·400 syf.····Okunma: 04 Mayıs 2025 14:32 Kerstin Gier'i lise ikide okumaya baslamistim, "Ask Tum Zamanlardan Gecer" serisiyle. Okulla TUYAP'a yaptigimiz bir gezide en yakin arkadasimla almistik kitaplari. Sonra serviste okula geri donerken ve herkes uslu uslu yerinde oturup gunun ganimetlerini incelerken, o parlak pembe-mavi-turkuaz renkli kitaplarimiz herkesin dikkatini fazlasiyla cekmisti. Simdi 26'yim ve hâla arada geri donup okurum da hani :)
Kerstin Gier'nin kalemini cok seviyorum ben. Kalemi sanki her kitapta hep pembelerin, coskulu balo salonlarinin ve eglencenin bir resmini ciziyor. O mizah dolu diyaloglara ve betimlemelere dahil ettigi populer kultur ogelerini bile seviyorum. Olaylari, mekanlari ve karakterleri hic sikmadan olabilecek en keyifli ve "relatable" sekilde anlatiyor. Buyuk bir ustalik bana kalirsa. Icinden cikamayacagimiz, metaforla dolu upuzun cumleler kurup bak-bana-ne-kadar-da-derinlikli-bir-kitap-yazdim kasintiligina girmek yerine az lafla cok sey anlatiyor yani. Ve her seferinde agzi iyi laf yapan ve mizahi yonu baskin karakterlerini gormek de cok hos. Liv ve Mia Silber'in Gwendolyn ve Leslie'yle benzerligini gormek benim icin guzeldi.
Sadece bir noktada olaylarin ergenler arasinda donup durmasindansa tipki "Ask Tum Zamanlardan Gecer"deki gibi, olanlarin aslinda cok ciddi bir duzenin bir parcasi oldugunu gormeyi bekledim. Hani biz sonradan basrol karakterle sunu ogreniriz ki, aslinda tum olanlari kontrol eden bir loca, baslarinda da bir "master" vardir ve olaylar gelisir gibisinden. Ama henuz ikinci kitabi okumadigimdan bunu soylemek icin erken de olabilir tabii. Hos, bir yandan hosuma da gitti. Tum o kurallari, duzeni ve takip etmemiz gereken bir ust akli okumak yerine gayet chill bir sekilde ne yasanacaksa onu okuduk ve hikaye birinci kitap icin bitti yani.
Hemen ikinci kitabi (ve ucuncuyu de!) siparis edecegim. Hatta ediyorum.