Nasıl tarif etsem bu kitabı bilemiyorum. Böyle Şeker Portakalı kokusu geldi mi desem? Alice Harikalar Diyarında absürtlüğü tadı aldım mı desem? Big Fish izlemiş gibi oldum mu desem? Yoksa daha kitabı elime alır almaz soyadının Miyazaki'ye benzediğini fark ettikten hemen sonra "Tam Miyazaki'nin filmini yapmak isteyeceği bir hikaye" dediğim anı mı anlatsam?
--Sahi, neden filmini izleyemiyoruz hala sevgili Miyazaki? Tam olarak neyi bekliyorsun? Bak ben hemen ikna oldum; yaparsan sen yaparsın bu işi, lütfen.--
Her neyse şöyle kısaca; hem hüzünlü hem de büyülü bir hikayeydi diyeyim en iyisi ben size. Siz de yukarıda sıraladığım kitap ve filmlerin arasından en az bir tanesini bile seviyorsanız bu kitabı da kesinlikle seveceğinizi anlayıverin.
Daha fazla şey söylemem gerekiyormuş gibi hissediyorum bu kitapla ilgili nedense. Yani, böyle nasıl desem? Ne anlatsam bilemiyorum ama şunu söylemek lazım ki: enteresan bir güvenli alan sunuyor bu hikaye okura. Çok tatlı geldi okuması bana. Bir çocuğun en sevdiği arkadaşıyla vedası ancak bu kadar duygu yüklü ve güzel anlatılabilirdi diyebilirim herhalde rahatlıkla. Mutlaka okuyun. Şiddetle tavsiye ediyorum. Özellikle Japon edebiyatına başlamak istiyorsanız ilk okunacaklar listesine almanızı tavsiye ederim.