Gönderi

Puan vermedi·200 syf.··
2025 27. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2025 02:30
Ebru Ojen’in okuduğum ikinci kitabı. İlki Belgrad Kanonu idi. Yazarımızın keskin bir kalemi var. Söylenmeyenleri, bastırılanları, görmezden gelinenleri ustalıkla ve cesurca yazıya dökmesi beni çok etkiliyor. Lojman’a gelirsek okurken bir anne, bir kadın, bir insan olarak beni çok zorlayan bir kitap oldu. Çoğu kez kitaptan kaçmak istedim. kaçamadım tıpkı karakterler gibi ben de o lojmanın girdabında sıkışıp kaldım… Lojman, Van Gölü kıyısında, beyazın egemen olduğu fakat içi kararmış bir dünyada geçiyor. Süphan Dağı'nın gölgesinde, bir ilkokul lojmanında sıkışıp kalmış Selma'nın hikayesini anlatıyor. Fırtınalı bir kışının ortasında, doğurduğu bebeğe bile yabancı, bebeğini reddetmese de kabullenemiyor. Kımıldayan gövdesini yarısı koparılmış bir solucana benzetiyor. Çocuklarına uzak, yabancı bir anne. Bir annenin doğum sonrası yaşadığı fiziksel ve ruhsal çöküşe tanıklık ediyoruz. Selma’nın anneliği, alışıldık “kutsal anne” anlatısından çok uzakta. Kendine göre gerekçeleri olsa da çocuklarına sevgisizliği, özellikle Görkem üzerindeki etkisi, yüreğimi en çok acıtan yer oldu. Çocuklarının gözünde bir hayalete dönüşen, onların sevgi beklentisine sessiz kalan bir anne… Görkem’in annesine duyduğu kırgınlık, öfke ve gizli nefrete dönüşen iç sesi, bu çöküşün en canlı yansıması. Annesine hem ihtiyaç duyuyor hem ondan kaçmak istiyor. Bu anne-kız çatışması, romandaki asıl fay hattını oluşturuyor. Lojman, kutsal sayılan annelik kavramını, aileyi ve toplumsal cinsiyet rollerini derinlemesine sorgulayan bir roman. Lojmanın ruhsuz duvarları arasında Selma’yla birlikte biz de sıkışıp kalıyoruz. Ve anlıyoruz ki; sevgi eksikliği bir evde yalnızca suskunluk yaratmaz, bazen bir çığlık gibi yankılanır...
LojmanEbru Ojen · Everest Yayınları · 2020183 okunma
·
88 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.