Akıl Çağı

Thomas Paine
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 57 dk.
Sayfa Sayısı:
175
Basım Tarihi:
Ocak 2019
İlk Yayın Tarihi:
Kasım 2017
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Orijinal Adı:
The Age of Reason
ISBN:
9786053605409
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·175 syf.··
2024 135. kitabı
Aydınlanma düşüncesi aklı temele almıştır. Thomas Paine’nin bu eserinde de bunu açıkça görüyoruz.Din, peygamberlik ve gizem kavramlarına ağır eleştirilerde bulunuyor.Deist olduğunu buram buram hissettiriyor. İlk defa gördüm ve tanıdım Thomas Paine’i. Hristiyanlığa yaklaşımını İncil Tevrat kitaplarının eski ahit yeni ahit olarak kitabı mukaddesten ayetlerle kilisenin dogmatik öğretilerine dair eleştirileri detaylıca irdelemiştir. Evrensel hakikati anlamak için; aklın yeterli olduğunu “yaratıcının” olduğunu ancak kutsal kitap gibi din bağlamında özerkliği bulunan vasıtalara ihtiyaç olmadığını düşünmektedir. Aklın Allah’a, Tanrı’ya( yaratıcıya) ulaşmada yeterli olduğu gibi yaratıcaya karşı sorumluluklar ve dünya hayatının nasıl düzenleneceğine dair ahlaki bir yaşamın kurallarına erişmeyi yeterli kabul etmiştir. Kader diyoruz mucize diyoruz bu kavramları kabul etmemiştir. İnsanın aklını kullanarak, evrenin tasarımında görülen vahiy aracılığı ile Tanrı’yı bulacağını, hatta hayatını nasıl sürdüreceğine dair esasları da aynı yolla öğrenebileceğini savunmaktadır kendisi. İncil ve Tevrat’ı okumadığım için biraz ağır geldi. Genel hatlarıyla bolca sorgulayacağınız bir sürece girmenizi sağlayacaktır. İyi okumalar.
Akıl ÇağıThomas Paine · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,046 okunma
Akıl Çağı - Thomas Paine
8/10
·175 syf.··
Beğendi
·
2025 54. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2025 22:55
Thomas Paine, Akıl Çağı adlı kitabında, dinlerin ve kutsal kitapların akıl ve bilimsel yolla sorgulanması gerektiğini savunur. Paine, Tanrı'ya inanmakla birlikte, özellikle Hristiyanlık ve Yahudiliğin dolayısıyla kutsal kitapları İncil ve Tevrat'ın çelişkilerle dolu olduğunu bu yüzden Tanrısal kaynaklı olamayacağını, insanlar tarafından yazılmış olduğunu iddia eder. Amerika'da yaşamış olan Paine, Müslümanlık hakkında bilgisi olmamasından dolayı Müslümanlığı pek eleştirmediğini düşünüyorum. Aklın ve doğanın, Tanrı’yı anlamak için yeterli olacağını; dinlerin, peygamberlerin ve mucizelerin insanları doğru yoldan saptırıp dogmalara sebep olduğunu açıklamaktadır. Bu düşüncelerini somutlaştırmak için İncil ve Tevrat'taki metinleri irdeleyip mantıksal bir çok çıkarım yapmaktadır. Kendi döneminde Deizm kavramı var mıydı bilmiyorum lakin savunduğu görüşlerden dolayı bugün rahatlıkla Deist olduğunu söyleyebilirim. Eseri hapisteyken 1792 yılında yazmıştır. Thomas Paine aynı zamanda düşünceleriyle Amerikan Bağımsızlık Savaşı'nı ve Fransız Devrimi'ni etkilemiş bir düşünürdür. Thomas Paine, dini dogmaların, insanların özgür düşünceye sahip olmasını engellediğini ve iktidar sahiplerinin insanların bu korkularını sömürerek güç kazandığını vurgulamıştır. Din ve dogmalar yerine bilgi ve sorgulama olması gerektiğini ve insanların hiç bir aracı olmadan direkt Tanrı ile ilişki kurmasını savunmaktadır. Bu düşüncesi bir nevi ülkemizdeki Tarikat ve Cemaatlere gönderme niteliğindedir. Din ve felsefeye ilgi duyan herkese tavsiye ederim. Kitaba 8.1/10 puan veriyorum.
