10/10
·233 syf.··
2025 30. kitabı
Merhabalar sevgili kitap dostlarım! Bugün sizlere film gibi bir hikâye sunan Osman Özer kaleminden #dehşetgünü adlı kitabıyla geldim. Psikolojik gerilim ve korkunun ustalıkla harmanlandığı bu hikâye, sizi derin bir serüvenin içine çekecek der ve biraz konusundan bahsedeceğim. Bir gün mahalle sakinleri, yeni açılan lunaparka gitmeye karar verir. Renkli ışıklar, eğlence dolu oyunlar ve hareketli müziklerle herkes keyifli vakit geçirirken aniden bir çocuk ortadan kaybolur. Ayşe çocuğu bulmak için telaşla çevreyi araştırırken, gözlerine inanamaz. Çünkü karanlıkta, taş zeminde yuvarlanarak ilerleyen bir şey vardır. Bu bir oyuncak değil,bu kaybolan çocuğun kopmuş başıdır. Yavaşça dönerek yaklaşırken, gözleri bir anlığına açılır… Ama içinde ne bir korku ne de bir yaşam belirtisi vardır. Kesik bir baş ve kayıplara karışmış bir palyaço… Polisler olayı araştırmaya başlar. Ancak bu sadece başlangıçtır. Tüm bu olayların gölgesinde, Melis adında bir genç kendi kabuslarının içine çekilir. Gerçeklik ile sanrı arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığı bir dünyada, Melis’in zihni ona ihanet etmeye başlar. Romanın en sarsıcı sahnelerinden biri, Melis’in duş alırken mermerin renginin değiştiğini fark etmesiyle başlıyor. Tavanda gördüğü kesik baş, ona fısıldayarak "Burası çok güzel, sen de benimle gelmek istemez misin?" diye soruyor. Peki neler olur? Cevabı Dehşet Günü'nün sayfalarında arayın, dostlar! Dehşet Günü, yalnızca korku unsurlarıyla değil, karakterlerin zihinsel savaşı ve kaçınılmaz çöküşleriyle de güçlü bir hikâye sunuyor. Eğer psikolojik korku türünü seviyorsanız ve bilinç ile gerçeklik arasındaki karanlık yolları keşfetmek istiyorsanız, bu kitap tam size göre! Ben gerçekten çok sevdim. Sevgili yazarın kalemi daim, okuru bol olsun.
Dehşet GünüOsman Özer · Cinius Yayınları · 20246 okunma
·
49 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.