Gönderi

Bulanlar Hep Arayanlardır
Puan vermedi·160 syf.··
2025 36. kitabı
Bilim dünyasının bazı popüler insanları herkes tarafından bir kaç cümle söz ettirecek kadar bilinir. Bunların başında Alexander Fleming gelir. Lakin bu bir kaç cümle söyleme işi maalesef çok kırpıcı bir doğaya sahip olduğu için konu üzerinde hakimiyet sahibi olmayanları yanıltır. Fleming'in çalışmaları sonucunda (ya da onunda katkısıyla) penisilin hastalıklarda kullanıldığı doğrudur. Fakat bu buluşu tamamen şansa bağlamakta çok büyük bir hatadır. Hele bu temel bilim okuyan ya da okuma arzusunda olan biri tarafından yapılıyorsa istikametde ciddi bir sıkıntı vardır. Buna benzer biyografik kitapların okunması kesinlikle temel bilimlerin doğasını ve bu adamların dahiliklerini anlamak konusunda çok yararlı olduğunu bilinmelidir. Hatalı saptamalarımız bu yol ile düzeltilebilir. Fleming her ne kadar tıp fakültesine başlayana kadar biraz kararsız gözükse de hatta spora olan ilgisi bilim üstünde de olsa; tıp fakültesine başladıktan sonra hocası Almroth Wright vasıtası ile hayatını mikroorganizmaların doğasını anlamaya çalışan ve enfeksiyonları tedavi etmeye tam anlamıyla adayan bir bilim insanı olmuştur. Bu kapsamda penisilin keşfine kadar ilk önce septik yaraların nasıl tedavi edilebileceğine dair pansuman önerisini ortaya atmıştır. O döneme kadar kullanılan anti-septiklerin bazı büyük yaraları daha tehlikeli hale getirdiğini I. Dünya savaşı sırasında farkeden Fleming çözüm olarak o bölgenin temizliği ve düzenli pansumanı savunmuştur. İkinci önemli bulgusu ise de lizozimlerdir; bunları da doğal vücut sıvılarında farkederek enfeksiyonlara karşı mücadele için kullanmıştır. Kendi çalışmaların lizozimin göz yaşında, salya ya da mukosa da olduğunu hatta bunun başka canlılarda da olduğunu keşfetmiştir. Aslında bu şu anlama gelmekteydi insan çok güçlü bir bağışıklık sistemi vasıtası ile korunuyor ve hastalıklarla mücadele ediyordu. Hastalıklarla mücadele konusunda aşı benzerii yollarla bu direnci arttırmak etkili yollardan biridir. Ve üçüncü olarak Fleming'i Fleming yapan penisilin keşfidir. Yol üzerinde olan Fleming'in şansının yaver gittiği konu petri kaplarındaki örnekleri uzun bir süre atmamasıdır; hatta bu atmadığı örnekleri de uzun uzun analizlere ve gözlemlere tutar ( ki wet-lab yapan biri bilir ki; bu çok zor ve sabır gerektiren bir iştir. Genelde çok yararlı- öğretici de olsa yapılmaz). Bir gün karşısına bir küf mantarı çıkar, bu petri kaplarından birinde. Tabii olan kontaminasyon diyerek atmaktır; lakin Fleming yol üzerinde olduğu için penisilini üreten bu küfü farkediyor ve kendi izolasyonları ile yaptığı küçük kapsamlı deneylerde enfeksiyonlara karşı çok başarılı sonuçlar elde ediyor. Ama Fleming'i Fleming yapan aslında Nobel ödülü ortakları Chain ve Florey'dir. Kendileri liyofilizasyon yöntemi ile daha kararlı bir penisilin elde edebildiler. Elde ettikleri penisilin ile kontrollü deney yapıp mutlak başarı elde ettiklerinde; savaş koşullarının da sağladığı finansal imkanlarla bütün dünya penisilin üretimine başlayarak tıp alanında bir çığır açmış oldular. Bundan sonrası başta Fleming olmak üzere tüm bulguların bilimsel toplantılarda sunulması tanınırlığın ve bilinirliğin arttırılmasıdır. Bazı notlar: Edward Jenner (149-1823), öncül aşı çalışmalarını yapmıştır. Elie Metchnikoff 1882'de fagositozların hücresel davranışlarını ilk kez tespit etmiştir. Fleming, tanınır bir bilim adamı olmadan önce akneler üzerinde çalışmıştır. Enfeksiyon stratejilerine benzer çalışmalar yapmıştır. Mary Hunt adında bir kadın Peoria yapım evinde penisilinden daha etkili bir ilaç bulmak amacıyla meyve ve sebzelerden küf mantarı ayıklıyormuş. Bu çalışmaları sonucunda şu anda da kullanılan Penicilium chrysogenum'u keşfetmiştir Küflü Mary. Son olarak Fleming'ten genç bilim adamlarına öğütler: ...Genç laboratuvar çalışanlarına öğüt vereceksem, o şu olabilir: olağanüstü olan ya da görünen bir şeyi asla göz ardı etmeyin. O belki -aslında genellikle- hiçbir şeye götürmeyen bir yanlış alarm olabilir, ama öte yandan şans sonucu, size önemli bir ilerleme için yol açan bir ipucu da sağlayabilir. Ama sizi, önce oturup şansın bir şeyler sunmasını bekleme tehlikesi konusunda uyarıyorum. Çalışmalı hem de çok çalışmalıyız. Konumuzu bilmeliyiz. İşimizin bütün teknik yanlarının ustası olmalıyız. Pasteur'ün sık alıntıladığı, "talih hazırlıklı aklı yeğler", sözü hiç kuşkusuz doğrudur, çünkü hazırlıksız akıl, fırsatın elini uzattığını göremeyebilir.
Alexander Fleming; Hastalığın Penisilinle FethiSteven Otfinoski · Evrim Yayınevi · 20004 okunma
·
40 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.