Ayşegül

Ayşegül
@Ruhumun_kitaplari
Puan vermedi
Selamlar... Hâlâ benim gibi okumayanlar var mı bilmiyorum ama sanırım çoğunuz çoktan okudunuz. O yüzden konusuna uzun uzun girmeyeceğim. Yıllardır okuyacağım diye listemde bekleyen, bir türlü sıra gelmeyen bir seriydi.Dizisinin çıkacağını duyunca Madem öyle, önce kitabını okuyayım dedim ve sonunda başladım.Tabii K-dramalar arasında Dizisini izlemeye ne zaman sıra gelir, onu ben de bilmiyorum. Gelelim Anlaşma'ya... Neden bu kadar sevildiğini okurken çok net anladım. Garrett ve Hannah'ın arasındaki atışmalar, arkadaşlıktan aşka dönüşen ilişki dinamiği ve karakterlerin birbirlerini yavaş yavaş hayatlarına almaları kitabın en güçlü tarafıydı. İkisinin de geçmişinde kolay atlatılamayacak şeyler var ve yazar bunu sadece karakterlere acı hikâye vermek için kullanmamış. O yaşadıkları şeylerin davranışlarına, kararlarına ve insanlara yaklaşım biçimlerine yansıdığını hissediyorsunuz. Velhasıl yıllardır bekleyenler listemde duran bir kitap için beklentim epey yüksekti. Hatta bu kadar sevilen bir kitabın beklentimin altında kalmasından biraz çekiniyordum ama tam tersi oldu. Ben biraz geç kalmış olabilirim ama iyi ki sonunda okumuşum. Şimdi serinin devamında beni nelerin beklediğini merak ediyorum. "
AnlaşmaElle Kennedy · Yabancı Yayınevi · 20163,202 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi
Selamlarrr... Rome Kentucky yine romantik kaos üretmeye devam ediyor. Bu kez sahnede kasabanın herkes tarafından sevilen çiçekçisi Annie var hani şu ilk kitapda tanıştığımız Turtacı Noah'ın kız kardeşi. Annie Walker burada çiçekçi dükkanı işleten, herkesin sevdiği, sakin ve yardımsever bir kadın. Kasabaya ve ailesine çok bağlı, hayatta en çok istediği şey de annesiyle babası gibi sağlam ve mutlu bir evlilik kurmak. Yani onun dünyasında aşk biraz ciddi, biraz da doğru yapılması gereken bir şey. Ama bir randevuda sıkıcı olduğu söylenince bu fikirleri sarsılıyor. Kendi kendine bir şeyleri yanlış yaptığını düşünüp daha eğlenceli, daha flörtöz biri olmayı öğrenmeye karar veriyor. Tam bu noktada Will Griffin giriyor hikâyeye. Kasabada geçici olarak bulunan, dışarıdan bakınca rahat, kendine güvenen ve biraz da playboy havası olan bir koruma. Annie’nin abisinin nişanlısı üzerinden yolu kasabaya düşüyor ve Annie’ye flört etmeyi, randevularda nasıl davranacağını öğretmeyi kabul ediyor. İkisi arasında bir tür pratik ilişki başlıyor. Randevu provası yapıyorlar, flört etmeyi deniyorlar, Annie kendini daha rahat ifade etmeyi öğrenmeye çalışıyor. Ama zaman geçtikçe bu durum sadece bir öğrenme süreci olmaktan çıkıyor. Çünkü birlikte vakit geçirdikçe aralarındaki çekim gerçek hale gelmeye başlıyor ve başta çizilen sınırlar yavaş yavaş anlamını kaybediyor. Kitabın başları beni gerçekten çok hızlı yakaladı. Hatta ilk kitaptan daha çok seveceğim galiba diye düşündüm. Annie ve Will'in dinamiği çok eğlenceliydi, aralarındaki diyaloglar akıyordu ve sürekli gülümseten bir enerji vardı. Ancak orta bölümlere geldiğimde hikâye biraz yavaşladı. Bazı sahneler uzatılmış gibi hissettirdi ve aynı duyguların etrafında birkaç kez dönüldüğü için yer yer kitaptan koptuğum oldu. Bu yüzden başlardaki
Aşkın PratiğiSarah Adams · Go Kitap · 202557 okunma
Puan vermedi·450 syf.··
2026 10. kitabı
Kitap, 15 yaşında bir kız çocuğunun vampirler tarafından kaçırılmasıyla başlıyor. Anita Blake, Federal Ajan olarak göreve çağrılıyor ve kızı bulmak için soruşturmaya dahil oluyor. Bu süreçte Anita, seride daha önce pek rastlamadığı bir vampir grubuyla karşılaşıyor. Tamamen sıradan insanlardan oluşan (gençler, ev hanımları, babalar, emekliler) yeni dönmüş vampirler. Bu grup, geleneksel vampir hiyerarşisine (bir efendiye köle olmak) karşı çıkıyor ve özgür bir şekilde yaşamak istedikleri için vampir yasalarını hiçe sayıyor. Bu uğurda ölümü bile göze alıyorlar. Anita ve ekibi, diğer ajan’lar ve SWAT ile birlikte bu fanatik vampirleri durdurmak için operasyonlar düzenliyor. Kitabın ilk yarısı daha çok polisiye, soruşturma ve aksiyon sahneleriyle ilerliyor. İkinci yarıda ise hikâye Anita’nın kişisel hayatına kayıyor. Jean-Claude’un vampir toplumundaki yükselişi, Asher’ın giderek artan kıskançlıkları ve dramatik davranışları, Anita’nın Micah, Nathaniel, Nicky gibi diğer partnerleriyle olan ilişkileri ve kendi güçlerindeki gelişmeler ön plana çıkıyor. Kitap bence oldukça umut verici