Bu gece ilk defa içim sustu, hayata küstüm sandım…
Meğer sessizlik bile bazen insanın yüzüne konuşurmuş.
Bu gece bir parantez açıp orta malı kahpeliğini yazmak istedim…
Kağıt kaleme dolandı yürek.
“Siktir et, değmez…”
Beyaz gülün gölgesi bile siyah, dedi…
Artık seni koluna takıpta gezen pezevenktir,
Benim sustuğum yerde herkes başka bi’ renktir.
Yüreğim mahkeme kurmuş, vicdanı firardır,
Bazı yüzler aynada değil, karanlıkta nettir.
Bir zaman adını dua diye sakladım içimde,
Şimdi her hatıran pas tutmuş bi’ zincirdir.
İnsan bazen gideni değil, kendini sorguluyor,
Can içinden vurulan, gürültüyle susuyor
İnsan bazen ölmez kardeşim…
Biraz eksilir…
çürür gider içinde.
Siktir et… değmez…
Bazı yaralar, içte çürür gider.
Bir zamanlar sana “ömrüm”,
Hayatımın anlamı diyen şey…
Tek celsede siktir olur, gider.
Siktir et… değmez…
Beyaz gülün gölgesi bile siyahsa eğer,
Sevdiğin O değil yanılsama kardeşim…
Aşk denen şey içinde ölmüştür meğer.
Bazı isimler artık mide bulandırır ağız kirletir,
İnsan bazen sevdiğini değil, inandığını yitirir.
Bir mezar kazdım içimde, taşında adın bile yok.
Çünkü bazı ölüler yaşarken gömülür...
Seninle... içimde ölen aşk denen şeye küskünüm.
Bir zaman dua sandığım şey, şimdi sırtımda yüküm.
Sen değişmedin belki… masken indi sadece.
Bazı insanlar sevilmez… silinir gider sadece.
Yüzünde aşk değil, yalan taşıyan.
Bir gün dönüp bakar kendi hâline…
En büyük vedalar bağırmaz kardeşim,
İçinden çıkar… yavaş yavaş çürür gider.
Siktir et… değmez…
Beyaz gülün gölgesi siyahsa eğer,
Sevdiğin o değil kardeşim…
İnandığın yanlış insanmış meğer.
Ve anladım'ki …
Bazı insanlar- hala özlendiğini,
Ve alışkanlık yaptığını sanıyor.
Bazı kirler yalanlarla süslenince çıkmıyor…
Bazı yüzler, karanlıkta daha dürüst oluyor.
Haberin var mı?..
Artık...
Kağıt - kalem bile..
Senin..
Kahpeliğine susuyor…
Yürek dedi ki:
Bir zamanlar aşkı cennet sandığın şey,
Bazı geceler insanın cehennemi olur..
Beyaz gülün gölgesi siyahsa…
Sevdiğin o değil artık kardeşim…
Ve bazı şeyler…
Çürür gider…
“…Siktir et…
değmez…”