aşırı beğendiğim bi kitaptı değinebileceğim o kadar yer var ki lennie ve georgenin kitap boyunca arkadaşlığını okuyoruz ve sonunda da georgeun çaresizliğini görüyoruz, içimizde hissediyoruz sonuna geçmeden önce lennienin masumluğu, unutkanlığı ve bebek gibi davranışlarını ben çok tatlı buldum ona ne denilirse yapılan aklı bi karış havada bi adam ama en çok onu sevdim bu kadar saf bi gönlü olan adamı kitabın sonunda öyle okumak beni biraz ağlattı georgeu da ondan bağımsız şekilde sevdim her zaman olgun bi bireydi ve lennieyle birbirlerini tamamladıklarını düşünüyorum arkadaşlığın ve dostluğun ne demek olduğunu en duygusal şekilde hissettik georgea asla kızmadım onun çaresizliği ve yapmak zorunda olması göz önündeydi ama bi kaç tane georgeu sevmeyen okurlar gördüm george asla sevilemeyecek bi karakter olmadı yapması gerektiğinin farkındaydı belki başka bi hayatta lennie ve george o araziyi satın alır ve lennie orada tavşanlarını besler, onlara kimse karışamaz ve orda huzurlu bi şekilde yaşamlarını devam ettirirler. lennie her araziden ve tavşanlardan bashettiğinde gözüm doldu ve aslında bu kitapta 'fareler' lennieyi, 'insanlar' ise diğerlerini temsil ediyor bunu farkettikten sonra daha çok üzüldüm şahane bi kitaptı