My shayla
10/10
·656 syf.··
2025 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2025 00:50
Bu kitaba daha azını veremezdim. İkinciye düşünmedim bile çünkü hissedebileceğim bütün duyguları bu kitapla hissettim. Üzdü güldürdü içimi ısıttı ve sinir krizlerine soktu. Benim için bi aşk romanından çok daha fazlası oldunuz. Joey’im… dedesinin de dediği gibi ‘benim joey’im’. 13 ikilisinde bile en merakla okuduğum kısımlardı Shannon’un abisi olan Joey’nin sahneleri. Tek bir sahnelerine muhtaçken koskocaman bir roman okumak dünyada cennetti yaşattı bana. Joey’nin kendisiyle duygularıyla ya da yaşantısıyla ilgili anlatacağı herhangi bir bilgiye muhtacım. Onunla beraber savaşmak çok özeldi. Her acısını tam kalbimde hissetmek, onunla en derine inmek ve oradan çıkmaya çalışmak. O boğulduğunda nefesim daraldı. Sadece onu korumak istedim. Orada olmak,ona sarılmak her şeyin geçeceğini söylemek isterdim, ona onun Shannon’a verdiği gibi içi boş sözlerden vermek istedim, hiçbir şeyin düzelmeyeceğinden emin olduğum halde her şeyin geçeceğine onu ikna etmek isterdim..hiçbir şey geçmezdi. Ve onu terk etmemek istedim… Kitabın başlangıcı olan, 13 yaşındaki kardeşini terk eden birileri gibi… Ta en başından bizi kahrederek giriyor olaya yazar. Darren’ın ihanetinin öfkesini hayatı boyunca içinde büyütüp besledi. Onu özlediğini, ona ihtiyaç duyduğunu kabul etmek yerine odağını öfkesine yönlendirdi. Bu öfkenin onu ayık, hayatta tuttuğunu düşündü. Darren’ı affetmiyorum. Affetmeyeceğim. Herkesin haklı olduğu bu terazide Darren çok hafif basıyor. Hayatındaki kötülüklerden arkasına bakmadan kaçamaz. Bu kötülüğün devam etmesine izin veren hepsi, asıl canavar olan baba kadar haksız ve suçludur gözümde. S*ktir olup gitmesi yetmiyormuş gibi, çocukları tramvatize de etti. Kimseye belli etmicem sözünü etmicem diye akılları çıktı. Darren’ın sesini kafalarının içinden atamadılar. Keşke gitmişken tüm varlığıyla gitseydi. Joey’nin kendine verdiği Darren gibi terk etmeyeceğim çocukları sözünü tutarken bütün zorluklara karşı motivasyonu çocuklarında onun hissettiği ihaneti yaşamamalarıydı. O kadar yaralanmıştı ki, başkasının da bunu yaşayacak olması fikrine bile dayanamadı. Maalesef ki onu o eve bağlayan da bu oldu. Her yeni çocuk haberinde sinirlerim gerildi… trajikomik gerçekten. Aofie… açık sözlü, akıllı, cesur , özgüvenli ve flörtöz kadın karakterlerin hastasıyız gerçekten. ‘İyi kız’ olmakla ilgili bütün tabuları yıkıp geçti. Büyüleyici bir kadın. To be her or in love with her..? Joey’yi etse etse O adam ederdi. Joey’nin berbat hayatına Aofie gökten inmiş kurtarıcı bir melek gibiydi. Aofie ise rahat hayatındayken, diplerde sürüklenen çocuk için savaştı ve asla vazgeçmedi. Bu kızın hayatında elde edemeyeceği tek şey yok. Israrcılığıyla ikna edemeyeceği şey yok. Bütün ilişkiyi tek başına sırtlandı. Gerekirse ikisi adına da seveceğini her seferinde hissettirdi. Joey’nin bu ilişki için yaptığı tek şey sadece var olmaktı. O oradaydı, yaralarıyla acılarıyla. Onları görmek için kim olsa Aofie kadar uğraşıp çabalamazdı. Onu yıktığını ve her seferinde hayal kırılığına uğratacağını eroini damardan alıp kendini kaybettiği gün anlamasına rağmen kaçmadı. Kaçan yine Joey oldu. ‘Ben kaçmam, unuttun mu?’ Kendince iyi olanı yapıp yine ilk tökezlemede kızı öylece bıraktı. Joey’yi asla suçlamıyorum. Dediğim gibi herkesin haklı olduğu bir terazi bu. Marie Lynch, çocukların vebali senin de üzerinde. Kadının ve kocasının sonunu bilmeme rağmen içimdeki onlara karşı olan öfkeyi söndüremem. Kocası terk edince kılını kıpırdatmayıp aylık bebeğine bakmayan kadın her sene yeni bebek haberiyle geliyor. Ayrıca tecavüzden bile olmuş olabilecek bir bebek. Kendisini kötü hissetmesinin bir önemi yok beraberinde hayatlarını mahvettiği altı çocuğun hesabını verebilmeli. Çocuklar.. AĞĞĞĞHH!!! Onlar benim kardeşim oldu. Sadece üç sahnesi olan küçücük çocukları bile nasıl işleyip onlara bağlanmamızı sağlayabilirsin bu kadar be yazarım. Her sahnelerinde tatlı hislerle dolup taştım. Sadece Joey’nin onlarla ilgilenmesiyle ilgili ayrı bir kitap okuyabilirim. Joey’ ye olan sevgi ve hayranlıkları içimi parçalıyor. Joey bu sevginin de onları kurtardığı için olduğunu düşünüp üstüne almadı. Kurtarıcı Joey, ona ihtiyaçları olduğunda her zaman orda olan Joey.Onu en kötü haliyle seven ilk ve tek kişi Aofie oldu ona göre. Shannon’un aramalarını cevaplamak istememesini anlıyorum. Yine bana ihtiyaçları olduğunu duymak istemiyorum, diyor. Haklı da, o telefon çaldığında açmak zorunda ve sonuç her zaman aynı. Babasını ilk kez yendikten sonraki gururu ve özgürlük hissi ve babasının ondan çekinmeye başlaması çokk hoşuma gitti. Büyüdükçe üstünlüğünü gösteriyor, ayrıca artık karnını doyuran (!) bir sevgilisi de var. Aofie bütün bu durumla o kadar iyi başa çıkıyor ki içimizi rahatlatıyor. Joey’ye iyi bakacağının güvencesini bize veriyor. Johnny’yle olan sahnelerinde aşırı heyecanlandımm. Evrenler birbirine girmiş gibiydi. Shannondan önce birebirlerini görmeleri çok ikonik. Onları birlikte okumaya bayılıyorum ve ikinci kitap için bu yüzden daha da heyecanlıyım. Karakterleri öyle tutarlı bir şekilde işlemiş ki yazar bu insanların gerçekten Cork’ta bir yerlerde var olduğuna eminim. Sevgili yazarım, Joey’yi senin acın ve öfkenle harmanlanmış bir şekilde okumaktı bu kitabı bu kadar gerçek kılan. Belki oğlunu kaybettikten sonra tarzının değişmesiyle kitabın hayal kırıklığı olabileceğini düşünmüş yazar. Oysa Joey’nin acılarına bu kadar bağlanabilmemizin asıl sebebiydi bu. Bunu o kadar başarılı yapmışsın ki hiçbir kurgusal karaktere içimin acımadığı kadar üzüldüm bu küçük çocuğa, çocuklara. Çok ağladım. Bazen durdum biraz ağlayıp, nefeslenmem gerekti devam edebilmek için. Tommens Boys evreninden çıkmak istemiyorum. Onları şimdiden özledim. Artık benim bir parçam olduklarını düşünüyorum. Hayatın her köşesinde onlarla ilgili bir ayrıntı görüyorum. Bu kitabı arkadaşımla okumak da ayrı güzeldi. Her saniyesini konuşabilmek ve benim gibi bu kadar içselleştiren birinin daha olması, beraber kahrolmak. ozlem polat
Altı'yı KurtarmakChloe Walsh · Martı Yayınları · 2025307 okunma
·
148 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
ağlıyorummm çok güzellll