Puan vermedi·300 syf.····Okunma: 20 Mart 2025 16:30 Rikkard Ambrose ve sekreteri Bay Linton, namidiğer Lily Linton. Bu üçüncü Kitapta maceralarina kaldikları yerden, hatta çok
daha tehlikeli bir noktadan devam ediyorlar. Misir'daki çılgın yolculuktan sonra Bay Ambrose,her zamanki soğukluğuyla işine ve para kazanmaya
odaklanmiş gibi görünse de, Lily için işler o kadar basit değil, 0 yolculukta yaşadiklart hele o "özel "anlar - Lily'nin aklindan çıkmamaktadır.
Teyzesi ise hâlâ Lily'yi evlendirme sabasinda ve onu hiç mi hiç istemediği biriyle neredeyse nişanlamaya kalkışır. Tüm bunlar olurken Bay Ambrose'un
sekreteri olmak hâlâ kolay değil tabii. Lily ne kadar cesur, inatçı ve kararlıysa, karşisindaki adam da bir o kadar duygusuz, ketum ve kontrol manyaği. Ama işin eğlencesi de buradan çikiyor zaten.
Ve sonra her sey bir anda değişiyor..
Bu kez macera, onlari Güney Amerika'nın derin,vahşi ormanlarına sürüklüyor. Ellerinde sadece bir harita, peşinde olduklariysa, bir hazine. Ama bu bildiğimiz Indiana Jones tarzi bir hazine avi değil.
isin isine kabileler, hastalklar, kaybolmalar,
ormanla mücadele ve tabii ki aralarindaki gerilimle ateşlenmiş bir sürü eğlenceli sahne giriyor.
Karim yine ortaliğı toplama görevi üstlenmis, Rick soğuk duvarlarının arkasından içten içe çatırdamaya baslamis ve lily...bu kitapta artık sadece isyankar değil, bastan sikarici da olmus.
Yani klasik Rick sinir olur, Lily güler formülüne yepyeni bir tat gelmiş.
Bu kitabı okurken kendimi bir yandan eğlenirken bir yandan da lily ne yapiyorsun kizim? diye
derken buldum. İlk iki kitabin havası bambaşkaydı ikisinde de bolca mizah, gerilim ve tatli bir romantizm vardi. Ama bu kitap biraz karışıktı. Macera kismi sürükleyiciydi, orman atmosferi,
yerlilerle yasanan o absürt ama komik sahneler ve tabii ki Rick'le Lily'nin didişmeleri kitaba enerji katmis. Ancak Lily'nin bu kitapta aniden "bastan
Çıkaricı" bir kiza dönüşmesi bana biraz yapay geldi. O aliştığımız feminist, inatci haliyle Rick’in sinirlerini bozması çok eğlenceliydi ama bu kitapta sanki karakter çizgisi biraz kayms gibiydi
Yine de Rikkard Ambrose'un o soğuk duvarlarında minik çatlaklar görmek çok tatmin ediciydi.
Ozellikle duygularini bastirmaya Çalisirken yasadiğı içsel savaşları okumak ki bunu tabiiki kendine hiç
itiraf etmiyor, ayri bir zevk. Her seye ragmen sayfaları çevirmekten kendimi alamadım çünkü ne olursa olsun, bu ikilinin dinamizmi bağımlılık yapıyor.
Hazine aramak bir bahane, gerçek macera bu iki inatçının birbirini çözmeye
Çalismasinda, Ama asil bomba sona
saklı. Bir sonraki kitapta Rikkard Ambrose'un ailesiyle tanışıyoruz. Evet, o buz gibi adamın bir ailesi varmis ve görünüse göre bu kez savas, altin madenlerinde ya da ormanlarda değil, aile sofralarında kopacak, Yolculuk hazırlıkları başlasın çünkü hem duygusal hem sosyal
anlamda firtina yaklasiyor. Lily hazir
mI bilinmez ama ben çok hazırım.
#çevirigiller