(bir kaç mesajda bir sene önce yaptığım bu eleştiriye dair sert yorumlar aldım. elhamdülillah müslümanım ve ben pek öyle düşündüğünü söylemeye çekinen birisi değilim. bu incelemeyi de bugün tekrardan okudum ve hala iyi bir iş çıkardığımı ve elbette eksikleri olduğunu görebiliyorum. ama İslam sana İncili okuma demiyor. lütfen bana karşı 'her iki tarafında gönlü olsun' tarzı yorumlarla gelmeyin. demek istediğiniz her neyse buradan yorum yazabilirsiniz. düşünmenin,sorgulamanın ve ilimin irfanın konuşulduğu günlere umarım :)
2,5 milyar insan şu an neye inaniyor?
Baştan belirtelim Hristiyanlık da tıpkı İslam gibi kutsal bir dindir. Ve hangi dine inanırsak inanalım yaratıcıya tapılmadan önce saygıya seviye inanalım. Bir insanın herhangi bir görüşüne saygı duymayı tüm fikirlerinizin önüne almayı bilelim.
''Ne mutlu onun örgütlerine uyanlara,bütün yüreği ile ona yönelenlere.'' Mezmurlar 119 2
İslam'ın kitabı olan Kuran-ı Kerim'de de buna benzer bir çok ayete ulaşabiliyoruz. Belirtelim müslümanlar İncil'in baştan sona değiştiğine inanmazlar. O yüzden İncil'i okumak ve düşünmek toplumda anlatıldığı gibi ayıp değildir. Zira ayette ”Size DÜŞÜNECEK kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi?” diyerek düşünmenin sorgulamanın açık olduğunu belirtiyor. Burada karmaşa Kur'an-ı Kerim'in değişmediğine nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz dediklerinde çıkıyor. Ancak şimdilik konu bu değil.
Peki ya Hristiyanlar kur'an-ı Kerim'i kabul ediyor mu? Aslında Hristiyanlar Tevrat, Zebur ve İncil'i birbirini tamamlayan parçalar olarak görüyor. Bir yapbozun üç parçası teker teker ayrı dinlere bölünüyor. Onların inancına göre Kur'an bu yapbozda yeri olmayan bir kitap. “Kutsal Yasa'yı ya da peygamberlerin sözlerini geçersiz kılmak için geldiğimi sanmayın. Ben geçersiz kılmaya değil,
Kimsenin okumadığı ama herkesin bildiği kitaplar serisine hoş geldiniz...
Bugün sizler için misyonerlik görevi üstlenmeyeceğim ya da irşad yapmaya kalkışmayacağım. Papini'nin de dediği gibi: "En derin gerçeklik, her zaman geç ya da en son keşfedilendir." (#38937533) Bu yüzden de sizlere gerçeği anlatmak gibi bir amacım yok. Kişi gerçeği, hakikatı ancak kendi gücüyle bulabilir. Bizler ancak kapıyı gösterebiliriz. Kapıdan geçecek olanlar sizlersiniz.... Gerçeği, okuya okuya ve yavaş yavaş kavrayacak olan kişinin kendisidir.
Papini insanlık için : " sadece ona tapan ya da onu korkutan kişiden etkilenen bir kadındır." (#38980340) der. Bundan ötürüdür ki bazı dinler de insanları korkutmayı seçiyor zannımca. Bana itaat etmez, benim isteklerimi yerine getirmezsen seni yakarım derler. Ha, bir de sınava tâbi tutuluruz bu şekilde :)
Tanrı, insanları defalarca yok eder. Bazılarını diğerlerine örnek olması için yapar bunu. Örneğin "ahlaksız" davranışlar sergileyen Sodom ve Gomore bunlardan sadece birisidir. Ya da Vahiy kısmında anlattığı gibi gelecekte insanlar defalarca ama defalarca katledilir, ateşlere atılır. Tüm bunları yapmasının yanında başka bir örnek ise Firavun'dur. Lut kavmi Firavun ve Musa olayı da Kuran'da da geçer. Musa koca bir denizi ikiye ayırır. Arkasından onu takip etmeye çalışan Firavun ise boğulur. Bu noktada ise sorunlu olan 2 nokta vardır.
1. olarak İncil'de "Demek oluyor ki O dilediğine acır, dilediğinin de yüreğini katılaştırır." (#82581778) denir. Tanrı; Firavun'un yüreğini katılaştırmışsa eğer, Firavun'un buradaki suçu nedir? Ya da Musa'ya Tanrı tarafından acındıysa, Firavun cehennemde yanarken Musa neden cennette kalır? Herkes sınava giriyorsa bazılarına torpil mi
Genelde tarihi kurguyu severim, ancak bu özel örnek, çok fazla aşçı olan anonim yazarlar ve editörler lejyonunun kötü gizlenmiş didaktik totolojisi tarafından o kadar hafifletildi ki, zevk almak oldukça zordu.
