·296 syf.····Okunma: 07 Mayıs 2025 17:14 Genç İtalyan yazar Thea Lenarduzzi, ilk kitabı “Karahibdibalar”da büyükannesinin anlattıklarından hareketle ailesinin üç kuşak hikayesini aktarırken, siyasi tarihi, kültürü, konuşulan dilleri, coğrafyası, mimarisiyle İtalya’yı ele alıyor ve kimlik, göçmenlik, aidiyet, dilin, kültürün ve yemeklerin bunlarla ilişkisi, insanın kökleri, geçmişin gelecekle ilişkisi gibi pek çok meseleyi masaya yatırıyor. Dolayısıyla, bir yandan çok güzel bir aile hikayesi okurken öte yandan İtalya’ya dair ilginç bilgiler ediniyor ve kimlik/aidiyet meselesine bu kez İngiltere-İtalya arasında defalarca göç etmiş bir ailenin perspektifinden bakıyorsunuz. Ben yazarın tüm bunları birbirine eklemlemesini çok başarılı buldum; anılardan kısa kısa bilgilere, ardından yazarın fikirlerine geçişler çok güzeldi.
Kitap, yazarın, büyükannesinin karahindibalar arasında çekilmiş bir fotoğrafını anlatmasıyla başlıyor; karahindibalardan hareketle bir otun, isimlerin, yemeklerin farklı kültürlerde nasıl farklılaştığıyla devam ediyor. Bu kısa giriş, önce biraz çekinmeme sebep oldu açıkçası; daldan dala atlayarak ilerleyen, dağınık, takip etmekte zorlanacağım bir metin olmasından çekindim. Ancak ilerledikçe dediğim gibi, yazarın kendine has rotası ve ritmi çok hoşuma gitti. Tarihler arasında zikzaklar çizerek ilerlemesi, kimi olayları birkaç kez farklı açılardan anlatırken kimi yerlerin gizemini koruması dahi çok başarılı kotarılmış bence. Ama her şeyden önemlisi, yazar, değinmek istediği pek çok noktayı, aktarmak istediği pek çok bilgiyi ve sorgulamak istediklerini gayet ustalıklı bir şekilde serpiştirmiş ailesinin hikayesine/anılarına.
Ben çok keyif aldım okurken. Aile hikayelerini sevenlere ve/veya göçmenlik ve kimlik konularına ilgi duyanlara öneririm kesinlikle.