Spoiler içerir.
Kitabımız küçük bir Anadolu şehrinde bir anne ile oğlu İhsan ve kızı Nuran etrafında dönüyor.
İhsan; namuslu, güzel ahlaklı, annesini seven Sayan işinde gücünde bir gençtir.
Nuran ise 19 yaşında aklı bir karış havada Yeşilçam artisti olmak için yanıp tutuşan güzeller güzeli bir kızdır.
İhsan bir müteahhidin yanında musahiplik yapar en büyük amacı annesine bir ev yaptırmaktır. İhsan’ın Reşat adında bir arkadaşı vardır. Reşat; namussuz, dolandırıcı pisliğin tekidir. Hatta müteahhidin karısıyla yasak aşk yaşamaktadır. İhsan’ın kız kardeşi Nuran’ın da aklına girer kandırrıp kızla yatar kalkar. Sonunda müteahhidin karısının yüklü bir parasını alıp İstanbul’a kaçma kararı verir. Nuran, Reşatın İstanbul’a kaçacağını duyup o da annesine kısa bir mektup yazıp Reşat’ın peşine düşüp İstanbul’a gider. Zavallı annesi mektubu okuyup kalp krizi geçirip ölür ama oğlu İhsan’a bir vasiyeti vardır: kardeşin Nuran’ı bul ve kanatlarının altına al.
İhsan da bu vasiyeti yerine getirmek için İstanbul’a gider burada Nermin diye bir kıza aşık olur.
Öbür tarafta Nuransa tüm masumiyetini yitirmiş koldan kola savrulur. Bu da yetmez gibi ev sahibi yaşlı adam geceleri odasına gelir. Daha da kötüsü kendisini artist yapacak rejisörler kızı kullanıp durur. En kötüsü ise
dokuz kişilik bir grup tarafından tecavüze uğrar. Sonunda bir pavyonda çalışmaya başlar.
Ağabeyi tarafından bulunur, pavyondan alınır. Nermin ve ağabeyiyle birlikte küçük bir köye yerleşirler .
Reşat ise kandırdığı Müteahhdiin karısı Bedia tarafından öldürülür.
Roman dümdüz bir Yeşilçam filmi izlemekten ibaretti. Ben pek sevmedim ama sürükleyici.