5/10
·206 syf.··
2025 17. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2025 11:37
Rezonans Kanunu kitabı, kişisel gelişim alanında oldukça ilgi görmüş; bireylerin düşünce, niyet ve enerji düzeylerinin yaşamlarındaki olayları belirlediği savına dayanan popüler bir eserdir. Ancak bilimsel psikoloji perspektifinden değerlendirildiğinde, bu kitap hem yöntemsel hem içeriksel açıdan ciddi şekilde eleştirilmesi gereken bir kitap. İlk olarak, kitapta nedensellikle korelasyon sıkça karıştırılmaktadır. “Bir şeyi düşündüğün için oldu” gibi ifadeler, istatistiksel geçerliliği olmayan, bireysel gözleme dayalı genellemelerden ibarettir. Psikoloji bilimi nedensellik kurmak için kontrollü deneyler, tekrar edilebilir bulgular ve istatistiksel analizler yapar. İkinci olarak, kitapta nörobilimsel ve kuantum fiziğine dair bazı kavramlar (enerji, frekans, rezonans vb.) oldukça yüzeysel ve bağlam dışı biçimde kullanılmıştır. Bu tür kullanımlar “kuantum safsatası” olarak bilinir ve bilimsel gerçeklik algısını çarpıtır. Psikolojik iyilik haliyle ilgili süreçler beyindeki kimyasal, biyolojik ve çevresel faktörlerle ilişkilidir; evrensel enerji alanlarıyla doğrudan bir rezonans ilişkisi bulunduğuna dair herhangi bir bilimsel bulgu yoktur. Üçüncü olarak, kitapta travma gibi hassas konular spiritüel bir dille açıklanmakta ve kişinin yaşadığı olumsuzluklardan kendisini sorumlu tutmasına yol açan ifadeler yer almaktadır. “Sen istemediğini sansan da, o olayı sen çektin” gibi söylemler özellikle istismar, kayıp, şiddet gibi travmatik yaşantılar yaşamış bireylerde yeniden travma riskini doğurur. Modern psikoloji ise travmayı bireyin kontrolü dışında gelişen, zihinsel ve bedensel sistemleri etkileyen bir olgu olarak ele alır. Terapötik iyileşme süreci de suçluluk değil, öz-şefkat temellidir. Ayrıca kitap, bireysel düşünceleri hayatın tek belirleyicisi olarak sunarken sosyoekonomik faktörleri, toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini, biyolojik farklılıkları ve psikolojik bozuklukları yok saymaktadır. Bu, bireyin sistemsel baskıları göz ardı etmesine ve başarısızlık halinde kendisini yetersiz, suçlu, hatta cezalandırılmış hissetmesine yol açabilir. Tüm bu nedenlerle, Rezonans Kanunu kitabı bireyin zihinsel gerçekliğini çarpıtabilecek, sorumluluk algısını patolojik düzeye taşıyabilecek ve psikolojik yardımı değersizleştirebilecek riskli mesajlar içermektedir. Kitabın içinde psikoloji biliminin de kullandığı (örneğin; imajinasyon) kavramlar olmakla birlikte bunların sağlıklı entegrasyonu için düzenlemeler yapılması gerekmektedir. Rezonans Kanunu, yüzeysel umutlar vaat eden ve bilimsellikten uzak yönleriyle psikoterapötik sürece zarar verebilecek bir eser olduğundan bir psikolojik danışman olarak beğenmediğimi ifade edebilirim. Bir psikolojik danışman olarak görevim, danışanın sahip olduğu inanç sistemini yargılamadan anlamak, onun işlevselliğine zarar verip vermediğini değerlendirmek ve gerektiğinde bilimsel zeminle yeniden çerçevelemektir. Böylece bireyin içsel motivasyonu korunur, psikolojik iyilik hali sağlıklı yollarla güçlendirilir. Bu nedenle Bibliyoterapi grubunda kitabı değerlendirme amaçlı okumasam bilimsellikten uzak ve sürekli tekrara düşen bu kitabı tamamlamakta oldukça zorlanırdım. Kişisel gelişime ilgi duyan ve bu tür düşüncelerin peşinden gidenler için belki sıkıcı olmayacaktır. Ancak psikoloji alanından olanlar için okunmaya değmeyecek bir kitap.
Edebiyat
Rezonans KanunuPierre Franckh · Koridor Yayıncılık · 202526bin okunma
·
72 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.