Dişiliğin Manevi Gücüyle Temasa Geçmek

Kadın

Osho
Yazar:
Osho
Çevirmen:
Amrit Sangeet
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Kadın bu değil şekerim!
3/10
·323 syf.··
2019 12. kitabı
Kendimi bildim bileli feministim. Feminizmin en büyük düşmanının kadınlara gereksiz gaz veren düşünceler olduğuna inanıyorum. Bu kitap da işte aynen bu şekilde kadınlara son derece gereksiz gazlar vermeye çalışan bir saçmalık. Neymiş? Kadın erkekten üstünmüş çünkü kadını da erkeği de o doğururmuş... Konuya rasyonel yaklaşacak olursak mevcut teknolojide üremek için kadına ihtiyaç yoktur. Suni rahim yaratabiliyor insanoğlu ancak suni sperm üretimi diye bir şey söz konusu değil. Sperm bağışı olmadan, erkeklerden spermi sağıp stoklamadan kadınların erkeklerden bağımsız olarak üremesi imkansız. ( *Edit: Klonlama var demeyin. Klonlama net olarak var mı, klonlanan insan bildiğimiz anlamda ayrı bir kişilik oluyor mu bu konuda net bilgi yok. Klonlama konusunu dışarıda tutarak yazdım bunları. Klonlama işin içine girerse, o saatten sonra kim takar erkekleri sil yeryüzünden gitsin :) ) Yani kadın milleti olarak kabul etmesi zor ama seve seve üremek için erkeklerin o buruşuk hayalarındaki sperme muhtacız. Fakat bugün kadın milleti dünyadan silinse, erkekler suni rahim üretir nesli devam ettirir. Ama kadınsız kalır abazanlıktan ölürler de sanmayın. Şerefsizler robot kadınları çoktan yaptılar hatta robot kadın genelevi bile kuruldu yabancı memleketlerde :) Bildiğin kuyumuzu kazıyorlar inceden aslında farketmiyor da değilim :) Sonuçta belirttiğim durumlar sebebiyle bilimsel açıdan, üreme konusunda erkeklerin bir adım önde olduğuna var mı itirazı olan? Yok... Konu kilit. Bu sebeple kadınlara gaz verip "Sen doğuransın, sen üstünsün, sen şöylesin, yürü kız kim tutar seni" gibi dünyanın en gerizekalıca önermelerini içeren bu kitabın yarısı komple çöp. Kadının üstünlük kurma çabası ya da üstünlük kurma ihtiyacı diye bir şey zaten yoktur. Kadının toplumdaki yerinin kabul edilmesine ve
KadınOsho · Ganj Yayınları · 20181,182 okunma
Puan vermedi
( Osho diyor ki; • Kadin yasam uretmeye muktedirdir; erkek ise degildir. Bu acidan erkek daha asagidadir ve bu asagilik duygusu kadinlara erkeklerin hukmetmesinde onemli rol oynamistir. Asagilik kompleksi su sekilde calisir: Erkek kendini ve dunyayi aldatmak uzere daha ustunmus gibi davranir. Erkekler asirlardir kadinin dehasini, yeteneklerini, kapasitesini yok etmekte ve boylece kendi ustunlugunu tum dunyaya ve kendine kanitlamaya calismaktadir. • Baskilardan dolayi kadinlarin psikolojisi bozulmus, onlari erkeklerin kolesi yapmis ve tum dunyada ikinci sinif vatandas haline dusurmustur. Bu durum, sadece ve sadece erkegin kadindan daha cok kas gucune sahip olmasindan kaynaklidir. Ama kas gucu hayvansiligin bir parcasidir. Eger bu durum ustunlugu belirleyecekse, o zaman neredeyse tum hayvanlar erkekten daha kaslidir...) Degisik bir bakis acisi... ve Degişik bir kitap
Felsefe
KadınOsho · Ganj Yayınları · 20181,182 okunma
7/10
·323 syf.·
2021 3. kitabı
Osho'nun ilişkilere ve cinsiyetlere bakış açısını çözemedim :) biraz değişik doğrusu. Günümüz feminist anlayışa pek uymuyor. Zaten kendisi de kadın hareketini (feminizmi) tavsip etmiyor. Ben de onun anlayışını pek tavsip etmedim. Ama sakinliğini, dinginliğini ve hayata bakışını sevdiğim için kitaplarını tavsiye ederim.
KadınOsho · Ganj Yayınları · 20181,182 okunma
ERKEK VE KADIN EŞİT DEĞİLDİR, İKİSİ DE EŞSİZDİR!!
