Puan vermedi·111 syf.····Okunma: 11 Mayıs 2025 14:49 Sıcak sıcak dedikodum var dedikodu eski ama ben yeni anlatacağım:)
Alt başlık: “İnsan mıyız biz hâlâ?”
spoil içerir kavga çıkmasın sonra:)
Bu kitapta üç kısa ama yoğun öykü var. Gorki’nin elinden çıkmış, “toplum dışı” dediğimiz, kenarda köşede kalmış insanların dünyasını anlatıyor. Öyle parlak elbiseler, romantik aşk sahneleri falan bekleme. Burada hayat biraz kirli, karakterler biraz kırık, ama hikâyeler taş gibi sağlam.
Ben "Yol Arkadaşım" dan söz edeceğim biraz:)
Bir Gürcü prensi var bence tam bir primmses; Şakro. Adama "yürü" diyorsun, o "sırtıma al beni" modunda. Maksim Gorki de yazar yazar ama burada resmen sabır taşı gibi. Şakro tembelin önde gideni, iş beğenmez ama sofraya ilk o oturur.
Ağzına terlikle vurasım geldi de neyseki tuttum kendimi .Nankör Şakro seni hiç sevmedim.
Bu hikâyede sınıf çatışması resmen yollarda yürür. Biri çalışır, diğeri ağzıyla kuş tutsa yorulur. Aralarındaki ilişki, “Benimle gel ama ayaklarınla değil, düşüncelerinle” tadında.
Sonuç: Şakro hâlâ bir şey anlamadı. Biz anladık: Herkese arkadaş denmezmiş.
2. Bir Zamanlar İnsan Olan Yaratıklar
Bu öykü tam “iç karartıcı ama düşündürücü” kıvamında. Burada toplumdan dışlanmış insanlar var. Yani sistemin “sen biraz kenarda otur” dediği tipler....
Off neyse siz okuyunca anlarsınız diğer hikayeleri;)
Hade iyi okumalar. :)