·
Okunma
·
Beğeni
·
26,6bin
Gösterim
Adı:
İncil
Sayfa sayısı:
598
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Avrupa Kıtası Yayın Fonları
598 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Kimsenin okumadığı ama herkesin bildiği kitaplar serisine hoş geldiniz...

Bugün sizler için misyonerlik görevi üstlenmeyeceğim ya da irşad yapmaya kalkışmayacağım. Papini'nin de dediği gibi: "En derin gerçeklik, her zaman geç ya da en son keşfedilendir." (#38937533) Bu yüzden de sizlere gerçeği anlatmak gibi bir amacım yok. Kişi gerçeği, hakikatı ancak kendi gücüyle bulabilir. Bizler ancak kapıyı gösterebiliriz. Kapıdan geçecek olanlar sizlersiniz.... Gerçeği, okuya okuya ve yavaş yavaş kavrayacak olan kişinin kendisidir.

Papini insanlık için : " sadece ona tapan ya da onu korkutan kişiden etkilenen bir kadındır." (#38980340) der. Bundan ötürüdür ki bazı dinler de insanları korkutmayı seçiyor zannımca. Bana itaat etmez, benim isteklerimi yerine getirmezsen seni yakarım derler. Ha, bir de sınava tâbi tutuluruz bu şekilde :)
Tanrı, insanları defalarca yok eder. Bazılarını diğerlerine örnek olması için yapar bunu. Örneğin "ahlaksız" davranışlar sergileyen Sodom ve Gomore bunlardan sadece birisidir. Ya da Vahiy kısmında anlattığı gibi gelecekte insanlar defalarca ama defalarca katledilir, ateşlere atılır. Tüm bunları yapmasının yanında başka bir örnek ise Firavun'dur. Lut kavmi Firavun ve Musa olayı da Kuran'da da geçer. Musa koca bir denizi ikiye ayırır. Arkasından onu takip etmeye çalışan Firavun ise boğulur. Bu noktada ise sorunlu olan 2 nokta vardır.
1. olarak İncil'de "Demek oluyor ki O dilediğine acır, dilediğinin de yüreğini katılaştırır." (#82581778) denir. Tanrı; Firavun'un yüreğini katılaştırmışsa eğer, Firavun'un buradaki suçu nedir? Ya da Musa'ya Tanrı tarafından acındıysa, Firavun cehennemde yanarken Musa neden cennette kalır? Herkes sınava giriyorsa bazılarına torpil mi yapılıyor? Peki, yapılıyor diyelim bu sefer de Tanrı'nın adil olmasına aykırı değil midir bu? Çünkü Tanrı her şeyiyle iyi ve adil olandır. (Tek Tanrı inançlarına göre...)
2. olarak Mısır'ı yöneten koskoca bir hükümdarın boğulma olayı hangi tarihi eserde geçmektedir? Yahut Musa'nın kaçışı hangi belgede yazar? Mısır tarihi okuyan birisi bu olayı görebilir mi?

Sorgulama kısımlarına gelmedik daha bunlar küçük ısınmalar. Ama biz önce İncil neymiş ona bakalım...
Yeni Ahit ve Eski Ahit isimlerini çokça duymuş olabilirsiniz. Yeni Ahit İncil'dir ve Eski Ahit ise Tevrat ve Zebur dahil İsa'dan önce yaşamış olan birden fazla peygamberin söylediklerini kapsar. Bu noktada İncil yani Yeni Ahit'e kadar gelmiş olanlar hep bir ağızdan İsa'nın geleceğini müjdeler ve İncil ile bu müjde gerçekleşir. Zaten İncil müjde demektir. Hristiyanlar bu olayı mucize olarak nitelendirir. Çünkü, aralarında uzunca yıl farkı olan 2 kitap arasında birbirini tamamlayıcı ögeler vardır. Eski Ahit yazılmış daha sonra 1000 yıl geçmiş ve Yeni Ahit ortaya çıkmış. Ayriyeten ikisi birbirine uyuyor. İşte! Tanrı'nın kanıtı...
İsa ve İncil tamamlayıcıdır ve "tamamlayıcı" olmak İncil'de geçer. İsa kendinden önceki dinler için ben onları yanlışlamaya değil tamamlamaya geldim der. Eski Ahit ile Yeni Ahit birleşir, tamamlanır ve Kutsal Kitap ortaya çıkar. Bu noktada Hristiyanlar Eski Ahit'i de kabul ederler.

