Hacime ve 3.5 Kadını
6/10
·188 syf.··
2025 74. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2025 11:50
Bu kitaptan önce Haruki Murakami’nin Mesleğim Yazarlık adlı kitabını okudum. Otobiyografiye benzer tarafları da olan bu kitapta, yazar yazma sisteminden bahsetmişti. Bu kitabı da okuyunca yazma sisteminin pratikteki yansımalarına şahitlik ettim. Yazar, yazarken beyninde odalar olduğunu ve bu odalardaki bilgilere ihtiyaç duydukça, orada çalışan köleler tarafından o bilgilerin taşındığını ve kalemden kitaba aktarıldığını belirtmişti. Geçmiş hayatında caz barı işleten yazar buradaki tecrübelerinden oldukça fazla faydalanmış. Gerçekten de vakti zamanında beyninin o odalarına doldurduğu bilgileri, ihtiyacı oldukça çağırmış ve kullanmış. Üstün gözlem yeteneği ve betimlemedeki yeteneği de roman için biçilmiş kaftan olmuş. Ben romanda aman aman bir derinlik görmedim. Romanın başkarakteri olan Hacime ve Hacime’nin hayatına çeşitli dönemlerde giren 3 + 0,5 kadının hikâyesi anlatılmış. Hacime babası borsa işiyle uğraşan, annesi tipik bir ev hanımı olan orta halli ailenin çocuğu. Tek çocuk olmanın o dönem için farklı anlamları var. Tek çocuk demek çoğu zaman şımartılmış, sıska, her istediği yapılan bir karakter olarak tasvir edilmiş. Hacime’nin kendisi gibi tek çocuk olan Şimamoto adında bir arkadaşı olur. Şimamoto küçükken geçirdiği çocuk felcinden dolayı tek ayağı aksayan, ayağını sürüyerek yürüyen, ciddi, kusuruna rağmen diğer çocukların tarafından dalga geçilmeyen –ciddi duruşu ve tavrından dolayı- güzel ve alımlı bir kız. Evleri yakın olduğu ve sonradan okula geldiği için Hacime Şimamoto’ya yardımcı olur, aralarında bir çekim olsa da sevgili olmazlar ama ileride hayatını derinden etkileyecek olayların temeli atılır. Şimamoto yaşadıkları kasabadan ayrılır ve görüşmezler. Hacime liseye geçtiğinde İzumi diye bir kız arkadaşı olur. İlk cinsel deneyimine yakın bir şeyi İzumi ile yaşayan Hacime, İzumi’nin hayatında çok derin yaralar açar. Bunu romanın geneline yaymış ve okuyucuya çok iyi hissettirmektedir. Hacime İzumi ile ilişkisine devam ederken İzumi’nin kuzeni ile ilk cinsel deneyimini yaşar. İlk cinsel deneyimini yaşadığı kadının romanın ilerleyen bölünmelerinde başına umulmadık bir şey gelir. İzumi’yi derinden etkileyen ve bir daha kendisine gelmemesine neden olan olayların başlangıcı bu olur. Yarım kadın dediğimiz de İzumi’nin kuzenidir. Üniversitede kız arkadaşları olan Hacime hiçbirine tam anlamıyla bağlanamaz ve hayatı monoton ve sıkıcı bir tonda ilerler. Ama aklının hep bir kenarında Şimamoto ve İzumi vardır. İçsel çatışmalarının kaynağı da budur. Üniversite bittikten sonra bir yayın evinde editör olarak çalışmaya başlar ama mutsuzdur. Mutsuzluğu da betimlenen ruh haliyle “ben burdayım” diye bağırmaktadır. Sonra karısı olacak kadın, yani Yukiko ile tanışır. Hayatı görece bundan sonra rayına girer, caz bar açar, sonra bir tane daha açar. İyi bir bölgede yaşamaya başlar. Çocukları olur. Her şey yolunda giderken bir gün Şimamoto ile karşılaşır ve işler pek istediği gibi gitmez. Şimamoto ikinci defa hayatına girdikten sonra içsel çatışmaları, duygu değişiklikleri tavan yapar ve üstesinden gelmeye gayret gösterir. Fakat gittikçe bir girdabın içine sürüklenir. Yazar romanında cinsel tasvirler ve deneyimleri de yazmıştır. Hem de hayatının her aşamasında ve hayatına girdiğini anlattığı her kadınla. Bu bağlamda kitabı okuyacaklar için bir ön bilgilendirme olsun. Kitabın bana kazandırdığı başka bir bakış açısı da şu oldu: Hacime kayın pederinin katkısı ile caz barlar açmıştır. Kayın pederi zengin bir müteahhittir. Kayın pederi Hacimeden usulsüz bir şeyler ister. Bu durum da bizim kafamızdaki Japon ahlakını, “Japonlar hile hurda yapmaz” algısını değiştirdi. Murakami romanında bu durumu sert bir şekilde işlemiştir. Demek ki insan olgusunun olduğu her yerde insana özgü hatalar ve yolsuzluklar mevcuttur. Dili sade ve akıcı, okurken beni hiç yormadı. Tabii burda çevirmen Pınar Polat’ın da büyük etkisi var bence. Roman daha çok gençlere hitap etmesinin yanında, Hacime’nin yaşadığı içsel çatışmalar herkesin yaşadıklarının kıyısından köşesinden geçer niteliktedir. Kitabın Logline’ı nedir diye sorarsanız; Bence, “Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanıdır.” derim. Okunması zevkli, merak uyandırıyor. Tavsiye edilir. Koşar Okur
1000Kitap
Sınırın Güneyinde Güneşin BatısındaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20245,5bin okunma
·
1.146 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Daha önce Haruki Murakami’nin hiçbir kitabını okumamıştım, hatta itiraf etmeliyim ki böyle bir yazarın varlığından bile haberdar değildim. Sonra bir gün, tesadüfen sizin " Mesleğim Yazarlık” kitabından alıntıladığınız "Koşmak" başlıklı iletinize denk geldim. O satırlar içimde bir şeyleri kıpırdattı ve çok hoşuma gitti. O günden beri Murakami’ye karşı içimde bir merak uyandı.Paylaştığınız inceleme ise hem çok tatlı hem de çok güzel kaleme alınmış. Özellikle şu cümle beni derinden etkiledi: “Demek ki insan olgusunun olduğu her yerde insana özgü hatalar ve yolsuzluklar mevcuttur.” Bu satır içime dokundu.Farkında olmadan bana ilham oldunuz. En kısa zamanda bu iki kitabı temin etmek ve yine aynı yazardan "Koşmasaydım Yazamazdım" kitabını da okumak istiyorum. Böyle güzel bir şeye vesile olduğunuz için size içtenlikle teşekkür ederim.İyi ki o paylaşıma denk geldim, iyi ki kaleminizle tanıştım. Beni böylesine özel bir yazarla ve yepyeni bir dünyayla tanıştırdığınız için size içtenlikle teşekkür ederim. Kalbinize, kelimelerinize sağlık...
Koşar Okur
Gönderi Sahibi
Güzel temennileriniz ve yorumlarınız için size teşekkür ederim Rumeysa Hocam. Böyle bir şeye vesile olduysam ne mutlu bana. Muhakkak okumanızı tavsiye ederim ve okuduktan sonra yorumlarınızı çok merak ediyorum. İyi bir kaleminizin olduğunu düşünüyorum. Bunu da bize bir hikaye ile göstermenizi dört gözle bekliyor olacağım ayrıca. Sağlıkla ve kitapla kalın. 🤗