Puan vermedi·88 syf.····Okunma: 03 Mayıs 2025 22:12 “ Hiç ayrılamam derken, Kavuşmak hayal oldu.”
Hikâye kısa olmasına rağmen duygusal yoğunluğu yüksek. Özellikle Aziz Bey’in karakter çözümlemesi incelikli bir biçimde işlenmiş. Betimlemeler detaylı ama ölçülü; dramatik yapı ise dozunda.
Ayfer Tunç’un sade diliyle kurduğu atmosfer, hikâyenin içeriğiyle derin bir uyum içinde.
Aziz Bey, hayatın zamanlamasını bir türlü tutturamamış, yanlış kararların ve geç kalmışlıkların insanıdır.
Onun trajedisi, genç yaşta Maryam adlı kıza duyduğu büyük aşkla başlar. Bu aşk, gözünü o kadar kör eder ki, ardında herşeyi bırakarak Maryam’ın peşinden gider. Ancak Aziz Bey’in evden ayrıldığı gün annesi vefat eder.. Maryam ise birkaç gün içinde onu sessizce ve umursamazca terk eder. Aziz Bey, bu büyük hayal kırıklığının ardından dedesinden kalan tamburla hayata tutunmaya çalışır hiç bilmediği bir ülkede.
Müzik onun kurtarıcısı olur ve zamanla ülkesine döner. Annesinin vefatını öğrenir ve daha sonra da babasını kaybeder.
Daha sonra tamburuyla tanınır, şöhret kazanır. Ardından Vuslat’la evlenir. Ancak bu evlilik, büyük bir aşkın değil, yalnızlık ve ihtiyaçların bir uzlaşmasıdır. Vuslat, sessiz ve silik bir kadındır; Aziz Bey’in hayatını zorlaştırmayacak bir eş.. Fakat yaş ilerleyip şöhret geçtikçe Vuslatı bir pencere kenarında unuttuğunu far eder. Fark ettiğinde ise sevdiklerinden olmuş, yitirmiş... Yitmiş bir adamdır.
Sevdiklerine daima geç kalmıştır Aziz Bey.
Aziz Bey gibi olmayın. Sevdiklerinize geç kalmayın…
Ayfer Tunç ile tanışmak için bu kitaba bir şans verin derim, şimdiden keyifli okumalar