Daha önce okuduğum hiçbir şeye benzemeyen "polisiye" türünde kitap. Her bölümde eğilip bükülen gerçeklerle, bildiğimi sandığım kurgu sürekli yeniden yazılıyordu sanki. Ama klasik dedektif hikayelerindeki gibi iki satır önce öğrendiğimiz pamuk ipliğinden bir gerçeğin, bir iki cümleyle alaşağı edilmesi değil bu. Karakteriyle dünyasıyla tastamam bir gerçekliğin, yepyeni ve bambaşka bir hikayeye evrilmesi. Rüya içinde rüya. İlk bölümü ittirerek de olsa okuduğunuzda (yıllar önce kitabı ilk elime aldığımda maalesef bu seviyeyi geçememiştim, bence okunması zor bir anlatımı var) bir kilit açılıyor ve giderek hızlanan bir hız trenine binmiş gibi yerinize mıhlanarak elinizden bırakamıyorsunuz.
Kaleminize sağlık Nihan Taştekin.
Kertenkelenin UykusuNihan Taştekin