibi akıp giderler. "Ama kurmaca, Avrupa müziği gibi sınırları olan bir sanattır. Başlayan şeyin bir sonu olması gerekir." Sonuç olarak gerçek ve kurgu arasında gidip gelen güzel bir roman okudum.
Edebiyat
Uzayıp Giden Bir Gölge GibiAntonio Munoz Molina · Sia Kitap · 202326 okunma
·
42 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.