Puslu Kıtalar Atlası, sindire sindire, üzerine uzun uzun düşünülerek okunması gereken bir kitap. Anlatımı büyülü, dili katmanlı ve her satırında farklı anlamlar barındırıyor. Okurken zaman zaman zorlandım, anlamlandırmak için çaba harcadım ama bu da metnin doğasına çok uygun aslında. Kitap, “düşünüyorum öyleyse varım” felsefesi etrafında şekillenen bir yapı sunuyor. Gerçeklik, rüya, zaman ve kimlik gibi kavramlar ustalıkla iç içe geçiyor.