Herkese Merhaba.
Okumayı ve araştırmayı bana sürekli teşvik eden Rahmetli BABAM'l; saygı, minnet, özlem ve teşekkürle anıyorum.
Distopya türünd olan özel ilgimi çok seviyorum.
Ortadogu'nun kaderi mi yoksa tercihi mi bu zulüm,aci,fasizm ve baskı ? Bu sefer Afrika Edebiyati Mısır’daki yakın geçmiş zamandaki ayaklanmalar.
Arap baharından sonra cereyan eden olaylar.
Kitabı okuyunca konu,olaylar ve kurgu sizlere çok tanıdık ve hâlâ da bazı ülkeler de yer alan olaylara benzeteceksiniz.
Tek bir elden koca bir ülkeyi, koca bir halkı ve koca bir gelecegi tek elden yöneten Devlet.
Din istismarligi, sahtekar fetvalar...
Ayaklanmalardan sonra devlet, halkin yapacağı her şeyi uzun uzun kuyruklarin olusturdugu 'KAPI' ardındaki izinle yapacak. Bunun bir örnegi ise; devletin kendi kurşunuyla yaraladığı hastaları hastaneler de o kurşunların hastanın vücudunda çıkarılmayacak emri, o kurşunların vücuttan çıkarılması için sıra veya kuyruk oluşturan çaresiz toplum.
Orwell, Kafka ve nice distopya yazarlarinin distopik eserlerini okurken nasil Ortadogu'ya benzetiyorsak, bu kitap da ise gerçek Ortadogu'yu; okuyup,hissedip ve görüyoruz.
Franz Kafka'nin eserlerindeki hiç sonuçlanmayan devlet işleri ve George Orwell'in baskıcı kontrolcü yönetim distopyalari bu sefer tek bir eserde. Ve günümüz çağına çok benzetmeler.
Kitabi çok severek okudum ama bir süre kitap duraksıyor veya tekrarlıyor.Bunlara rağmende eseri çok severek okudum ve kesinlikle Tavsiye Ediyorum.
Faşist, zorba, zulüm ve acımasız devletlerin vahşeti
.