Gönderi

7/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 25. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2025 22:05
biri size “biraz kendini anlatır mısın?” dese nasıl anlatırsınız hiç düşündünüz mü? nerden başlarsınız, en çok hangi yönünüzü anlatmak istersiniz? bu soruya karşılık söyleyebileceğiniz çok şey var fakat biraz zamana da ihtiyacımız olacaktır elbette. Kolay mı yılllarca oluşturduğumuz/oluşturulan birini anlatmak. thomas bernhard’ın ilk romanı don yaşlı bir adamın genç bir tıp öğrencisine yirmi altı gün boyunca kendini anlatmasının hikayesi. Weng adlı kar altında ücra bir dağ köyüne çekilmiş artık resim yapmayan ressam strauch, karlar altında yaptıkları yürüyüşleri boyunca genç öğrenciye anlatır da anlatır. karşısındakinin cevabını bilmek istemediği soruları vardır. thomas bernhard üzerine düşündüğü itiraz ettiği ne varsa ressama söyletir. savaş mesela, ekolojik yıkım, iş cinayetleri, insanın karakteri, yalnızlık, bazılarının hayatının merkezine koyduğu meslekleri… genç tıp öğrencisi int*hara meyilli olduğu söylenen, gözlemlemek ve eğer varsa ruhsal tedavisi için yapılacakları önermek için gönderildiği ressamın yanından onun fikirleriyle dönüşmüş olarak geri döner. okurken donmuş bir akvaryumda kalmış balık gibi hissettiğim bir bernhard romanıydı. onun her zamanki üslubundan biraz farklı, fakat verdiği rahatsızlık anlamında benzer bir metin. bendeniz bernhard’ın verdiği rahatsızlıktan her daim razıyım. “Bu yığın bir fenomendir, yığın insanları fenomeni, beni hep meşgul etmiştir yığından, insanı hastalıklı bir düşkünlük bulaşır, ona dahil olmak isteme, ona dahil olmak zorunda olma düşkünlüğü, bilesiniz… Ona dahil olmanın tiksintisi, ona dahil olmamanın benzer tiksintisi. Bu tiksintilerin kâh biri kâh diğeri… Ama insanlar hep yığdırlar, kitledirler. Her birey kitledir, yığındır,”
DonThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 2024240 okunma
·
75 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.