Akıl ÇağıThomas Paine · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,046 okunma
Akıl Çağı
8/10
·175 syf.··
2025 30. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2025 20:43
Paine, Akıl Çağı’nda insan aklını dinin karşısına değil, tam merkezine yerleştiriyor. Vahiy dinlerini sorgularken aslında Tanrı’yı değil, Tanrı adına konuştuğunu iddia eden insanları eleştiriyor. Ona göre gerçek kutsal kitap, doğanın kendisidir; Tanrı’nın sesi, dogmaların değil evrenin düzeninde gizlidir. Kitap boyunca Paine, inanç ile kör itaat arasındaki farkı çarpıcı biçimde hatırlatıyor. Akıl, vicdan ve doğa kavramları üzerinden insanın özgür düşünme hakkını savunuyor. Din kisvesi altında işlenen kötülükleri, insanın uydurduğu sahte “tanrısal” otoriteleri ifşa ediyor. Akıl Çağı, bir inançsızlık değil, bilinçli bir inanç çağrısıdır. Tanrı’yı anlamak için kitaplara değil, aklımıza ve doğaya dönmemiz gerektiğini hatırlatır. Her sayfası, yüzyıllar öncesinden bugüne yöneltilmiş cesur bir sorgulama niteliğinde. Paine’in İncil ve Ahit üzerine yoğun eleştirileri dikkat çekici olsa da, Kur’an-ı Kerim’e neredeyse hiç değinmemesi merak uyandırıcı. Belki de eleştirilerinin odağında kendi toplumunun inanç yapısı vardı; belki de Kur’an’da, akla aykırı bulduğu kadar çelişki görmemişti. Bu sessizlik bile, kitabın tartışma gücüne ayrı bir derinlik katıyor. Ama ben yine de her şeyin yalnızca akılla açıklanamayacağına inanıyorum.İnsan bazen mucizeler karşısında kendi sınırlarını fark ediyor.Bir bebeğin doğuşu, ölümün ardındaki sessizlik, dua ederken hissedilen derin huzur… Bunlar yalnızca akılla açıklanabilir mi? İşte tam orada, aklın ötesine uzanan bir rehbere, peygamberlerin ve kutsal kitapların yol göstericiliğine ihtiyaç duyuyoruz.İnsan yaratılışı gereği inanmak ister; bu, içsel huzurun kaynağıdır.Okumayı düşünenlere tavsiye edilir. Yeni sayfalarda var olma dileğiyle...
Felsefe-Düşünce
Akıl ÇağıThomas Paine · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,046 okunma
Puan vermedi·175 syf.··
Beğendi
·
2018 65. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2018 20:49
Thomas Paine'nin hapisteyken yazdığı bir eseri olan Akıl Çağ'ı, içerisinde dini, radikalliği, ayetleri ki birazdan aşağıda örneklerini okuyacaksınız. Bunların üzerinde durmuş, açıklamaya çalışmış ve ortaya kuramlar atmıştır. Kitabın girişinde, 'Bu kitap Amerikan halkı için yazılmıştır.' sözü size ilginç ve kitap içerisinde nedenini sorgulamanıza yaracaktır. Kitap içerisinde çok iyi tespitleri ve analizleri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Din konusunda bir araştırma, okuma gayreti içerisinde iseniz hemen tedarik etmenizi öneririm. Hatta size şunu açıkça söyleyebilirim, yaşadığı ortam ve koşuldan mı bilinmez ama Hristiyanlığı, Yahudiliği, Ortodoks gibi radikalliğe çok daha ağırlık vermiştir. Müslümanlarla ilgili, sadece ki bu bütün dinleri kapsar; Adem ve Havva'ya değinmiştir. Hz.Muhammed'e değinmiş ama ağır bir eleştri de bulunmamıştır. Oysa bütün peygamberlerin düzenini, oluşum biçimini, üstün özelliklerini gibi birçok konuya da açıklık getirmiştir. Felsefe ve Din'in bir arada aktarılması çok daha iyi bir hal almış. Ben daha çok politikacılar ve