Sessiz bir odada yankılanır tuşların sesi,
Bir genç kadın, alnında düş, gözlerinde gece.
Küçük elleriyle dünyayı tutar sanki
Bir nota yükselir, sonra ötekine geçer ince ince.
Sol el geçmişe, sağ el yarına uzanır,
Arasında kalmış bir kalbin hikâyesi akar.
Parmaklarıyla söyler, sustuğu ne varsa
Dili suskunken bile piyanoyla konuşur aslında.
Kirpiklerinin ucunda beklerken bir sonbahar,
Bir düş gibi dökülür tınılar yere,
Kimi zaman çocuk, kimi zaman kadın olur
Ama hep müziğe sığınır sessizce.
Kendini amatör sansa da hâlâ,
Her dokunuşunda bir sır taşır içten içe.
Çünkü bazen sadece parmaklar ve piano bilir
Kalbin kaç kere kırıldığını gecenin gergefinde..
Saygılarımla