Bir kurgu eseri olarak gülünç derecede kötü ve kötü tasarlanmış. Dev mantık hataları, zayıf karakter gelişimi ve tüm olaylar, küçük, zalim, zalim ve ahlaksız, büyülü, görünmez bir varlık tarafından suya düşürülür. Kayda değer (hatta inanılır) merkezi bir anlatı yoktur ve bölümlerin her biri tekil bir ses yerine komite tarafından yazılmış gibi görünmektedir. Açıkçası kitap o kadar kötüydü ki, bir editör ekibi devreye girip büyük değişiklikler yapmak zorunda kaldı - bu da bu kitabın hiçbir bölümünün övgüye değer olmadığı veya bir yazarın vizyonunu yansıtmadığı anlamına geliyor. Açıkçası ben bu kitabın pek bir etkisi olduğunu düşünmüyorum
Meğer bizi millet olarak ne önyargılarla büyütmüş de bu yaşa getirmişler.. Bu kitabı almak için bir sürü kitabevi dolaştım desem.. Bir tanesinden, "Başka okuyacak kitap mı kalmadı abla, tövbe estağfirullah" tepkisiyle beraber neredeyse kovuldum desem.. Başka bir kitabevinin sahibi ise bu kitabı okursam dinden çıkacağımı söyleyerek beni vazgeçirmeye çalıştı desem.... İşte bunun gibi bazı kesimler tarafından okunmaya bile değer bulunmayan bir kitap, oysa nasıl güzel.. Okudukça okuyasım geliyor.. Sabah okuyorum akşam okuyorum.. Bizim inancımıza göre tahrife uğramış olduğu için bir kutsal kitapmışçasına değil de okunması gereken çok önemli bir esermişçesine okuyorum. Başka din mensuplarının inançlarına dair bilgi sahibi olunması adına da herkese tavsiye ederim.
Hristiyan değilim ama tüm dinleri araştırıp kafamdaki soru işaretlerine cevap bulmaya çalışan biriyim bu yüzden eskiden okuduğum incili şimdi daha da derin okudum. Öğretiler yanlışa mı dönmüş bilemem ama okumadan, bilmeden, körü körüne inananlardan olmamak ve sorularıma cevaplar bulmak için belki de ...
PSİKOLOJİK DİLDE 7 BÜYÜK GÜNAH
PSİKOLOJİK DİLDE 7 BÜYÜK GÜNAH
1. Gurur (Superbia)
Psikolojik karşılığı: Narsisizm – değersizliği örtme savunması
Genellikle derin bir yetersizlik duygusunun üstünü örtmek için kurulan bir sahte üstünlük kalkanıdır.
Kendini daima en doğru, en haklı gören kişi, aslında sevilmeyeceği korkusunu bastırır.
Köken: Çocuklukta koşullu sevgi veya sürekli kıyaslanma
Şifa yolu: Kendi hatasını görebilme cesareti, haklı olmak yerine sevilmeyi seçmek
2. Açgözlülük (Avaritia)
Psikolojik karşılığı: Obsesif kontrol ihtiyacı, kaybetme kaygısı
“Yetersizim, bu yüzden daha fazlasını almalıyım” temel inancı yatar.
Sahip olduklarını bırakamayan kişi, aslında hayatın belirsizliğini kontrol etmeye çalışır.
Köken: Güvensiz bağlanma, yoksunluk
Şifa yolu: Sahip olmak yerine bağ kurmayı seçmek, ihtiyacı olanla paylaşmak
3. Şehvet (Luxuria)
Psikolojik karşılığı: Bağımlılık, boşluk doldurma davranışı
Matta markos Luka yuhanna başta olmak üzere 27 tane kitaptan oluşuyor. İsa konuşurken hep benzetme kullanıyor örneğin göklerin hakimliğini bir bitkiye benzetiyor. Benzetme kullanmasının nedeni çevresinin onu anlamaması. Kitaplar İsa'nın hayatını anlatan roman niteliğinde. İsa genel olarak cin çıkartıyor hastaları iyileştiriyor körlerin gözünü açıyor ölüleri diriltiyor su üstünde yürüyor. İsa'nın öldürülme nedeni bu yaptığı şeylerin çok popüler olması ve din adamlarının buna katlanamaması. Aslında isa'ya İnen bir kitap yok İsa öldükten en az 100 yıl sonra İsa'nın hayatı yazılıyor yani inciller İsa'nın otobiyografisi.
İncilKolektif · Birleşmiş Kitabı Mukaddes Cemiyetleri · 02,352 okunma
Kurgu, olay örgüsü, anlatım, gerçeklik, karakterler. Muazzam.. La fontene masallarını boşverin, çocuğunuza bunu okuyun. Erken yaşta vizyonu genişlesin.
Protestan bir arkadaşın, seninle bir şey paylaşıcam deyip müjde olarak bana bahsetmesi üzerine okudum düşünce ve inancımda bir değişiklik olmadı, genel kültür olarak faydalı olacağını düşünüyorum.
Bu kaliptan kurtulmanin yolu nedir? Yada incil okumak dinden mi cıkarır? Kurtulmamiz gereken bu kalıplar bizlerin zihinsel süreçlerimizin birer sonucudur. Bütün dinlere saygı duymali ve dinler arasında ki anlatım, yaşam farkını görmek okumaktan geçer.