Peki, İncil değiştirilmiş mi? Olaya bakış açısı şudur: Müslümanların gözünden diyelim bakacak olursak İncil'i kabul etmemek gerekir çünkü İncil değiştirilmiştir.
Hıristiyanlar ise bunun doğru olmadığını söyler. Hey Gavur Anlatsana kitabında da geçtiği gibi İncil'in İsa'dan Sonra 200 yıllarındaki örnekleri gösterilir örneğin ve "Şimdiki İncil ile tıpatıp aynı denilir."
Burada kafa karıştıran bir diğer nokta ise 4 tane İncil olduğunu sanmaktır. Matta, Markos, Luka ve Yuhanna... Bu insanın gerçeği fark ettiğinde tebessüm etmesini sağlar. Çünkü bu isimler 4 farklı incil değildir. İncil'in 4 bölümüdür.
Barnabas İncil'i diye ortaya atılan ise yukarıdaki kitapta anlatılış şekliyle, gerçek olan İncil değil sahtedir. Ayriyeten çelişkilerle doludur denir. Örneğin İsa'nın 12 havarisi vardır ve bu havariler arasında Barnabas diye birisi yoktur. Ama, Barnabas İncil'inde Barnabas kendisini 12 havariden birisi olarak tanıtır.
Bu noktada başka bir kafa karıştıran konu ise şudur: İncil değiştirilmiş ise Tanrı buna nasıl izin vermiştir. İncil'de "Doğrusu sizlere derim ki, gök ve yer yok oluncaya dek ruhsal yasadan küçücük bir nokta ya da bir çizgi bile kaldırılmayacaktır." (#82132039) denir. Tanrı güçsüz müdür ki İncil'in değiştirilmesine izin versin? Ya da Müslümanlar kendi kitaplarının kıyamete kadar korunacağını bildiği halde neden aynı korumanın İncil için geçerli olmadığını savunur?
Her neyse...

İncil; Matta, Markos, Luka ve Yuhanna dahil 27 bölüm içerir. Konusu ise İsa'nın doğumu, yaşayışı ve çarmıha gerilişi... Daha sonrasında da mucize olarak dirilmesi ve havarilerine görülmesi. Bu konu 4 havari tarafından anlatılır. Matta kendi gözünden ve kendi cümleleri ile bu olayları anlatır. Daha sonra Markos, Luka ve Yuhanna...
İsa'nın uzun uzun soyağacı verilir. Matta kısmında (Matta 1: 1-17) İbrahim'den İsa'ya kadar 3'erli halde 14 kuşak sayılır. 42 kuşak yani...
Luka kısmında (Luka 3: 23-38) ise İsa'dan Adem'e kadar 75 kuşak sayılır.
Şimdi hesaplama kısmına geçelim Luka üzerinden... İsa'nın doğumunu 0 kabul edelim ve İsa'dan ilk insan olan Adem'e kadar 75 kişi var. Her birisi de 100 (yüz) yıl yaşadı diyelim. Bu noktada ulaşacağımız sonuç İ.Ö 7500 olur. Yani Adem M.Ö 7500 yılında ortaya çıkmış. Ben cömert bir insanım bu sayıya 1 tane 0 daha ekliyorum. M.Ö 75000 (75 bin) diyelim. Adem'den önce hiç insan olmaması lazım ama hayır...
Arkeoloji ve bilim sayesinde bunun saçma olduğunu görebiliyoruz. Homo Sapiens Sapiens, yani insanların fosilleri 350 bin yıl öncesine gidiyor. (https://bilimvegelecek.com.tr/...ri-fasta-kesfedildi/)
Bu noktada belirtmem gerekir ki insana en çok benzeyenlerin ne kadar geçmişe gidebildiği bu. Sapiens'ten çıkıp Homo Sapiens'i incelersek daha da geriye gidebiliyoruz. Ee, ben cömert bulunmuştum ve 0 eklemiştim yanına... İncil hesabına göre 75 bin yıl önce insan olmamalı. Bir diğer örnek ise taş aletler üzerinden olabilir. Bugün biz diyelim çatal, kaşık kullanıyoruz. Eskiden de taş aletler kullanılıyor diyerek yola çıkıp bulduğumuz taş aletlere bakalım: Hepsi 75 bin sayısının çok küçük kaldığını gösteriyor. (https://www.bbc.com/...erler-dunya-44806930)
Bu noktada en güzel sözü Schopenhauer söyler: "Aynı kafada inanç ve bilgi birbiriyle uyuşmaz." (#82417065) Dinle ilgilenecek olan arkadaşlara küçük bir tavsiye, bilime bulaşmayın :)
İsa'nın doğumuyla ilgili bir diğer noktayı ise kısaca alıntılıyor ve hiçbir şey demiyorum: "İsa Mesih'in doğumu şöyle oldu: Annesi Meryem Yusuf'la nişanlıydı. Onlar bir araya gelmeden önce Meryem'in Kutsal Ruh'tan gebe olduğu anlaşıldı." (#82130544)