10/10
·323 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
Kitapla ilgili o kadar çok alıntı yapılabilir ki, içinde yaşadığımız, farkında olarak ya da olmayarak yaptıklarımız, yaşadıklarımızla ilgili, kadınlarla ve erkeklerle ilgili, vs.. Bu kitapla ilgili aklımda kalan en iyi alıntı, "bu yüzyılın en büyük buluşunun doğum kontrol hapı olduğu" bilgisi o kadar net, detaylı anlatılmışki okumanızı tavsiye ederim..
Felsefe
KadınOsho · Ganj Yayınları · 20181,182 okunma
10/10
·323 syf.·
2024 1. kitabı
Bu platformda ilk paylaşımım bence de bu kitap olmalıydı. Kadınları ya da kendimizi anlamamızda katkısı büyük. Şu sözlerle beni vurmuştur; Bir kez varlığının en derinine indiğinde gözlerine inanamazsın: O kadar çok coşku, o kadar çok mutluluk, o kadar çok sevgi taşıyordun... ve sen kendi hazinelerinden kaçıyordun.
KadınOsho · Ganj Yayınları · 20181,182 okunma
osho kadin
Puan vermedi·323 syf.··
2021 75. kitabı
Değerli arkadaşlar her ferdin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum kitabın her kelimesi ,cümlesi, farklı bir heyacan yaratıyor .özellik kadınların okumasını isterdim Ben gerçekten kadınların bir kadın olmasını isterdim çünkü bu büyük oranda kendilerine bağlıdır. Kadın erkek den daha cok önemlidir. Çünkü o rahimde hem erkeği hem kadını taşır O kıza ve oğlana her ikisine annelik eder .her ikisini de besler .eğer o zehirliyse o zaman sütü zehirlidir .O zaman çocukları yetiştirme tarzı zehirlidir.Buyuk iskender, napolyon bonaparte, mussolini,mao zedong, nadir şah, timurlenk, cengiz han, tarih bu canavarlarla doludur onlarda sevecen kadınlardan gelmiştir .kitapda emeği geçen ve yazan düşüncelerini paylaşan varlıklara tessekkür ediyorum.
Felsefe-Düşünce
KadınOsho · Ganj Yayınları · 20181,182 okunma
10/10
·323 syf.··
2017 41. kitabı
Bir osho kitabı için söylenebilecek en kapsamlı kelime tam anlamıyla mevcut değil o herhangi bir konuyu tüm yönleriyle ele almadan kesinlikle açıklamıyor kimine göre ürkütücü ve bu kitap hakkında aldığım en realist yorum “ çok gerçekçi ve ben felsefesinden etkilenyorum ve kendi hayatımda sorgulamaya başladığımda kimse yanımda kalmayacak o yüzden bırakmalıyım “ diyerek teslim aldığım arkadaşımdı Kısaca bir osho okuru ilk önce kendi ile yüzleşir meditasyonun derinliklerine kadar inen yazar bir kadını kadın olmanın ötesinde anlatmıştır keyifli okumalar
Felsefe
KadınOsho · Ganj Yayınları · 20181,182 okunma
9/10
·323 syf.··
2017 6. kitabı
Kadınların erkeklerin kaburgalarından yaratıldığını ve kadın ruhunun mukemelliğini guzel bir dille ifade eder. Gerçek kadın ruhunun nasıl olması gerektiğini kadınların kırılgan, nazik, ve erkeklerden daha baskın duygulara sahip olduklarını yazar kendi süzgeçinden geçirir...
Felsefe
KadınOsho · Ganj Yayınları · 20181,182 okunma
Uçmadan önce
Puan vermedi·323 syf.··
2023 6. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2023 21:14
Kitap; yazarın eline aldığı bir eser değil, röportajlarından uyarlamadır. Her alanda söylemi olan yazarın "Kadın/dişi" ile ilgili fikirleri bu kitapta toplanmıştır. Kitabın olumlu tarafı akışkan bir üslupla kendini okutmasıdır. O da konuşmalardan alındığı için olabilir. Çünkü sohbet havasındaydı. Vermek istediği mesajlar, örgüleyerek tekrarlandığından insanın zihninde ister istemez yer ediyor. Katıldığım ve katılmadığım düşünceleri var: Mesela kadından beklentilerin erkekler tarafından yıllarca örgütlenmesi, toplum baskısına dönüşmesi.. kadının anneliği yüke değil zevke dönüştürme.. cinsellikte kadının da hislerine önem verilmesi.. kadın zihninin sevgiye dayalı olması.. vs katıldıklarım. Ancak, tamamen özgürlük adı altında herkesin her şeyi yapabilmesi, kıskançlığı karı koca arasından kaldırıp yan ilişkilere davet çıkarması hatta evliliğin ortadan kaldırılması bundan doğan çocukların komün adı altında bir kurumda yetiştirilmesi vs.benim dünyama zıt fikirlerdir. Kitap, meditasyon konusuna da yer vererek sonlandırılmıştır. Kitaba kendimi kaptırmadan, süzerek aldıklarım bende kaldı. Bir kerelik okunabilir. Okunacak daha faydalı kitaplar var yoksa uçuşa geçirebilir.
