Alberto Moravia'nın Küçümseme adlı romanını Le Mond'un yüz yılın yüz romanı listesinde görmüş ve fakat dilimize çevrildiğini bilmiyordum. Bir tesadüf eseri kitabın dilimize çoktan çevrilmiş ve baskısı bitmiş olduğunu öğrendim. Nadir Kitap'ta kitabın temiz bir ikinci el nüshasını buldum ve edindim.
Kitap elime geçer geçmez de okumaya başladım. Senaryo yazarı bir adamın ağzından anlatılan hikâyeye göre, ilk başlarda - ilk iki yıl - iyi giden evliliklerinden sonra kadın adamdan nefret etmeye ya da daha doğrusu onu küçümsemeye başlar. Bu küçümsemenin nedenini bir türlü anlayamayan ve tüm ısrarlarına rağmen de eşinden nedenine ilişkin bir cevap alamayan adam, aldığı bir senaryo işi için gittiği Capri adasında eşiyle ve kendiyle yüzleşir. Yapımcıya kendisini teslim ettiği suçlamasıyla ya da kendi çıkardığı bu sonuçla meseleyi anlayan adam çıkış yolu bulamaz.
Capri adasında çalışmak için gittikleri senaryoyu çekecek olan yönetmenin Odesseus ile Penelope'un arasındaki ilişkiye dair yorumları ile kendi evliliğindeki sorunları da gören senaryo yazarı ilişkinin çıkmazda olduğunu görür. Yapımcı ile Roma'ya dönen eşi yolda kaza yapıp ölürler.
Akıcı hikâyesi ve yer yer derin psikolojik gözlemleriyle zevkle okuduğum Küçümseme Alberto Moravia'nın en ünlü romanıymış. Zevkle elimden düşürmeden okudum. Kadın erkek ilişkilerinde görmezden gelinen küçük şeylerin büyüyerek ilişkiyi nasıl bitme noktasına getirdiğine ilişkin çarpıcı bir anlatıydı.
Kitabı bitirdikten hemen sonra Jean L. Godard'ın kitaptan oluşturduğu senaryo ile çektiği Nefret adlı filmi de izledim ve çifte dikiş oldu. Kitaptan kısmi serbest olarak uyarlanan filmin de başarılı olduğunu söyleyebilirim. İtalyan edebiyatından güzel bir roman okumak isteyenlere tavsiye ederim.