Müslümandan daha Müslüman kesilen, Hristiyandan daha Hristiyan kesilen, Yahudiden daha Yahudi kesilen ve öyle olduğunu düşünen, olmadığı halde ahkam kesilen aşağlık insanlar üzerine tespitlerini sevdim. Farklı bir söz vereyim, Sherlock Holmes filminden:'' Lütfen onu hafife alma, o da en az senin kadar zeki; ama çok daha namussuz.'' Evet, namussuzlar! Kitapta bir dikkat çekici konu da, İncil ve Tevrat'tan ayetleri verip birbirini bazen de İncil'i, Tevrat'ı kendi içinde çelişkiye düşürmekti. Mesela iki ayeti karşılaştırınca bunun birer safsata olduğunu söylemekte. Yani çelişkiye düşünce hangisini gerçek ya da güvenilir olduğuna karar veremediği için ki bu son derece doğal. Onun tanımı elde bir kaynağın olmamasından
1000Kitap
Akıl ÇağıThomas Paine · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,046 okunma
10/10
·175 syf.··
2018 256. kitabı
Thomas Paine tarafından yazılan bu kitap döneminin en önemli eserlerinden kabul edilmektedir. Dinsel doğmalar üzerine genel eleştiriler sunan yazar dini inançların sorgulanabilir somut çıkarımlar olduğunu savunur. Kutsal kitapların bazı bölüm ve ayetlerinden çelişkili gördüklerini çekinmeden açıklar. Aydınlanma Çağını anlatıyorum; dini otoritelerin zayıfladığı, kiliselerin güç kaybettiği, inançsal bazı menfaatlerin son bulduğu bir çağ olmakla birlikte ayrıca akıl ve bilimin topluma hakim kılındığı bir dönemdir. Thomas Paine kendi tabiriyle eli baltalı bir ormancının ormana dalması gibi Tevrat'a dalıyor ve biçilmedik, çürütülmedik hiç bir ayet bırakmıyor. Sorguluyor, düşünüyor, cevaplar arıyor. Bunu yaparken inananların inanç hakkına sahip çıkmayı elden bırakmadığı gibi, yer yer inandığı konuyu en sert şekilde savunmaktan da geri durmamış. "Tek Tanrı'ya inanırım. Bu yaşamdan sonra da mutluluk olmasını umut ederim." Aynı fikirde olduğumuzu belirtmek isterim. Kitabın son sayfasında bulunan son paragrafı buraya bırakıyorum; "Burada konuyu bitiriyorum. Bu çalışmanın önceki bölümlerinin tümünde Kitab-ı Mukaddes ve Yeni Ahit'in yalanlarını, sahteliklerini gösterdim; elinden gelen olursa, bu konuda gösterdiğim kanıtların çürütülmesini bekliyorum; sonuç bölümünde ileri sürdüğüm düşüncelerin değerlendirilmeyi de okurun aklına bırakıyorum; düşünceler özgür olursa, din ya da siyaset konusunda gerçeğin güçlü ve nihai biçimde galip geleceğinden eminim." Bence okunması gereken kitaplardan, klasiklerin içinde yer almasından anlayabilirsiniz bunu da. ;) Keyifli okumalar
Felsefe
Akıl ÇağıThomas Paine · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,046 okunma
Aklım Dinimdir
9/10
·175 syf.·
2025 85. kitabı
Deist bir inanca sahip olan yazar, birinci bölümde kendi Tanrı ve din inancını bilimsel verilere dayanarak bu konudaki düşüncelerini açıklamaktadır. İkinci bölümde ise başta Eski Ahit olmak üzere peygamber ve vahiy sisteminin ortaya çıkışını, Yeni Ahit ile birlikte yozlaşmanın, korkunun sistematik olarak arttığını ve dini çevrelerin bu işten nemalandığını açıklamaktadır. Tanrıya inanmanın mucizelere ihtiyaç duymadığını, doğanın ve bilimin en iyi iman kaynağı olduğunu, akıl yoluyla ortaya koymaktadır. Kitabın en özet kelimesi şudur; benim dinim aklımdır. Kitapla ve sağlıcakla kalın...