Hayat ve İnsan
KadınOsho · Ganj Yayınları · 20181,182 okunma
10/10
·%49 (138/280 syf.)··
Beğendi
Evet kitap çok güzel ve Ufuk açıcı bir ailenin bir evlada veremeyeceği şeyleri anlatmış kitapta yazar.. çok dikkatimi çekti. Kadının tuval olduğunu. Ve hemen sevgili olunduğunu.. çok hoş...
1000Kitap
KadınOsho · Ganj Yayınları · 20181,182 okunma

Yazar Hakkında

OshoYazar · 152 kitap
'Asi Ruh' ya da 'Provokatör Mistik' olarak da anılan Osho, 1931 yılında Hindistan'ın Madhya Pradesh eyaletindeki Kuchwada'da dünyaya gelmiştir. Daha çocukluk yıllarından itibaren, başkaları tarafından verilen bilgiler ve inançları edinmektense gerçekliği kendisi deneyimlemekte ısrarcı olan asi bir ruhu vardı. Bu durumu kendisi şöyle dile getirir: 'Çocukluğumdan hatırlayabildiğim kadarıyla yalnızca tek bir oyun sevdim: Tartışmayı, her şey hakkında tartışmayı... Pek az yetişkin bana tahammül edebiliyordu; beni anlamaları söz konusu bile değildi. Okula gitmek hiç ilgimi çekmiyordu. Orası olabilecek en kötü yerdi. Sonunda gitmeye zorlandım, ama elimden geldiğince direndim, çünkü orada yalnızca benim ilgilendiğim şeylerle ilgilenmeyen çocuklar vardı ve ben de onların ilgilendikleri şeylerle ilgilenmiyordum. Bu yüzden hep grup dışı kaldım.' 1990 yılına kadar süren yaşam yolculuğu süresince tüm dünyayı yerinden oynatacak söylemleri ve geliştirdiği meditasyonlar ile günümüzde hala güncelliğini koruyan sıradışı bir şahsiyet olan ve Bhagwan Shree Rajneesh adıyla da bilinen Osho, din, felsefe, psikoloji, politika ve insanı ilgilendiren birçok alanda her türlü geleneği temelden sarsan yorumlarıyla büyük ilgi ve de tepki toplamıştır. Yirmi bir yaşında üniversite öğrenimini tamamlayan Osho, Jabalpur Üniversitesinde yıllarca felsefe dersleri verdi. Aynı zamanda da tüm Hindistan'ı dolaşıp konuşmalar yaptı, halka açık tartışmalarda tutucu dini liderlere meydan okudu, geleneksel inanışları sorguladı ve hayatın tüm alanlarından insanlarla bir araya geldi. 1960'ların sonlarına doğru artık kendi dinamik meditasyonlarını geliştirmeye başlayan Osho, meditasyonun o rahat ve düşüncelerden arınmış durumunun keşfedilebilmesi için öncelikle geçmişin modası geçmiş yöntemlerinin ve günümüz modern hayatının getirdiği sıkıntıların ağırlığı altında ezilen çağdaş insanın çok derin bir ruhsal temizlenme sürecinden geçmesi gerektiğini ileri sürer. 1970'lerin başlarında ilk olarak bazı Batılılar Osho'dan haberdar olmaya başladılar. 1974'te Hindistan'ın Pune şehrinde onun çevresinde bir komün kuruldu ve başlangıçta Batı'dan tek tük gelen ziyaretçiler, sonradan gittikçe çoğaldı.1985 yılında göçmenlik yasalarını ihlal etmek suçlamasıyla gözaltında olduğu sırada yavaş yavaş zehirlendiği söylenir. 1975 yılı boyunca Osho, Doğulu meditasyon teknikleri ile Batılı terapi yöntemlerine devrim getiren programların ve atölyelerin genişlemesine rehberlik etti. Ağustos 1975'te ilk terapi grubu başladı. Grup süreçlerine günlük Dinamik ve Kundalini Meditasyonları, Osho'nun sabah söylevleri, gruptan önce veya sonra on günlük meditasyon kamplarına katılmak dahildi. Darşan'da, Osho yeni gelen gruplara önerilerde bulunuyor, grup liderlerine tavsiyeler veriyor, grubun katılımcıları ile görüşüyordu. 