Dehşet Günü

Osman Özer
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 36 dk.
Sayfa Sayısı:
233
Basım Tarihi:
Ocak 2024
Yayınevi:
Cinius Yayınları
Orijinal Dil:
Türkçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9786256700093
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·233 syf.·
Beğendi
·
2025 100. kitabı
Dehşet Günü Keyifli bir polisiye okuması yapmaya ne dersiniz? Keyifli dediysem psikopat sanmayın ama ölenle ölmeyip soruşturmanın akıbetini merak edenlere okunması merak içinde ve su gibi akıcı bir dille yazılmış olmasını anlatmak istedim Lunaparkta işlenen oldukça rahatsız edici bir çocuk cinayeti ve sorumlusu olduğu düşünülen palyaço. Yaşanmış bir vakadan aklımda kalan fikir şuydu Çocuğunun elini asla bırakma! kaldı ki bu kurguda bakıcısıyla dolaşan küçük kız , bakıcısının bir anlık boşluğunda palyaçonun kurbanı oluyor. Ablası Melis, annesi Leman bu zorlu süreçle başa çıkmaya ve travmalarla uğraşırken babası Fikret kendi sonuna yakışanı adım adım buluyor. Melis tuttuğu dedektif Ziya ile polislerin yetersiz kladığına inandıklaru bu serileşen cinayetlerde bakalım muvaffak olacaklar mı? Katilin palyaço kılığına girmesi altında yatan bir travma ya da sosyopat hallerinin nedenlerini okumak isterdim, katilin dümdüz katil olması insanı ürkütüyor. Sanki katili anlayabilmek için sebepler bekledim. Katil, sadece katil olunca korkunçlaştı. Son olarak kitapta yer yer Stephen King'in Cinnet'indeki kanlı koridoru misali duşta görülen halisünasyon sahneleri güzeldi, hatta ölen çocuğun ablasını, annesini, babasını kendi yanına çağırması O kitabındaki balonlu sahneyi anımsattı . Panayır, lunapark ortamını okumak benim çok hoşuma gidiyor, katile dair lunaparkta farklı oyuncaklarda vahşet bölümleri okumak isterdim. Amma da doyumsuz bir okursun he dediğinizi duyar gibiyim Güzel kitaplarda buluşmaya devam edelim Kitapları Kurtaran Kedi Dehşet Günü Osman Özer
1000Kitap
Dehşet GünüOsman Özer · Cinius Yayınları · 20246 okunma
Dehşet Günü
10/10
·233 syf.··
2025 197. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2025 01:26
Herkese merhaba bugün favori yazarımın okuduğum beşinci kitabıyla karşınızdayım Beni yakından tanıyanlar Osman hocanın kalemini çok sevdiğimi gayet iyi bilirler. Birçok farklı türde eseri olsa da ben tam bir korku gerilim okuyucusuyum ve şahsen Osman hoca bunu gayet iyi bir şekilde başarıyor. Güçlerin gölgesinde benim en favori kitabımdı. O da dehşet günü gibi korku gerilim türünde bir kitaptı. Dehşet günü de ikinci kitabım oldu. Okurken yer yer dehşete düştüm. Bazı yerlerde soluklanmak istedim. Dehşet günü korku gerilim kitabı olsa da polisiye sevenlerin de seveceği bir tür olmuş. Açıkçası iki türün karışımına hayran kaldım. Bence bu kitaba mutlaka şans vermelisiniz. Sizler için biraz da konusundan bahsetmek istiyorum. Her şey mahalleye açılan bir lunapark ile başlar. Zeynep 5 yaşındadır ve bakıcısının dalgınlığı sonucunda bir palyaço tarafından acımasızca katledilir. Melis kardeşinin ölümüyle oldukça kötüleşir. Halüsinasyonlar görür ve gittikçe psikolojisi bozulur. Ve bir dedektif tutmaya karar verir. Polis ve dedektif katilin peşine düşerler. Olaylar böylelikle ilerler. Melisin psikolojik değişimleri oldukça başarılı işlenmişti. Betimlemeler ve diyaloglar da oldukça başarılıydı. Okumayı düşünen herkese şimdiden keyifli okumalar diliyorum
Alıntı
Dehşet GünüOsman Özer · Cinius Yayınları · 20246 okunma
3/10
Kitap Yorumu: Dehşet Günü Yazar: Osman Özer (Spoiler içerir) Kitabın konusunu kısaca özetlemek gerekirse: Melis adında bir karakterimiz var. Kız kardeşi, bir lunaparkta gizemli bir palyaço tarafından katlediliyor. Aynı şekilde birçok çocuk da bu esrarengiz katilin kurbanı oluyor. Melis, ailesinden habersiz bir şekilde bir dedektif tutuyor ve bu dedektif katilin peşine düşüyor. Kitabın sonunda katil, Melis’in babasını da aynı yöntemle öldürüyor. Annesi ise ölen kızının ruhunu gördüğünde büyük bir korkuya kapılıyor. Yardım istemek için Melis’e seslendiği anda, banyodan çıkarken kapının açılmamasıyla panikleyip kayıyor ve kafasını çarpıp hayatını kaybediyor. Finalde, Melis ve katil yüz yüze geliyor ve Melis, katili öldürüyor. Kendi Yorumum: Kitap bence güzel bir konuya sahipti ama anlatım tarzı beni pek tatmin etmedi. Olaylar çok hızlı geçilmiş ve sahneler arasında net geçişler yoktu. Mesela Melis’ten bahsedilirken bir anda dedektife, ardından başka karakterlere geçiliyor. Bu da okurken takip etmeyi zorlaştırıyor ve hikâyeye tam anlamıyla dalmamı engelledi. Ayrıca olaylar üçüncü şahıs bakış açısından anlatıldığı için, karakterlerin duygularına tam anlamıyla ulaşamıyoruz. Eğer hikâye sadece Melis’in gözünden, yani birinci tekil şahısla yazılsaydı, çok daha etkileyici ve sürükleyici bir kurgu olabilirdi. Konu ilgi çekiciydi ama anlatım beni yeterince geremedi. Yine de farklı ve karanlık bir hikâye arayanlar için denemeye değer diyebilirim. Puanım: 5/3 Livinginnthebooks @helinlibrary