Neyse, biz devam edelim. İncil'in ilk 4 bölümünde İsa'nın doğuşundan itibaren yaşananlar anlatılır. İsa bolca tedavi yöntemi kullanır. Tıp bugünlerde bile o kadar ileri gidip ölüleri diriltemedi mesela... Bu noktada kötürümleri ayağa kaldırmak, kör olanların görmesini sağlamak ve ölüleri diriltmek gibi bolca eylemde bulunur. Alıntı yapmıyorum bu kısımda çünkü her sayfada defalarca görebilirsiniz bunu.
Peki, sorum şu: Bu kadar iyileştirme gücü olan birisi neden kolu olmayan birisinin kertenkelenin kuyruğunda olduğu gibi kolun çıkmasını sağlamaz. Mesela Deadpool bunu yapıyor: https://youtu.be/Cb6T9L1K86M
İsa Yahudilerin Kralı olarak çarmıha gerilir. Bu noktada yargılanma sürecinde kendisini "Tanrı'nın Oğlu" olarak tanıtır. Bu kısım ayrı bir kısım ve hiç girmek istemiyorum.
Çarmıha gerilir, bi' mezara kapatılır. Mezarın üzerine koca bir kaya konulur ve başına da 2 Romalı bekçi atanır. Sonra insanlar şok! İsa bütün bu engelleri aşar ve havarilerinin yanına döner. Sonrasında onlarla beraber kalır ve dünyaya geri döneceği günün geleceğini söyleyerek aramızdan ayrılır.
İlk 4 bölüm bu şekilde biter ve havarilerinin Hristiyanlığı anlattığı kısımları okumaya başlarız. Antakya, Konya, Selanik vd. yerleri dolaşırlar.

Son bölüm olan Vahiy kısmında ise Mesih'in dönüşü ve yapılacak olan savaşlar falan anlatılır. Burada önemli bir nokta olarak yaratılış, insanların nasıl yaratıldığı, evrenin nasıl yaratıldığı gibi konular anlatılmaz. Başta söylediğim gibi bu konular Eski Ahit'te geçer ve Hristiyanlar bunu kabul eder zaten.
Şahsi görüşüm şudur: Yahudiler'in dininin Buda benzeri bir insan olan İsa üzerinden güncellenmesidir Hristiyanlık. Eski Ahit'i kabul ederler ve İsa üzerinden ilerler İncil çünkü...

Buda benzetmesi yaptım çünkü İncil'i bu öğretileri benimsemiş gibi hissettim. Örneğin birisi sizin yanağınıza vurursa diğer yanağınızı çevirin der.
"Yargılamayın ki yargılanmayasınız." (#82133066)
"İnsanların size nasıl davranmalarını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın." (#82133271) gibi sözler söylenir. Başka bir olay ise bi' kadının taşlanması kısmında yaşanır. "Aranızda kim günahsızsa kadına ilk taşı o atsın" dedi. (#82176505) denir İsa için.
Bu gibi sözler üzerinden hırsızlık yapmamayı, insanlara iyi davranmayı ve güzellikleri tembihleyen bir din denilebilir Hristiyanlık için...
Tabii, bazı noktaları da vardır ki burada ne demek istiyor denilir: "Yeryüzüne barış getirmeye geldiğimi sanmayın. Barış değil kılıç getirmeye geldim." (#82134651) der mesela İsa.

