Yaptığımız eylemlerin ne kadar içinde olabiliyoruz?
Zihnimiz bir maymun gibi geçmişin ve geleceğin dallarında bir oraya bir buraya zıplarken biz de onun peşine mi takılıyoruz?
Şimdinin dışındaki her zamanda gezen zihnimizi fark ediyor muyuz?
Fark ettiğimizde onu şimdiye davet ediyor muyuz?
Fark etmiyorsak edelim. Davet etmiyorsak edelim. Bir bir bir, yapa yapa gelişen bir şey bu. Aynı kaslarımız gibi, yaptıkça gelişecek ve alışacak. İşte düşünceleri disipline etmeye giden yol bu.
Bazı zamanlar olur, gerçekten geçmiş üzerine düşünmeniz gerekir. Veya belki bir gelecek planı üzerine düşünmek gerekir. Bu da disiplinin parçasıdır. O anda, bilerek, farkında olarak geçmiş veya gelecek üzerine düşünebiliriz. Buraya dikkat, "üzerine" düşünmekten bahsediyorum. Geçmişin anılarını tekrar yaşamak, ahlanmak vahlanmak, kendimize tekrar ve tekrar olumsuz duyguları yaşatmaktan değil. Veya gelecek üzerine düşünürken kaygıları, korkuları düşünüp kendimizi boğmaktan da bahsetmiyorum. Düşüncenin yöneticisi olarak, orada var olan ana bilinç olarak geçmiş veya gelecek üzerine düşünebilir, çıkarımlar yapabilir, aynı bir ders çalışır ya da planlama yapar gibi bu süreci yönetmekten bahsediyorum.
İşte bu düşünce disiplinini sağladığımızda yaptığımız eylemi gerçekten yaparız. Bir önceki reel videomda bahsettiğim gibi ancak o zaman hayatı bir uçak indiriyormuşçasına büyük bir dikkatle yaşayabiliriz. Ve hayat bu dikkate değer 🪽