7,0/10  (2 Oy) · 
4 okunma  · 
0 beğeni  · 
69 gösterim
Uzak, çok uzak bir Doğu coğrafyasında Paryalar’ın başlattığı Utanç Verici Olaylar’dan sonra tüm yetkiler Kapı’da toplanmıştı. Her şeyin izne tabi olduğu bu ülkede, gündelik hayat artık Kapı’nın önünde oluşan Kuyruk’ta
geçiyordu. Kapı’nın ne zaman açılacağına ve Kuyruk’un nerede başlayıp nerede bittiğine dair söylentiler, hayatı cinlerin perilerin cirit attığı bir Doğu masalına çeviriyor, yalnızca Paryalar, Kuyruk’un devasa gövdesiyle kapladığı ufkun ötesini görebiliyorlardı.
Yehya, hiç yaşanmadığı iddia edilen çatışmalardan miras kalan kurşunun vücudundan çıkarılması için Kapı’dan izin almaya çalışırken, ona yardım edecek tek kişi kurşunun orada olduğunu bilen Dr. Tarek’tir. Tarek ya Hakikat gazetesinden yayılan yalanlara ya da vicdanına inanacaktır.

Kapı’nın her şeyi gören gözü, her şeyi duyan kulağı, Hakikat gazetesi, yalnızca Kapı’nın bildirilerini yayımlayan gazeteler ve TV kanalları, Fetva ve Aklileştirme Komitesi, Yüce Şeyh… Mısırlı yazar Basma
Abdel Aziz’den Arap Baharı sonrası Orwell’in ve Kafka’nın kehanetlerinin doğrulandığı, gelecek kâbuslarının şimdi’ye taşındığı distopik bir roman.
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2017
  • Sayfa Sayısı:
    232
  • ISBN:
    9786050944372
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Burcu Bergen 
15 Tem 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Sarsıcı bir kitap kuyruk Bir distopya. "Ama ben bu olayların başlangıcını biliyorum" diyorsunuz okudukça evet, Mısır'daki yakın geçmiş ayaklanmaları bunlar... Sonrası ise hükümetin boyunduruğundaki halkın ne hale geldiğini sayfa sayfa okuyorsunuz. Yok canım bu kadar da olmaz dediğiniz her an "neden olmasın ki" ile bölünüyorsunuz. Devletin bir KAPI ile tüm gücü (yasama, yürütme, yargı, askeri, sosyal yani hepsi) eline alıp karşı protestoları silahla nasıl bastırdığını, uyuyan halka bunu nasıl yansıttığını, çıkartılan DİN soslu kanun ve fetvalarla yok sayıldığını, kurşunlanan göstericilerin hastanede devlete ait kanıt kurşunların asla hastalardan çıkartılmadan öldürüldüğünü okuyorsunuz. Yakında bunları da görecek miyiz acaba diye sorguluyorsunuz. Kitap; kasığına saplanan kurşun ile hastaneden kaçarak saklanan ve o kurşunun çıkartılması izni için beyhude bir şekilde asla açılmayacak devlet KAPIsında kilometrelerce kuyruk oluşturan, aylarca o kapıda bekleyen insanlara katılan Yehya'nın hikayesini anlatıyor. Korkunç bir beyin yıkama, korkunç bir çaresizlik... Böylesi şahane bir kitap okuyacağımı hiç düşünmemiştim.