Bu noktada Hristiyanlık ve İslam gibi dinler mecazi, süslü ya da örtülü anlamlar olduğundan bahseder. Biz bir olayı anlayamıyorsak bu bizim cahilliğimizdendir denir. İsa neden barış değil kılıç getirmeye geldi? diye soramayız. Ya da "İyi ürün vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır." (#82131352) kısmını okuduktan sonra Çamların ne günahı var? diye soramayız. Başka bir örnek ise İncil'in Vahiy kısmındandır. Bu kısmın girişinde "Çağdaş okuyucuyu uğraştıran betimlemeler..." ve "Bugün anlaşılması güç olan..." gibi cümleler sarf edilir.

En sevdiğim filozof olan Schopenhauer filozofların anlatacaklarını en kısa ve basit yoldan anlatması gerektiğini söyler. Süslü anlatımlar, anlaşılmayı zorlaştıran söz oyunlarını hiç sevmez ve gömer. "... ekseriyetle hakikatin peşinden ayrılmayan basitlik her türlü sanatın, güzel olan her şeyin, her türlü düşünsel temsil veya tasvirin temelinde olan bir yasadır." (#82922141) der. Basit olan güzeldir.
Peki, sorumu soruyorum: Evinize herhangi bir alet aldığınızı düşünün, örneğin televizyon.
Kullanma kılavuzunu açıp bakıyorsunuz ve televizyon nasıl kullanılır öğreniyorsunuz. Oldukça basit...

Ufacık bir kalemin bile bir ahahaha şaka şaka... İnsanları "doğru" yola sevk etmesi ve daha da ötesi tüm hayatlarını etkileyecek ve değiştirecek olan bir kılavuz, kitap neden anlaşılmaz olur? Sorum bu kadar basit...

İncil'in bir diğer mucizesi ise şudur: "İsa ne düşündüklerini bildiğinden onlara, "Kendi içinde ikiye bölünen her krallık yıkılır" dedi." (#82135441)
Şok, şok, şok! Roma'nın çöküşünü önceden görmüş İsa.
Roma İmparatorluğu Doğu ve Batı Roma diye ikiye ayrıldıktan sonra her ikisi de yıkılmıştı farklı süreçler sonucunda.
Yine küçük bir soru: İkiye ayrılan Almanya sonra tekrar birleşti ve hala yaşamaya devam ediyor. Yoksa, ileride Almanya yıkılacak mı?
"Almanya krallık değil ki be!" mi diyeceksiniz yoksa?

Başka bir örnek daha verelim: İncil'in Habercilerin İşleri kısmında Petros acıkır ve dama çıkar. Dua eder ki gökten yemek yollansın ve karnı doysun. Bu noktadan sonra gök açılır,çarşafa benzer koca bir nesne iner. Ve asıl nokta geliyor, tepsinin içinde "İçinde yeryüzünün tüm dört ayaklı yaratıklarıyla sürüngenleri ve gökyüzünün kuşları bulunuyordu." (#82178330)
Sormazlar mı adama, "Be mübarek! Tüm kuş çeşitlerini bile sığdıramazsın o tepsiye."
Bütün hayvanları nasıl sığdırdın :D

Diğer iki örnek ise şunlardır: "Güneşin görkemi bir tür, ayın görkemi başka tür, yıldızların görkemi başka türdür. Görkem bakımından bir yıldız öteki yıldızdan farklıdır." (#82585248) denir.
O dönemlerde yaşamış birisi başını gökyüzüne çevirirse göreceği şeyler bunlardır. Parıl parıl parıldayan yıldızlar, gündüzleri ortaya çıkan Güneş ve geceleri ortaya çıkan Ay.
O dönemlerde yaşamış birisi nasıl bilebilir ki koskoca gökyüzünün 3 türden daha fazlası olduğunu. Gezegenler, Kuyruklu Yıldızlar ve daha nicesi... Kara delikler bile yeni yeni keşfediliyor :D https://www.nasa.gov/...-image-makes-history
Tanrı her şeyi bilen ve gören ise, neden gözlerini gökyüzüne çevirmiş ve çıplak gözle gördüklerinden ötesini bilemeyen bir insan gibi davranıyor?