Akıl ÇağıThomas Paine · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,046 okunma
10/10
·184 syf.·
2017 32. kitabı
Thomas Paine " Doğal ilgi alanım bilimdi. Şiire karşı da eğilimim ve yeteneğim vardı; daha çok hayal dünyasına hitap ettiği için bu eğilimlerimi cesaretlenme yerine baskı altına aldım. " der ve sonrasında " Siyasetle ilgili değildim. Hatta jokey kelimesinin anlamından farklı bir şey çağrıştırmıyordu bana. Bu nedenle yönetim konuları ile ilgilenmeye başladığımda, eğitimimi gördüğüm ahlaki ve felsefi ilkelere uygun bir sistem geliştirdim. " diye noktalar cümlesini. Siyasete karşı soğuk ama ele aldığı konu itibarıyla, ister istemez siyaset yapmak zorunda kalan bir yazar, Thomas Paine. Eser de Matta, Markos, Luka ve Yuhanna isimli kitapların havariler tarafından yazılmadığına; kim olduğu belirsiz şahıslar tarafından yazılmış ve okunabilirliğini arttırmak maksadıyla, İsa'nın önde gelen dört havarisinin isimlerinin kullanıldığına değinerek, satırlar arasında ilerledikçe kitaplar arasındaki tutarsızlıklara örneklerle açıklık getirmiş. Bu eylemini gerçekleştirirken de kullandığı alıntıları hafızasındaki bilgilere dayanarak aktardığını, bu bilgilerin doğruluğu hakkında da hiçbir tartışmaya mahal vermeden kesin kanaatlerin etkisiyle oluştuğunu özellikle okura belirtmiş. " Bir insan Tanrı inancından güçlü bir biçimde etkilenmişse, ahlâkî yaşam bu inancın gücüyle düzenlenir; Tanrı'dan ve kendisinden korkar, sonra da hem Tanrı'dan hem de kendinden gizleyemeyeceği şeyleri yapmaz. Gücün tüm fırsatlarını bu inanca sunabilmenin tek koşulu onun yalnız hareket etmesi gereğidir. Bu da deizmdir. " der. Kısaca her bir satırda bütün variyetiyle deizme inandığını savunur. Tek bir gerçek dinin olabileceğini, onun da Tanrı Kelamıyla tutarlı olması gerektiğini önemle arz eder. Dünyada din kisvesi adı altında sahtekârlık yapanların varlığına ve tek amaçlarının da insanı Yaradan bilincinden
Felsefe
Akıl ÇağıThomas Paine · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,046 okunma
9/10
·175 syf.··
2020 21. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2020 17:56
Akıl Çağı. Thomas Paine'nin vahiy yollu kutsal dinleri (iki din üzerinden: Yahudilik ve Hristiyanlık) eleştirdiği ve çok keskin bir dille onların yalan dolan olduğunu, Tanrı'nın var ama bu dinlerle alakasız olduğunu hatta ve hatta bu iki dinin Tanrı gerçeğini ve O'nun kutsallığını zedelediğini söyler. Thomas Paine'e göre,tek gerçek 'Deistlik'tir. Yazar, bu iki dinin kutsal kitaplarından, Eski Ahit (Kıtab-ı Mukaddes) ve Yeni Ahit, örnekler vererek kitapların gerçekle alakası olmadığını okuyucularına aktarır. Dönemi ve bugünler için çok büyük bir baş yapıttır. Dili gayet anlaşılır, çeviri kalitelidir. Thomas Paine, herhangi bir dine inanmayıp bu dinleri çürütmeye çalışmasına rağmen, "Her insanın istediği dine inanmaya ve istediği gibi ibadet etmeye hakkı olduğunu unutmamalı." cümlesi ile de ne kadar saygılı bir insan olduğunu gösterir. Bu kitabı okumak için bazı ön yargılarınızdan uzaklaşmanız gerek,çünkü,her ne kadar sizle ilgili değil gibi görünse de, sizle de ilgilidir.
1000Kitap
Akıl ÇağıThomas Paine · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,046 okunma
10/10
·175 syf.··
Beğendi
·
2018 18. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2018 02:45
Kafamda soru isaretleri vardi, hepsini silip atti Paine, çok cesurca yazilmis bir kitap, Paine örnekler vererek neden dinlere inanmamamiz gerektigini cok anlasilir bir dille atlatmiş. Dinleri red ediyor ama Tanriya tam iman etmis. Humanist düsüncelerine hayran kaldim. Kisacasi okunmaya değer bir kitap.
Felsefe
Akıl ÇağıThomas Paine · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,046 okunma
Bir deistin gözünden Kitâb-ı Mukaddes
Puan vermedi·175 syf.·
2023 17. kitabı
İyi bir Kitâb-ı Mukaddes incelemesi ve eleştirisi. Aydınlanmacı yazarlardan olan Paine, Eski ve Yeni Ahit'i deist bir bakış açısıyla ele almıştır. İki kitaptan oluşuyor. İlk kısmı daha detaysız, ikinci kısmı daha detaylıdır. Okumakta fayda vardır elbette.
