Aşkın en kırılgan haliyle tarihin en hüzünlü zamanları bir araya geliyor bu romanda.
Trabzon’dan Halep’e uzanan bir yolculuk, geçmişin izinde bir kadın ve nar taneleri gibi dağılan bir aşk hikâyesi...
Nazan Bekiroğlu’nun şairane diliyle örülmüş bu roman, sadece bir aşk değil; aynı zamanda kayıplar, kimlikler ve suskunluklar üzerine bir anlatı.
Bazı kitaplar okunmaz, yaşanır. Nar Ağacı onlardan biri.
Her sayfasında bir parça kaybettim, bir parça buldum.
Ve hâlâ düşünüyorum, bazen kaybolmak, aslında yeniden var olmak demek midir?