Herkesin malumu olan bir tanımlama vardır. Bu tanım: "Bu hayat bir imtihandır". Sanırım, bu noktada ufak bir güncelleme gerekmektedir. "Hayat açık-kitap imtihandır". Kul bu sınav boyunca Resulullah'ın (sav) hayatından istifade edip bunları hayatında tatbik etmekte özgürdür; hatta böyle yapmalıdır. Dolayısıyla hayatın en ince detaylarına varıncaya kadar Peygamber Efendimiz (sav)'in yol göstericiliğine muhtacız. Bu kitapta da Elbani (Allah ona rahmet etsin) evlilikle ilgili hadis-i şerifleri derlemiştir. Aşağıda bazılarını hafızada kalıcı olması ümidiyle not alacağım. Bazı hadis-i şerifler sadece mana olarak aktarıldı.
Gerdek gecesi, gelin ile damadın iki rekat namaz kılması müstehabdır.
"İçinizden biri hanımıyla temasta bulunduktan sonra, tekrar temas etmek isterse, iki temas arasında abdest alsın. (Bir rivayete göre;namaz, abdesti aldığı gibi abdest alsın) Müslim
İbn Ömer şöyle rivayet etmektedir:Babam (Hz. Ömer), Hz. Peygamber'e; "Cünup olarak uyuyabilir miyiz?" diye sorduğunda, Hz. Peygamber; "Evet, abdest aldığınız takdirde uyuyabilirsiniz (Bir rivayete göre; Abdest al, avret mahallini yıka, sonra uyu)" diye buyurdu.
Diğer bir rivayette: 'Evet, abdest aldıktan sonra, istenirse gusledene kadar uyunabilir" denilmektedir. - Müslim
İbn Abbas şöyle rivayet etmektedir:
-"Hayızlı olduğu halde hanımıyla münasebette bulunan kimse bir veya yarım dinar sadaka versin!'” Bütün Sünen sahipleri
Bir veya yarım dinar vermek, kefaret verenin durumuna bağlıdır. Zengin ise bir dinar, fakır ise yarım dinar vermelidir. Nitekim bazı hadislerde bu durum belirtilmiştir.
Ebu Said el-Hudrî şöyle anlatmaktadır:Bir kişi gelip Hz. Peygamber'e şöyle dedi: Ey Allah'ın Rasûlü! Benim doğurgan bir cariyem var ve ben onunla münasebette bulunurken başkalarının yaptığı gibi azil yapıyorum. Fakat yahudiler, "Azil, evladı bir nevi diri diri gömmektir" diyorlar. Siz bu konuda ne buyurursunuz?". Hz. Peygamber; "Yahudiler yalan söylüyorlar! Allah Teâlâ eğer o çocuğu yaratmak isteseydi, O'nu engellemek senin haddine miydi?" diye cevap verdi. Nesai
Ümmü Derda şöyle anlatmaktadır: ... "Nefsimi yed-i kudretinde tutan Allah'a yemin ederim ki, annelerinin birinin evinden başka bir yerde, elbiselerini çıkaran bir kadın, kendisiyle Allah arasındaki bütün (haya) perdelerinin yırtmış demektir" İmam Ahmed
Velime (düğün) yemeği verilmesi gerekmektedir. Müsned-i Ahmed
"Yemeklerin en kötüsü, zenginlerin davet edilip, fakirlerin çağrılmadığı velime yemeğidir. Velime davetine icabet etmeyen, Allah'a ve Resulüne isyan etmiş demektir" Müslim
Nafile orucun kazası vacip değildir ve davetli olunan bir yerde nafile oruç bozulabilir. - Beyhaki
"Allah, kaş yapana ve yaptırana, dişlerinin arasını (eğe ile) ayırana lânet etmiştir. Çünkü bunlar, Allah'ın yarattığı şeyi bozanlardır " - Buhari
Hanımların hakları üzerine: ... "Ona kızdığında yine aynı çatı altında bırakmak. (Yani ne onu başka bir eve gönder ne de kendin git). Bütün bunları nasıl yapabilirsin? Elbette ki yapamazsın! Çünkü aranızda helâl olarak münasebet vuku bulmuştur. (Ancak itaatsizlik etmeleri müstesna!)” Ebu Davud