7/10
·192 syf.··
2025 58. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2025 14:26
“Bir Oyun, Bir Eğlence” kabaca, üniversite eğitimini yarıda bırakan, babası zengin bir genç olan Dean’in, kısa bir tatil için geldiği Fransa’da garsonluk yapan çok genç bir kız olan Anne-Marie’den etkilenmesi üzerine yaşadıklarını anlatıyor. Dean ve Anne-Marie haftalar boyunca Fransa’yı kasaba kasaba gezerken bir yandan da dolu dizgin bir ilişki yaşıyorlar. Okur bu ilişkiyi, Dean’in bir arkadaşı olan, yine onun gibi Fransa’ya tatile gelmiş bir arkadaşından, isimsiz bir anlatıcıdan dinliyor. İşte romanın kilit noktası da bu. İsimsiz anlatıcımız önce Fransa’nın küçük bir kasabası olan Autun’a trenle seyahatini, burada yanında kaldığı arkadaşlarını ve onların sosyal çevrelerini anlatıyor, ki bu kısımlarda Fitzgerald’in Sevecendir Gece’si geldi aklıma hep. Sonrasında ise asıl mesele olan Dean-Anne Marie ilişkisine geçiyoruz. Onlarla adım adım Fransa’yı gezerken, ilişkilerle, onların bir insan hayatı gibi farklı evreleriyle ilgili bir şeyler anlatmak istiyor sanki James Salter. Anne-Marie’yle Dean arasındaki sosyoekonomik uçurum ve bunun ilişkiye yansıması giriyor bir süre sonra devreye, ki burada da biraz Clarice Lispector’ın çok sevdiğim Yıldızın Saati geldi aklıma. Derken yazarın esas derdine geliyoruz: Hafıza ve hikaye anlatmanın tabiatına dair, bir hikaye anlatıcısı olarak insanın güvenilmezliğine, subjektifliğine dair bir şeyler söylüyor aslında. Farklı insanlarla ilgili bildiklerimizden hareketle kafamızda kurguladıklarımız, ortaya çıkardığımız hikaye ne kadar onlara dair, ne kadarı aslında daha çok bize ya da hikayeyi anlatana dair bir şeyler söylüyor, aslında hikaye anlatma ihtiyacımız neden kaynaklanıyor, bunları yatırıyor masaya. “Dean hakkında gerçeği söylemiyorum, onu icat ediyorum. Onu kendi eksik yönlerimden yaratıyorum, bunu hiç unutmamalısınız.” (s.84) İlginç bir okumaydı. Jaguar Kitap sayesinde yine hiç aklımda olmayan bir yazarla tanışmış oldum. Bir başyapıt demek fazla iddialı belki, bu konularda da okuduğum en iyi kitap mı, değil ama sevdim kesinlikle. Müstehcenlikten rahatsız oluyorsanız uzak durun, diye notumu düşeyim. “Kahramanlara sahip olmak, yani kahramanlar yaratmak zorundayız. Ve onları gerçek kılan bizim kıskançlığımız, bizim sadakatimiz. Onlara bizim asla sahip olanayacağımız ihtişamlarını, güçlerini veren bizleriz.” (s. 192) “İnsan geleceği oluşturmak için geçmişi değiştiriyor. Ama sonunda ortaya çıkan ve değişime daha fazla direnen yapı gerçekten önemli oluyor(…)Sayısız geçmiş içimize girer ve kaybolur. Ama geçmişin içinde bir yerlerde, tıpkı elmaslar gibi tüketilmeyi reddeden parçalar var. Cesaretin varsa onları toplar, inceler, elekten geçirir ve sonunda gerçek resmi keşfedersin.” (s. 52)
Bir Oyun, Bir EğlenceJames Salter · Jaguar Kitap · 202554 okunma
·
3.106 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.