bir başlangıç yaptı. Anita’nın sahada, ajan kimliğiyle aktif olduğu, ekip çalışmasının ve soruşturmanın öne çıktığı ilk bölümler gerçekten keyifliydi. Aksiyon ve gerilim iyiydi, Sonunda eski Anita havasına geri dönüyoruz galiba diye düşündüm. Fakat olayların ana hattı çözülür çözülmez kitap alıştığımız rayına oturdu. Anita eve dönüyor, Sirk’e gidiliyor ve sayfalarca ilişki konuşmaları, duygusal dramalar, kıskançlıklar başlıyor. O meşhur uzun betimlemeler de cabası… Kimin saçı nasıl dalgalanıyor, gözleri hangi renkte parlıyor, teni nasıl görünüyor diye epey sayfa geçti. Tam olay örgüsüne odaklanmışken birden romantik ilişki tarafı ağır bastı ve tempo epey düştü. Yine de kitap çok da kötü
Ölü ÖpücükLaurell K. Hamilton · Artemis Yayınları · 201676 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 12. kitabı
Roma Tatili (When in Rome serisinin ilk kitabı). Sarah Adams’la ilk kez bu kitapta tanıştım ve açıkçası daha ilk sayfalardan verdiği atmosfer kendini belli ediyor, tatlı, rahat okunan, insanın üstüne yük bindirmeyen bir romantik komedi. Amelia, dışarıdan bakınca her şeye sahip gibi görünen bir pop yıldızı ama aslında bayağı yorulmuş ve kendi hayatının kontrolünü kaybetmiş biri. Bir noktada iyice sıkılıp ben kaçıyorum diyerek kendine bir kaçış planı yapıyor. En sevdiği film olan Audrey Hepburn’ün Roma da Tatil film’inden ilham alıyor ve İtalya’ya gidemeyeceği için bunun daha mütevazı versiyonunu seçiyor. Roma Kentucky adlı küçük bir kasaba Tabii romantik komedi evreni devreye giriyor… Arabası bozuluyor ve kendini bir anda küçük kasabada mahsur buluyor.Orada karşısına Noah çıkıyor. Noah tam anlamıyla huysuz ama içi pamuk erkek karakterlerden. Sessiz, düzenli, kendi dünyasında yaşayan biri. Kasaba da Turta Dükkanı var. Amelia ise onun hayatına resmen renkli bir kaos gibi düşüyor İkili arasındaki çekim ve atışmalar kitabın en keyifli kısmıydı. Küçük kasaba atmosferi de çok hoştu. Herkesin birbirini tanıdığı, sıcak ve sakin bir dünya… Okurken bir süre burada yaşasam fena olmazdı dedirten türden. Ama çok net söyleyeyim: bu kitap büyük dramatik olaylar, şaşırtıcı twistler ya da yoğun duygusal çöküşler sunmuyor. Daha çok rahatlatan, akıp giden, güvenli bir romantik komedi. Ben keyif aldım mı? Evet. Hayatımı değiştirdi mi? Hayır Ama bazen tam da böyle kitaplar lazım, kafa boşaltmak, gülümsemek ve iyi hissettiren bir şeyler okumak için ideal.
Roma TatiliSarah Adams · Go! Kitap · 2024368 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 11. kitabı
Selamlarrr... Mektup Arkadaşım (Pen Pal), Bookstagram’da hakkında o kadar çok yorum gördüğüm bir kitaptı ki doğal olarak beklentim Everest’e tırmandı Dark romance’in kraliçesi, sonu hayatınızı değiştirecek, Aidan’a âşık olmadan bitiremezsiniz gibi yorumlar görünce merak etmemek elde değildi. Yazarı zaten seviyorum. Kendisiyle tanışmam Queen & Monsters serisi sayesinde olmuştu ve o seriye bayılmıştım. Bu yüzden beklenti daha da yükseldi. Kitabı bitirdikten sonra ise benim için sonuç biraz daha eh, güzeldi ama bu kadar da değil oldu. Kitap kocası Michael’ı yeni kaybetmiş olan Kayla Reece ile başlıyor. Cenaze gününde hapishaneden gelen gizemli bir mektup alıyor. Mektupta yalnızca şu yazıyor. “Gerekirse sonsuza dek beklerim.” Altında ise tek bir imza: Dante.Kayla bu mektuba cevap verince Dante ile aralarında başlayan yazışmalar zamanla daha derin, daha kişisel ve daha yoğun bir hale geliyor.Aynı dönemde eski çatısı akan evini yeniletmek için çağırdığı çatı ustası Aidan da hikâyeye dahil oluyor.Yakışıklı, esprili,karizmatik ve oldukça çekici klasik paket . Kayla ile Aidan arasındaki çekim çok hızlı şekilde ilerlerken evde de tuhaf olaylar yaşanmaya başlıyor. Sesler, nesnelerin yer değiştirmesi,mutfak dolaplarının açılması, elektriklerin gidip gelmesi vb .... Hikâye mektuplaşmalar, tutkulu sahneler, gizem ve hafif paranormal dokunuşlarla böylece ilerliyor. Kitabın ilk yarısı gerçekten akıcıydı.Mektuplar merak uyandırıyor, Aidan ile gelişen ilişki eğlenceli ve tempolu ilerliyor. Okuması kolay, sayfalar hızlı akıyor. Özellikle baharat sevenler için erotik sahneler oldukça bol ve detaylı yazılmış Ama karakter derinliği konusunda bence ciddi eksikler vardı. Kayla’yı yeterince hissedemedim. Yas süreci, travmaları ve iç dünyası çok daha derin işlenebilirmiş. Çoğu zaman
Mektup ArkadaşımJ.T. Geissinger · Juno Kitap · 2025392 okunma