SAVANA & K. K YILMAZ
Üç bin yılında patlak veren büyük dünya savaşının ardından insanlık artık Dünya’da değil, Artos adlı gezegenler sisteminde hayatta kalmaya çalışıyor. Ancak bu yeni düzen, eşitliği değil, adaletsizliği daha da derinleştirmiş. En ağır yaşam koşullarıyla mücadele edenler birinci gezegende yaşarken, zenginliğin ve konforun hüküm sürdüğü yedinci gezegen yalnızca seçilmiş azınlığa ait. Oraya gitmenin tek yolu ise: ene puanı kazanmak.
Kulağa bir oyun gibi geliyor, değil mi? Fakat bu puanlar, yaşamın ta kendisiyle ödeniyor. Hele ki sistemin en dibinde, birinci gezegende yaşayanlar için… İşte bu karanlık düzende karşımıza çıkıyor Savana: Eski bir asker, şimdi ise “mutant avcısı”. Yedinci gezegene ulaşma hayaliyle gün sayan, ama her adımda insanlığından biraz daha uzaklaşan biri.
Ancak bir gün her şey değişiyor. Patlayan bir hükümet aracından, hümanist bir genç ve on yaşlarındaki bir çocuğu kurtarıyor. Bu çocuk başta masum bir kurban gibi görünse de, zamanla ortaya çıkan gerçek, Savana’nın tüm değerlerini altüst ediyor: Çocuk, hükümetin üzerinde deneyler yaptığı bir süper denek.
Artık Savana bir yol ayrımında. Yedinci gezegenin vaadi mi daha gerçek, yoksa bu çocuğun gözlerinde parlayan kırılgan umut mu? Her ene puanı onu gökyüzüne biraz daha yaklaştırırken, kalbi yerin altına doğru gömülmeye başlıyor.
Bu hikâye sadece bir bilimkurgu değil; aynı zamanda etik, vicdan, insanlık ve sisteme karşı durmanın cesareti hakkında güçlü bir anlatı. Bugün dünyamızda da adaletsizliğe karşı verilen küçük savaşları düşündüğümüzde, Savana’nın ikilemi bize hiç de uzak gelmiyor.
Belki hepimiz birer “yedinci gezegen yolcusu”yuz. Kimimiz görünmeyen ene puanları biriktiriyor, kimimiz ise vicdanıyla bu sistemi sorguluyor.
Siz hangisisiniz?
Ufak tefek editöryal aksaklıklara rağmen iddaa ediyorum film tadındaki bu kurguyu soluksuz okuyacaksınız . Yazarın kalemine yüreğine sağlık. Umarım fazla beklemeden devamını okuruz.