Dehşet GünüOsman Özer · Cinius Yayınları · 20246 okunma
10/10
·233 syf.··
Beğendi
·
2025 396. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2025 00:00
"DEHŞET GÜNÜ" “Bazen karanlıkta kalan, gözler değil, zihindir.” Hayat bazen tek bir anla değişir. Bildiğimiz, alıştığımız dünya yerle bir olur ve gerçeklik dediğimiz şey kabusa dönüşür. Adından da anlaşılacağı gibi bu kitap, sıradan bir günün nasıl bir kâbusa dönüşebileceğini, gerilim ile korku arasındaki sınırları ustalıkla yıkan bir dille anlatıyor. Psikolojik çözümlemelerle bezeli yapısı, karakterlerin derinliği ve olay örgüsünün ustaca kurulması, kitabı benzerlerinden ayıran en önemli unsurlar. Her şey, mahalle halkının eğlence dolu bir gece geçirmek için lunaparka gitmesiyle başlıyor. Renkli ışıklar, dönen oyuncaklar, neşeli müzikler... Ancak bu renkli ambiyans, kısa sürede yerini dehşet dolu bir karanlığa bırakıyor. Bir çocuk aniden kayboluyor. Herkes telaşla onu ararken, Ayşe adında bir kadın gözlerine inanamayacağı bir sahneyle karşılaşıyor: Taş zeminde yuvarlanarak gelen kopuk bir çocuk başı! Onu daha dehşet verici yapan ise, başın bir anlığına açılan gözlerinde ne bir korkunun ne de bir yaşamın izine rastlanması. Bu olayın ardından kayıplara karışan bir palyaço, olayların seyrini daha da bilinmezliğe sürüklüyor. Polis olayları araştırmaya başlarken, bizleri asıl gerilime çeken karakter ise Melis. Onun yaşadığı psikolojik çöküş, kitabın ritmini belirliyor. Melis, yavaş yavaş gerçeklikten kopmaya başlıyor. Melis, yoğun bir ders gününün ardından akşam yemeğinden önce rahatlamak için duşa girmek ister. Burası onun huzur alanıdır; loş ışık, sarı mermerler, ılık su… Her şey bir rutin gibi başlar. Ta ki… bedenine su değdiği anda içini saran yabancı bir dokunuş hissine kadar. Önce küçük bir huzursuzluk, sonra gözünün önünde aniden renk değiştiren mermerler… Sarıdan kırmızıya dönen bir gerçeklik. Akan suya karışan kan… Ve sonra o dehşet dolu an: Tavanda kardeşinin
Edebiyat
Dehşet GünüOsman Özer · Cinius Yayınları · 20246 okunma
10/10
·233 syf.··
2025 30. kitabı
Merhabalar sevgili kitap dostlarım! Bugün sizlere film gibi bir hikâye sunan Osman Özer kaleminden #dehşetgünü adlı kitabıyla geldim. Psikolojik gerilim ve korkunun ustalıkla harmanlandığı bu hikâye, sizi derin bir serüvenin içine çekecek der ve biraz konusundan bahsedeceğim. Bir gün mahalle sakinleri, yeni açılan lunaparka gitmeye karar verir. Renkli ışıklar, eğlence dolu oyunlar ve hareketli müziklerle herkes keyifli vakit geçirirken aniden bir çocuk ortadan kaybolur. Ayşe çocuğu bulmak için telaşla çevreyi araştırırken, gözlerine inanamaz. Çünkü karanlıkta, taş zeminde yuvarlanarak ilerleyen bir şey vardır. Bu bir oyuncak değil,bu kaybolan çocuğun kopmuş başıdır. Yavaşça dönerek yaklaşırken, gözleri bir anlığına açılır… Ama içinde ne bir korku ne de bir yaşam belirtisi vardır. Kesik bir baş ve kayıplara karışmış bir palyaço… Polisler olayı araştırmaya başlar. Ancak bu sadece başlangıçtır. Tüm bu olayların gölgesinde, Melis adında bir genç kendi kabuslarının içine çekilir. Gerçeklik ile sanrı arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığı bir dünyada, Melis’in zihni ona ihanet etmeye başlar. Romanın en sarsıcı sahnelerinden biri, Melis’in duş alırken mermerin renginin değiştiğini fark etmesiyle başlıyor. Tavanda gördüğü kesik baş, ona fısıldayarak "Burası çok güzel, sen de benimle gelmek istemez misin?" diye soruyor. Peki neler olur? Cevabı Dehşet Günü'nün sayfalarında arayın, dostlar! Dehşet Günü, yalnızca korku unsurlarıyla değil, karakterlerin zihinsel savaşı ve kaçınılmaz çöküşleriyle de güçlü bir hikâye sunuyor. Eğer psikolojik korku türünü seviyorsanız ve bilinç ile gerçeklik arasındaki karanlık yolları keşfetmek istiyorsanız, bu kitap tam size göre! Ben gerçekten çok sevdim. Sevgili yazarın kalemi daim, okuru bol olsun.