2. örnek ise İncil'in Vahiy kısmındandır: "Bundan sonra baktım ve güneşte duran bir melek gördüm. Gür bir sesle göğün ortasında uçan tüm kuşları çağırdı." (#82993956) Güneş ile dünya arasındaki mesafe 149 milyon kilometredir. Melek bu kadar uzaktan sesini iyi duyurabilmiş. Güneşten gelen ışın bile dünyaya 8 dakikada varıyor. Kuşlar biraz bekledi galiba sesin gelmesini...
Ha bir de ses uzayda yayılıyor muymuş?

Her şey tamam ve bir diğer konuya girmek istiyorum. Müslümanlar neden kabul etmiyor Hristiyanlığı? İsa'nın peygamber olduğunu kabul ediyorlar mesela...
Bu noktada İncil'in değiştirildiğini savunduklarını söylemiştim ve İncil'de şunlar geçer: "Başka hiç kimsede kurtuluş yoktur. Çünkü göğün altında, insanlar arasında verilmiş başka hiçbir ad yoktur ki, biz onunla kurtulabilelim." (#82177294)
Başka yerlerde de geçer ve Hristiyanlara göre Mesih İsa'dır. İsa'dan sonra başka bir peygamber gelmeyecektir ve bunu bilirler. Zaten İsa bile peygamber değildir. En son peygamber Yakup'tur onlar için.

Schopenhauer "... hayatın derin anlamı ve yüksek hedefi kitlelere ancak simgesel bir dille gösterilip takdim edilebilir, çünkü onlar hayatı gerçek anlamıyla kavrayamazlar." (#82406912) der.
Başta söylediğim haliyle; gerçeği kavrayacak olan sadece sizsiniz. Kendi benliğiniz ile bunu yapmayı da seçebilirsiniz ya da dinlerin size söylediklerini kabul eder ve bu şekilde yaşamayı seçersiniz. Her bir din, Tanrı ya da peygamberler insanları "koyun" olarak nitelendirir ve her bir insanın da çobanlar tarafından güdülmesi gerektiğini söyler.
Hem Tanrı'nın kullarısınızdır hem de başınızda bulunan yöneticilerin kulu... "Herkes başta bulunan yetkililere bağımlı olsun. Çünkü Tanrı'dan olmayan yetki yoktur. Var olanları Tanrı atamıştır. Bu nedenle, yetkiye karşı direnen, Tanrı'nın düzenine karşı direnmiş olur." (#82582734)

Sözlerimi bitirmeden evvel uzun ve yorucu bir yolculuğa çıkmaya başlayacağınızı hayal ediyorum. Bu yolculukta çoğunluktan kopup yalnız kalacağınızı hissedebilirsiniz. Çünkü Schopenhauer'in dediği gibi "Din kalabalıkların metafiziğidir." (#82405416) ve sizler de kalabalıklardan uzaklaştıkça koca bir dağın tepesine tek başınıza varmış gibi hissedersiniz. "Asıl büyük kafalar, kartallar gibi yükseklerde, yalnız yaşarlar." (#62614461) O noktaya vardıktan sonra ne yapacağınız ise size kalmış... https://tr.wikipedia.org/...the_sea_of_fog.jpg

Din, bilim, felsefe ya da her ne olursa olsun; insanlık gelişmekte ve her gün değişmektedir. Sabit olan hiçbir şey varlığını devam ettiremez. Akmakta olan bir nehir, nehir olmasını akması sayesinde sağlar.
Değişen bu dünyaya kalıcı yasalar ya da davranış biçimleri koymak ise oldukça gülünçtür.

Geçmişte yaşamış insanların dinleri bize mitoloji olarak aktarılmaktaysa ve biz de onları eğlenerek ve gülerek okuyorsak; bugünün yaşayan dinleri de geleceğin mitolojisi olacaktır.