1000Kitap
Akıl ÇağıThomas Paine · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,046 okunma

Yazar Hakkında

Thomas PaineYazar · 7 kitap
Thomas Paine (d. 9 Şubat 1737 - ö. 8 Haziran 1809), ABD'li siyasi aktivist, yazar, siyaset kuramcısı ve devrimci. Düşünceleriyle Amerikan Bağımsızlık Savaşı'nı ve Fransız Devrimi'ni etkilemiştir. Hayatı ve Etkisi: Paine, İngiltere'nin Norfolk bölgesindeki Thetford'da doğdu. 13 yaşında okuldan ayrılarak bir korse yapımcısı olan babasının yanında çalışmaya başladı. Birçok iş değiştirdikten sonra vergi memuru oldu. Londra'da tanıştığı Benjamin Franklin'in önerisi üzerine 37 yaşında Amerika'ya göç etti. Bu dönemde Amerikan kolonileri ile İngiltere arasındaki ilişki bozulmaya, kolonilerde bağımsızlık düşüncesi yeşermeye başlamıştı. Amerika'da siyasetle yakından ilgilenen Paine, köleliğin kaldırılmasını ve Amerikan kolonilerinin İngiltere'den ayrılmalarını savunan yazılar yazdı. 1776'da yayımlanan Common Sense ("Sağduyu") adlı yapıtı Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi'nin hazırlanmasında etkili oldu. George Washington'a göre Common Sense "insanların düşüncelerinde önemli bir değişime yol açmıştır". Amerikan Bağımsızlık Savaşı sırasında çeşitli kamu görevlerinde bulunan Paine, 1787'de Avrupa'ya geri döndü. İngiltere ve Fransa'da krallıkların devrilerek yerine cumhuriyetlerin kurulması için mücadele etti. 1789 Fransız Devrimiyle beklentilerinin bir bölümü gerçekleşmiş oldu. 1791-92'de İnsan Haklan (The Rights of Man) adlı kitabını iki bölüm olarak yayımladı. Bu kitapta cumhuriyet yönetimini savunarak İngilizler'i monarşiyi yıkmaya çağırdı. Halkın eğitilmesini, yoksullara yardım edilmesini, işsizlere devletin iş alanları açmasını, emekli aylığı verilmesini ve gelire göre artan oranda vergi alınmasını istedi. Bu kitabı yüzünden İngiltere'de vatana ihanetle suçlanan Paine, bu arada Fransa'da Ulusal Meclis'e seçilmişti. Fransa'ya giderek meclis çalışmalarına katıldı ve monarşinin kaldırılması yönünde oy kullandı. Ne var ki, Kral XVI. Louis'nin idamına karşı çıktığı için Maximilien Robespierreyönetimi sırasında gözden düştü ve bir yıla yakın süre hapsedildi. Paine'in hapisteyken yazdığı Age of Reason (1794, "Akıl Çağı") adlı kitabının ikinci bölü­mü 1796'da yayımlandı. Bu kitapta Tanrı'ya inandığım, ama yürürlükteki dinsel uygulamalara karşı olduğunu belirttiği için dinsizlikle suçlandı. 1796'da yazdığı son büyük kitabı olan Tarımsal Adalet'te (Agrarian Justice) toprak mülkiyetindeki eşitsizlikleri eleştirdi. 1802'de ABD'ye dönen Paine yaşamının son yedi yılını bu ülkede geçirdi ve New York kentinde öldü. Thomas Paine, 1784 yılında yayımladığı, The Age of Reason (Akıl Çağı) adlı kitabında, Tevrat ile İncil’in eleştirisine girişirken, “Tek bir Tanrı’ya inanıyorum... Yeryüzü yaşamı ötesindeki mutluluğa inanıyorum; insanlar arası eşitliğe ve sevgiye inanıyorum ve şuna da inanıyorum ki, dinsel görevler adil olmayı, hemcinslerimizi mutlu kılma çabalarını kapsar...” diyerek sözlerine başlar. Hemen arkasından “kutsal” diye biline gelen kitapların Tanrı yapısı değil, insan yapısı şeyler olduğunu söyledikten sonra yaylım ateşine geçer. Örneğin, bu kitaplar hakkındaki görüşlerini sergilerken, her şeyden önce belirttiği şudur: "Eski Ahit'in müstehcen hikayelerle, şeheviliklerle, gaddarlıklarla, intikamcılıklarla dolu sayfalarını okuduğumuzda, bu kitabın Tanrı sözleri olmaktan çok, şeytan sözleri olduğunu söylemenin daha uygun olduğunu anlarız.” Fakat, bunu da yeterli bulmaz ve ekler: “...Bu kitapları Tanrı kitapları olarak benimsemeyi Yaradan’a karşı saygısızlık sayarım.” Bugün hala uygar ülkelerin kitaplıklarında baş köşeyi işgal eden bu kitabın yazarı için Napolyon Bonapart vaktiyle şöyle demiş: “Yeryüzünün her bir kentine Thomas Paine'in saf altından yapılmış heykelinin dikilmesi gerekir.”