Thomas Paine, Akıl Çağı adlı kitabında, dinlerin ve kutsal kitapların akıl ve bilimsel yolla sorgulanması gerektiğini savunur. Paine, Tanrı'ya inanmakla birlikte, özellikle Hristiyanlık ve Yahudiliğin dolayısıyla kutsal kitapları İncil ve Tevrat'ın çelişkilerle dolu olduğunu bu yüzden Tanrısal kaynaklı olamayacağını, insanlar tarafından yazılmış olduğunu iddia eder. Amerika'da yaşamış olan Paine, Müslümanlık hakkında bilgisi olmamasından dolayı Müslümanlığı pek eleştirmediğini düşünüyorum.
Aklın ve doğanın, Tanrı’yı anlamak için yeterli olacağını; dinlerin, peygamberlerin ve mucizelerin insanları doğru yoldan saptırıp dogmalara sebep olduğunu açıklamaktadır. Bu düşüncelerini somutlaştırmak için İncil ve Tevrat'taki metinleri irdeleyip mantıksal bir çok çıkarım yapmaktadır. Kendi döneminde Deizm kavramı var mıydı bilmiyorum lakin savunduğu görüşlerden dolayı bugün rahatlıkla Deist olduğunu söyleyebilirim. Eseri hapisteyken 1792 yılında yazmıştır. Thomas Paine aynı zamanda düşünceleriyle Amerikan Bağımsızlık Savaşı'nı ve Fransız Devrimi'ni etkilemiş bir düşünürdür.
Thomas Paine, dini dogmaların, insanların özgür düşünceye sahip olmasını engellediğini ve iktidar sahiplerinin insanların bu korkularını sömürerek güç kazandığını vurgulamıştır. Din ve dogmalar yerine bilgi ve sorgulama olması gerektiğini ve insanların hiç bir aracı olmadan direkt Tanrı ile ilişki kurmasını savunmaktadır. Bu düşüncesi bir nevi ülkemizdeki Tarikat ve Cemaatlere gönderme niteliğindedir. Din ve felsefeye ilgi duyan herkese tavsiye ederim.
Kitaba 8.1/10 puan veriyorum.
Akıl ÇağıThomas Paine · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,046 okunma