1977'nin sonunda elli farklı grup önerilebiliyordu ve Aşram, dünyadaki en büyük ve en yenilikçi büyüme merkezi olarak tanınıyordu. Toplum, din, politika, felsefe, psikoloji ve daha birçok alanın, insanın benliği ve varoluşu ile ilişkisini ele alan Osho, bu konularda ileri sürdüğü oldukça cesur ve kalıpları kıran savları, söylemleri ve iddiaları ile birçok otoritenin tepkisini çekmiştir. Köhneleşmiş, kalıplaşmış sistemlerin güçlü bir şekilde etkisi altında kalarak kendini sürekli bastıran ve böylece sürekli bir gerilim halinde olan çağdaş insan için mutluluğun, gevşemenin, yaşama sevincinin hedef alındığı meditasyon yöntemlerini geliştirmekle birlikte, bazen dinin karşısında, bazen yanında olmuş, ama bugünkü anlamda kabul edilen din görüşünün içerisinde olmamıştır. Bununla birlikte Doğu kültüründen ve mistisizminden de tamamen uzak değildir. Örneklerinde Buda'dan, Tao'dan bahsettiği kadar, Mevlana'dan, Nasreddin Hoca'dan, Hallac-ı Mansur'dan da bahseder. Ancak insanın cinsel hayatı, tatmini ve mutluluğu üzerine cesur terapi yöntemleri geliştirip onun rahatlamasını sağlamak amacıyla meditasyonlar geliştirmesinden dolayı dini çevrelerce oldukça eleştirilmiş ve tepki görmüştür. Bunun yanında, toplumsal konular hakkında da derin araştırmalar yapıp kendi fikirlerini insanlara sunan Osho'dan, birtakım politika, güç, rant ve nüfuz çevreleri rahatsız olmuştur. Belki de bu yüzden 1981 yılından itibaren ABD'den başlayarak ülke ülke dolaşıp kendine yer edinmeye çalışmış ama birçok ülke onu barındırmak istememiştir. Böylelikle de birçok sıkıntı yaşayan Osho, 1985 yılında Amerika'da tutuklanarak 12 gün boyunca hapiste kalmış ve ardından sınırdışı edilmiştir. Bu süre içerisinde yavaş yavaş zehirlendiği iddia edilen Osho, 1990 yılında da zehirlenme belirtileriyle ölmüştür. Bugün onu eleştirenler kadar onun yolunda gidenlerin kabul ettiği bir gerçek vardır : O da Osho'nun olağanüstü sıra dışı ve hiçbir kalıba ya da düzene boyun eğmeyen, suyuna gitmeyen ve tamamen bireysel özgürlüğü savunan bir kişilik olduğudur. O, özellikle İkinci Dünya Savaşı'nın ardından sayıları gün geçtikçe artmakta olan ruhani buhran içerisine düşmüş insanlar için bir nevi alternatif bir inanç sistemi kurmak yolunda doğu felsefelerine hücumun yol göstericilerindendir. Bireysel olduğu kadar toplumsal arayışlara da en derin detayına kadar inen Osho, kendisi kitap yazmamıştır. Bununla birlikte otuz beş yıl boyunca dünya çapında yapmış olduğu konuşmaları kayda alınarak sayılarca kitap haline getirilmiştir. O, hiçbir geleneğe ait olmadığını açıklamış ve 'lütfen beni geçmiş ile bağlantılandırmayın, onu anımsamaya bile değmez' diyerek seslenmiştir insanlığa- Öğrencilerine ve dünyanın her yerinden kendisini dinlemeye gelenlere yaptığı konuşmalar 30'dan fazla dile çevrilmiş ve 600'den fazla ciltler halinde yayımlanmıştır. Temmuz 1974'ten 1981'e kadar söylevler vermeye devam eden Osho, Tao, Zen, Hıristiyanlık, Hassidizm, Sufizm, Baullar, Hindu gizemciler, Tibet Budizmi, Tantra, v.b. pek çok spiritüel gelenekteki aydınlanmış gizemcilerin öğretileri üzerine yorumlar yaptı. Değişik günlerde kendisini izleyenler tarafından sorulan sorulara yanıt verdi. O kendisini 'gerçek bir varoluşçu' olarak tanımlamıştır. Beden ve zihnin birikmiş stresini atmak amacıyla kendine özgü olarak meditasyonlar geliştiren Osho , otobiyografisini de yazmamıştır . Yapmış olduğu çalışmalar ve konuşmalarından kendisinin tanınabileceğini söylemiştir.