Daha önce Gözün Öyküsü, Rahip C., Göğün Mavisi ve Ölü Adam kitaplarını okuduğum aykırı yazar Bataille ile selamlıyorum sizi.
Bataille, sadece edebiyat dünyasındaki isimleri değil düşünce dünyasının meşhur isimlerini de derinden etkilemiştir. Derida, Foucault, Barthes gibi yazarları sarsan Andre Breton ve Sartre ile sert polemiklere giren Bataille’nin işlediği konuların merkezindeki başlıklardan biridir kötülük.
Yazara göre kötülük: “Ahlâktan yoksunluk durumu” ya da “ahlâk yetersizliği” değil, tam tersine mevcut ahlâkı yadsıyan başka tür bir ahlâkın koşuludur.
Bu noktadan bakılınca kötülük, yasakları aşmanın ve kuralları ihlal etmenin bir yoludur ve “yüksek ahlâk” bunu gerektirir.
Yazara göre gerçek özgürlük, yaşamı kışkırtmak ve hatta aşmak olduğundan özgürlüğü ve değerleri yeniden yaratmanın yolunun kötülükten geçtiğini söyler.
Ona göre konformist düşüncenin sığlığından, iyiliğin boyun eğdiren uzlaşmacılığından ancak böyle kurtuluruz.
-haksız da değil hani-
Ancak bunun için cesaret sahibi olmak gerekir.
Kötülüğün üstlenilmesinin cesaretini taşımak yani.
Tüm bunlara bağlı olarak, Bataille’ye göre yaratıcılığın kaynağında günah ve kötülük vardır. Bu tür düşüncelerini edebiyatın güçlü kalemlerinden “lanetli” addettiği Brontë, Baudelaire, Blake, Kafka, Michelet ve Kafka gibi yazarlarını değerlendirerek yapar.
Bu ezber bozan okuma yolculuğunu
Berkant ‘un #bağımsızkitaplarıni̇zinde etkinliği kapsamında #ayşegülsönmezay ‘ın Fransızca aslından çevirisi ile @ayrintiyayinlari ’ndan gerçekleştirdim. Çok teşekkür ediyorum kendisine
Şüphesiz her okuyucunun tercihi olacak bir metin değil.
Lâkin sıra dışı okuma yapmak isteyenler ve yasaktaki yaratıcılığı keşfederek eyleme dökme cesareti olanlar için farklı bir okuma deneyimi sunacağı kesin. BerkantEdebiyat ve KötülükGeorges Bataille