Arthur Schopenhauer-Okumak, Yazmak ve Düşünmek Üzerine
Puan vermedi·144 syf.··
2025 6. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2025 23:02
1788 yılında Danzig'de (bugünkü Gdańsk, Polonya) doğan Schopenhauer, 19. yüzyıl Alman felsefesinin en çarpıcı düşünürlerinden biridir. Önce ticaret eğitimi almış olsa da, babasının ölümüyle birlikte felsefeye yönelmiş ve akademik kariyere odaklanmıştır. Göttingen ve Berlin'de üniversite eğitimi almış, Kant ve Platon'un etkileri altında felsefi düsüncesini şekillendirmiştir Schopenhauer göre insan, iradesinin hayvansal güdüleri tarafından yönetilir ve insanın mutluluğa ulaşması imkansızdır. Sanata yönelim, estetik hazza ulaşma ideali ve arzuları baskılama gibi yollarla insan acısını azaltır, mutluluk eşiğine yaklaşır. Onun üslubu yalındır. Okurlarına çeşitli bakış açıları sunmak icin analizlerini hayatin derinliklerine kadar indirir. Okumak, Yazmak ve Düşünmek Üzerine adlı eseri, bilgi edinme, yaratıcılık ve entelektüel gelişim üzerine Schopenhauer’ın kendi görüşleri içerir. Kitapta, eleştirisel düşünmenin önemi vurgulanır. Bireyin sadece okuyarak varlığını gerçekleştiremez. Kendi aklını kullanmalı düşünmelidir. Bunun gerekliliği her satırda vurgulanır. Schopenhauer’a göre, fazla okumak bazen düşünmeyi engelleyebilir. Çünkü okur, kendi orijinal düşüncelerini geliştirmek yerine, başka düşünürlerin fikirlerine fazlasıyla bağlı kalabilir. Schopenhauer, yazmanın ciddi bir süreç ve entelektüel faaliyet olduğunu savunur. İyi bir yazar olabilmek için düşüncelerin her açıdan sorgulanması gerektiğini söyler. Ona göre, iyi bir yazı yalın, açık ve anlaşılabilir olmalıdır. Laf cambazlıklarından gereksiz süslü anlatımlarından kaçınmak, gerçekten değerli olan yaşama katkısı olan fikirleri ortaya koymak hayati önem taşır. 19. yüzyıla ait olan Schopenhauer´in görüşleri bugün bile geçerliliğini korur. Gereksiz bilgilerin boğuculuğu ve yanlış ve tembelsiz söylemlerin altında yaşadığımız bu çağda, bilinçsizce okumak yerine seçerek okumak, derinlemesine düşünmek ve yazarken gerçekten bir şeyler söyleyebilmek bazıları için hala önemli. Okuma, yazma ve düşünme eylemleri olan bir okuyucu Schopenhauer'ın bu eserini rehber edinebilir. Ancak, okumanın düşünme sürecini olumsuz etkilediğini bu derece savunması genelleştirilmiş bir görüştür. Okuma bilincine sahip birisi okuduklarını eleştirel süzgeçten geçirebilir ve düşünme becerisi gelişebilir. Ayrıca, Schopenhauer'in tanımlamaları özellikli “iyi kitap” söylemi objektiflikten uzak öznel bir görüş içerir. Kesin bir ölçüt sunmaktan uzaktır. Düşünce üretiminin sosyal ve kolektif bir süreç olabileceği gerçeğini göz ardı ederek, orijinal düşüncenin ancak yalnızlığın içinden doğacağını belirtir. Etkileşim ve tartışmaların düşünce leri zenginleştirebileceğini unutur. Toplumsal fikir üretimini küçümser. Schopenhauer’in görüşlerin kısmen haklılık payı olsa da, kesin doğrular olarak kabul edilmemelidir. İşte bazı alıntılar: “Düşünen bir insanın baş düşmanı can sıkıntısıdır, çünkü düşünce, çoğu zaman yaşamın içi boş bir gösteri olduğunu ortaya çıkarır.” “İnsan, sefalet içinde yaşamakla can sıkıntısı arasında sıkışıp kalmıştır. Yoksulluk içindeki insan ihtiyaçlarıyla boğuşurken, zengin olan ise can sıkıntısıyla mücadele eder. İnsan, varlığını sürdürebilmek için sürekli olarak bir şeylere ihtiyaç duyar. Bu ihtiyaçlar karşılanmadığında acı çeker, karşılandığında ise hızla yeni ihtiyaçlar doğar.” “Hayat, doymak bilmeyen arzuların esiri olmaktır. Bir insan, ihtiyaçlarının sona erdiğini düşündüğü anda bile, yeni istekler yaratmaya mahkûmdur.” “Mutluluk, genellikle ulaşılmak istenen bir şey olarak görülse de, gerçekte yalnızca acının ve ihtiyaçların geçici olarak ortadan kalkmasıdır.” “Mutlu olmak kendi kendine yeter olmak demektir.” "Bir insan ne kadar kendi kendisine yeterse, başka insanlara o denli daha az gereksinim duyacaktır. Yüksek bir zihin düzeyinin bir insanı toplum dışına itebilmesinin nedeni budur."
Alıntı
Okumak, Yazmak ve Yaşamak ÜzerineArthur Schopenhauer · Say Yayınları · 20134,842 okunma
·
54 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.