Dehşet GünüOsman Özer · Cinius Yayınları · 20246 okunma

Yazar Hakkında

Osman ÖzerYazar · 5 kitap
Osman Özer, 1984 İstanbul doğumludur. İlk ve ortaokul öğrenimini Kültür Koleji'nde, liseyi Beşiktaş Etiler Lisesi'nde, üniversiteyi ise İstanbul Kültür Üniversitesi Sinema-TV Bölümü’nün Senaryo-Yönetmenlik kısmında tamamladı. Yazmaya 13 yaşında başladı. Basılmış 13 kitabı vardır. İlk eseri, 1997 senesinde elle deftere yazdığı macera romanı “Fırtına” olmuştur. Kitaplarından bazıları: Fırtına(1997), Güzel Zamanlar (1998) – Şiir, Vampir (1999), Dehşet Günü (1999), Yeni Yıl Katliamı (2000), Baltalı Adam (2001), Geçmiş Rüzgarlar (2002), Güçlerin Gölgesinde (2003), Kanın Efendisi (2004), His (2004), Şeytanın Kızı (2005), Gece Denizi (2005), Bay Ölüm (2006), Siyah Hikayeler (2007), Denizin Çığlığı (2007), Şans (2008), Kaybolan Hayat (2009), Kayıp Hayaller (2010), Salıncak (2011), Öfkenin Bahçesi (2012), Nefretin Ardından (2013), Ateş Tepesi (2014), Uzay Sevdası (2014), Dünyanın Durduğu Gün (2016), Yarasa Fısıldarken (2016), Kızıl Günlükleri (2016), Babaların Efendisi (2017), Kara Kedilerin Zamanı (2017),Rüyalar ve Gerçekler (2018), Yaşamı Dinlerken (2018), Kırmızı Papağan (2019), Ay’ın Sesi (2020), Turuncu Gece (2022), Kurdun Günü (2022), Sarmaşık (2023), Asilark (2024), Dokuzuncu Kat (2025), Herkes Vampirdir (2025) kitaplarından sadece birkaçıdır. Yazar, lise yıllarında Türk Dili ve Edebiyatı dersi gördüğünden edebiyatı çok sevmiş ve hiçbir zaman bırakmamıştır. Birçok ünlü yazardan etkilenmiş ve bu doğrultuda kendi yolunu belirlemiştir. Bunlardan bazıları: Jack London, Jules Verne, Stephen King, Clive Cussler, Charles Dickens, Gabriel García Márquez, Jorge Amado, Jean-Paul Sartre, Thomas Mann, Agatha Christie, Attila İlhan, Yaşar Kemal, Kemal Tahir, Ümit Yaşar Oğuzcan, Tahsin Yücel, Özdemir İnce, Tevfik Fikret, Yakup Kadri Karaosmanoğlu. Durmadan yazmakta ve 150-200’ün üzerinde kitap bastırmayı hedeflemektedir. Aynı zamanda klasik araba meraklısı, viski koleksiyoncusu ve mızıka çalmaktadır. 8 yıl tenis oynamıştır. Yönetmen ve Senarist olduğu dönemlerden 9-10 kısa filmi ve 79 adet senaryosu bulunmaktadır. 500 civarında şiiri bulunmakta olup; seslendirmeler de yapmaktadır. Bilardo, dart oynamaktadır. Sinema tarihi, edebiyat tarihi, sanat tarihi, tarih, müzik, resim, heykel, fotoğraf gibi konularla yakından ilgilenmektedir.