Usta yazar Dostoyevski'nin o yıkıcı sözü ile kapatmak istiyorum: "Belki de Tanrı hiç yoktur." (#35635951)

Belki de... https://www.youtube.com/watch?v=zE7PKRjrid4
598 syf.
·Puan vermedi
Hristiyan değilim ama tüm dinleri araştırıp kafamdaki soru işaretlerine cevap bulmaya çalışan biriyim bu yüzden eskiden okuduğum incili şimdi daha da derin okudum. Öğretiler yanlışa mı dönmüş bilemem ama okumadan, bilmeden, körü körüne inananlardan olmamak ve sorularıma cevaplar bulmak için belki de ...
598 syf.
·Puan vermedi
Kutsal kitapları okumazsanız perili bir rüyayla asfalt sokaklar arasında kalmaya devam edersiniz :) Gözlerinizi açmak için göz kapaklarınızdan çok daha fazlasına ihtiyacınız var..
Bu kaliptan kurtulmanin yolu nedir? Yada incil okumak dinden mi cıkarır? Kurtulmamiz gereken bu kalıplar bizlerin zihinsel süreçlerimizin birer sonucudur. Bütün dinlere saygı duymali ve dinler arasında ki anlatım, yaşam farkını görmek okumaktan geçer.
598 syf.
·Puan vermedi
Protestan bir arkadaşın, seninle bir şey paylaşıcam deyip müjde olarak bana bahsetmesi üzerine okudum düşünce ve inancımda bir değişiklik olmadı, genel kültür olarak faydalı olacağını düşünüyorum.
672 syf.
·Puan vermedi
İsa; bir sevgi peygamberi. Dininiz ne olursa olsun İncil'i okumalısınız. İsa'nın çabası, fedakarlığı karşısında aldığı ihanet ve ölüme mahkum edilişi. İçerisinde tüyler ürperten öğütler ve dersler barındıran bir eser.
Kurgu, olay örgüsü, anlatım, gerçeklik, karakterler. Muazzam.. La fontene masallarını boşverin, çocuğunuza bunu okuyun. Erken yaşta vizyonu genişlesin.
534 syf.
Eskişehir Türk Protestan Vakfı Kilise'sinden adıma hediye edilmiş olan İncil. İçinde 4 havarinin yazdığı inciller ard arda sıralanmış bu yüzden birebir olmasa da sayı ya da başka değişikliklerle aynı olay örgüsünü okuyorsunuz. Ardından mektuplar kısmı geliyor. Meryem'in nişanlısı Yusuf'tan hamile kalması olayına Richard Dawkins ve Muazzez Ilmiye Çığ değinmişti ve İsa'nın bir kişi olmadığı farklı farklı İsa'lar olduğu olaylarına da. Fırtınalı denizleri dindirip çarşaf gibi sakin hale getirme, hasta ve yatalak hastaları iyileştirme, bir somun ekmek ile 70 kişiyi doyurma, tekrar dirilme vs vs olaylarına inanmasam da yine de İncil okumak ufku açar. En azından bugün arap adetleri diye aklımızı dumura uğratan adetlerin kaynağının yahudiler olduğunu buradan araplara geçtiğini anlarsınız. Domuz olayının da aynı şekilde. Şu an elimin altında olmadığı için bakamıyorum hangi kısımda olduğuna ama İsa'nın sofraya ellerini yıkamadan oturmasına ve insanların onu ayıplaması olayları vs de var.
598 syf.
2001 yılında bir vesile ile gittiğim İstanbul'da gezer iken merak ile girdiğim Sent Antuan kilisesinde İncil'de satılıyor idi.Aldım.Kısa süre içerisin de merakın verdiği motivasyon ile okudum.Mensup olmadığım bir dinin kutsal kitabı olan İncil'i, Mensup olduğum dinin kutsal kitabından önce okumam,okuyabilmem ilginç bir hal...Kur'an-ı Kerim mealini alıp okumaya başlamam ancak 40 yaşından sonra nasip oldu. Bizim evde zaten Kur'an-ı Kerim yoktu. Evinde Kur'an-ı Kerim olanlar da ise mevcut hal güzel bir kılıf içerisinde bir odanın yüksek bir yerine asma eyleminden ibaretti.Arapça bilen olmadığı için eline alıp okuyanda olmazdı. Diyelim ki Arapça bilen var okur ama ne diyor Kur'an onu bilmezdi.Kur'an-ı Kerim'in Anadolu'da ne hikmet evlerde Türkçe Meali olmazdı.Diyelim ki bulduk yahutta tedarik etmeye niyetlendik.Bir zümre husule gelmiş ki;"Mealini okuyamazsın.Okusan da zaten anlayamazsın. Anlarsın yanlış anlarsın. Doğrusunu anlamak ancak Alim zatlar için mümkün.Sen okursan sapkınlığa düşersin...vs Neticede mensup olduğu dinin kitabı olan Kur'an-ı Kerim-i anadilinde okumaksızın vefat eden nesiller husule getirdik.
