·448 syf.····Okunma: 12 Mayıs 2025 18:50 Yazarın okuduğum ilk kitabı 21. Yüzyıl için 21 Ders kitabıydı. Daha önceki kitapları da okuma listemde olmasına rağmen, henüz onları sıraya koyup okuyamamıştım. Bahsettiğim 21. Yüzyıl için 21 Ders kitabı, yazarın olaylara yaklaşımı ve gelecekle alakalı öngörüleri açısından beni ziyadesiyle etkilemişti.
Kitapçıda gezerken yazarın Neksus kitabını gördüm ve önceki kitabında değindiği bazı noktaları derinlemesine incelediğini düşünerek hemen aldım. Son sayfayı çevirdikten sonra diyebilirim ki, kitap; tarihten günümüze bilgi ağlarının akışı, işleyişi, sosyal ve siyasi arenada sebep olduğu büyük dönüşümlere dair yaptığı analizler ve bundan sonra da gelişen yeni bilgi ağları ve yapay zeka algoritmalarının insanlığı nereye ve nasıl ulaştırabileceği öngörüleriyle beni oldukça etkiledi.
Kitap; insanlığın tarihsel dönüm noktaları ile teknolojik, politik ve sosyal gelişmeleri birleştirerek adeta bir zihin haritası çiziyor. Yazar, bilgi konusunda farklı görüşlere yer vererek, tarihsel olaylar üzerinden bilginin aslında tarihin her döneminde gerçeğe ulaşma çabasından ziyade insanlığı bir düzen içinde tutma fonksiyonunu vurguluyor. Bunun yanında gelişen bilgi ağlarının, demokratik ve totaliter rejimler içinde nasıl farklı yöntemlerle kullanılıp rejimin arzuladığı bir araç haline geldiğinden bahsediyor.
Günümüze yaklaştıkça, özellikle yapay zeka algoritmalarının gelişmesiyle değişen ve dönüşen bilgi ağlarının biz son kullanıcılar açısından özellikle kişisel mahremiyet ve veri gizliliğine yönelik tehlikeleri, etkileşime aç algoritmaların biz basit kullanıcılar sayesinde nasıl acımasız toplumsal hareketlere dönüşebileceği gibi ihtimalleri - her ne kadar “Aa, bak sorduğum her şeye cevap veriyor.” diye hayret ettiğimiz yapay zeka algoritmaları ve attığımız adımı kamuya mal ettiğimiz sosyal medya ağları hakkında kötü düşünemesek de - aktarmaya çalışarak farkındalık oluşturuyor.
Bunun yanında, devletler arası muvazenede yapay zeka algoritmalarının olası sonuçlarına vurgu yaparak, uluslararası toplumların geçmişteki saiklerinin, işin içine yeni bilgi ağlarını da katarak modern zamanda neye evrileceği ve dengeleri nasıl değiştirebileceği hakkında öngörülerde bulunuyor.
Yanlış anlaşılmasın; bilgi teknolojileri sonumuzu getirecek sonucu çıkarılabilecek bir kitap değil bu. Geçmişten günümüze bilim ve teknolojideki gelişmelerin insanlığı ileriye taşıdığı gibi bazı felaketlerin de sebebi olabileceğini belirterek, bundan sonrası için “ne yapılabilir” sorusunu soran ve sorduran bir kitap.
Geçmişten günümüze değişen dengelerin genelde siyasi ve askeri çerçevede değerlendirildiğini düşündüğümüzde, söz konusu mevzuların bilgi akışı gibi spesifik bir açıdan ele alınması kitabı daha da okunası kılıyor. Tarih, siyaset, insan ve teknoloji ilişkisine ilgi duyanlar için kesinlikle önerebileceğim bir eser.
Yazarın önceki kitabını okuduğumda kendi kendime (iyi anlamda tabii) “Acayip kafa açıyor.” demiştim :) Bu kitabın son sayfasını çevirdiğimde de benzer düşünceye sahiptim. Geleceği, özellikle değişen ve gelişen teknolojilerin geleceğe olası etkilerini anlamak için geçmişe farklı bir perspektiften bakmak isteyenler; şimdi, şu anda, en yakın kitapçıya gidip bu eşsiz yolculuğa çıkabilir. Vesselam.