Okurluk halleri ,kitaplar,yazarlar,filmler ve bunların yazarin hayatına yansımalarına dair çok tatlı denemeler okudum. Bu aralar denemelerden gidiyorum. Meltem Gürle 'den sonra Onur Çalı'nin denemeleri de cok iyi geldi. İyi ki kitaplar var,filmler var. Bunlarsiz hayatın ne kadar sıkıcı olurdu. Hele de ülke olarak yaşadıklarımız düşünülürse hepimizin bir kaçış noktasına ihtiyacı var.
Kitapta özellikle Salah Birsel'den Sait Faik'e ,Hemingway'dan Fitzgerald'a , Yusuf Atilgan'dan hiç okumadığım ve merak ettiğim Nahit Sırrı Örik'e kadar pek cok yazarin ve eserin yazarin hayatına ya da dünyayı algılayıs bicimine nasil etki ettigini okuyoruz. Bergama,Kınık gibi iyi bildiğim ve bir süre yaşadığım ilcelerde gecen çocukluğunun da hayatını nasıl dönüştürdüğünü ve buyukleri tarafından sıcak bir sevgiyle sarmalandigini...
Cok sevdim. Cok sıcak ve samimi geldi. Tıpkı Hüsnü Arkan 'in Mino'nun Siyah Gülü ve Gülhisarlı Terziler romanlarindaki samimiyet gibi.