598 syf.
·80 günde·Beğendi·10/10 puan
Kuran'ı yılda en az bir kez, yavaş yavaş ve anlayarak, karşılaştırmalı tefsirlerle okuyan biri olarak uzun zamandır ertelediğim bir kitaptı İncil. Ondan hemen önce Tevrat'ı da okudum ama açıkçası Tevrat beni çok yordu.
Çoğumuzun bildiği gibi Matta, Markos, Luka ve Yuhanna isimli dört havarinin İsa peygamberin vefatından sonra (en erken 65 yıl) yazdıkları, Hz. isa'nın yaşamını ve vefatına kadar olan mücadelesini, öğretilerini anlatan kitaplardır. Her bir İncil onu yazan havarinin adıyla anılır. ilk üç incil birbiriyle eşgörümlüdür. Yuhanna incili hem silsilesi, hem edebiyatı hem de şiirselliğiyle diğerlerinden ayrılır. Ayrıca Rab=İsa öğretisinin yerleşmesinde büyük pay sahibi olduğunu söylemek mümkün.(rab aynı zamanda öğretmen demektir. İncilde kimi zaman öğretmen kimi zaman Tanrı anlamında kullanılmıştır.)
İncilleri sırayla okurken Yuhanna'ya geldiğinizde ''Başlangıçta yalnızca söz vardı ve söz Tanrıyla birlikteydi ve söz Tanrıydı'' girişi sizi okuyacaklarınızın farklılığın karşı uyarıyor gibi.
Dört incilden sonra Elçilerin işleri kısmı var. Aziz Pavlus ve Aziz Barnaba'nın yolculukları ve hristiyanlığı yayma çabaları anlatılıyor, mektuplar şeklinde.
Pavlus'a ayrıca değinmekte fayda var.
pavlus önce hristiyanlara eziyet etmiştir, o zamanlarda adı saul idi. sonradan inanmış ve İsa peygamberin öğretisini yaymaya kendini adamıştır. Hristiyanlığın bugünkü halinin mimarı sayılır. Baba- Oğul- Kutsal Ruh üçlemesini hristiyanlığa sokan kişidir. içten içe yahudiliğini hiçbir zaman bırakmadığı rivayet edilir, ki biz kendisinin imanına şahit olamayacağımızdan rivayetin yalancısıyız:))
Katolik kilisesinin iki kurucusundan biri Aziz Pavlus, diğeri Aziz Petrus'tur. Bu da bir ek bilgi olarak burada dursun.
Sonuç olarak: Kitapta şöyle yazıyor, Allah şöyle buyurmuş diye kulaktan dolma bilgilerle konuşan insanlara ''o dediğin Kuran'da yok'' diyecek kadar Kuran'ı okuyan, öğrenen birinin İncil'i okumasında bir sakınca olmadığı gibi fayda da vardır. Zira, içinde geçen, tahrifata uğramamış Allah sözleri kendini gün ışığı gibi göstermektedir.
Kötüye karşı direnmeyin. Sağ yanağınıza bir tokat atana öbür yanağınızı da çevirin. Size karşı davacı olup mintanınızı almak isteyene abanızı da verin. Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün. Sizden bir şey dileyene verin, sizden ödünç isteyeni geri çevirmeyin.
Kolektif
Sayfa 13

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İncil
Sayfa sayısı:
598
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Avrupa Kıtası Yayın Fonları

Kitabı okuyanlar 841 okur

  • Tolstoy
  • Tamer cabuk
  • Kubilay Kızılkan
  • Oktay Petek
  • dgscvk
  • Mel
  • Root
  • kardelen emral
  • Akif Furkan Karahal
  • şara

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%2.2
13-17 Yaş
%3.3
18-24 Yaş
%27.2
25-34 Yaş
%43.5
35-44 Yaş
%13
45-54 Yaş
%7.6
55-64 Yaş
%2.2
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%39.7
Erkek
%60.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.8 (27)
9
%3.1 (5)
8
%8.1 (13)
7
%5 (8)
6
%5 (8)
5
%11.8 (19)
4
%3.1 (5)
3
%3.1 (5)
2
%2.5 (4)
1
%4.3 (7)

Kitabın sıralamaları